Yavaş olmak nedir, Yavaş olmak ne demek
Teknik terim anlamı:
Yumuşak huylu ve tahammüllü olmak.
Yavaş olmak kısaca anlamı, tanımı
Yava : Peltek, kekeme. Geveze. Sürüden ayrılan hayvan. Yitik. Dışardan gelip bir yere yerleşen. İşsiz. Kaplumbağa. Yahu. [Bakınız: yaba]. Zayi, yitik, kaybolmuş. Başıboş gezen, sahipsiz. Muğla kenti, Yatağan belediyesi, merkez nahiyesine bağlı bir bölge
Olma : Olmak işi.
Olmak : Meydana gelmek, varlık kazanmak, vuku bulmak. Hazırlanmak, hazır duruma gelmek. Bir şeyi elde etmek, edinmek. Bir yerde doğmuş, yaşamış olmak. Yitirmek, elinden kaçırmak. Sıfat-fiil eki almış kelimelerle birlikte başlama, bitirme vb. bildiren fiilleri oluşturur. Gerçekleşmek ya da yapılmak. Yol açmak. Sarhoş olmak. Bir şey, birinin mülkiyetine geçmek. Hastalığa yakalanmak, tutulmak. Yetişmek, olgunlaşmak. Bulunmak. Bir görev, makam, san veya nitelik kazanmak. Ek fiilin geniş zamanı olan -dır (-dir) anlamında kullanılan bir söz. Sürdürmek, yürütmek. Herhangi bir durumda bulunmak. Bir ad veya sıfatın belirttiği durumu almak. Yaklaşmak, gelip çatmak. Bir olayla karşılaşmak, başına kötü bir şey gelmek. Bir durumdan başka bir duruma geçmek. Bir kuruluşla, örgütle ilgili bulunmak, mensup olmak. Geçmek, tamamlanmak. Uygun düşmek, yerinde görülmek. Uymak, tam gelmek.
Yavaş : Hızlı olmayan, ağır, çabuk karşıtı. Alçak, hafif bir biçimde. Yumuşak huylu, yumuşak başlı. Alçak, hafif. Hızlı olmayarak.
Tahammül : Nesnenin, güçlü, zorlayıcı dış etkenlere karşı koyabilmesi, dayanması. İnsanın kötü, güç durumlara karşı koyabilme gücü, kaldırma, katlanma.
Yumuşak : Dokunulduğunda veya üzerine basıldığında çukurlaşan, eski biçimini kaybeden, katı karşıtı. Kolay çiğnenen, kolay kesilen. Kaba, hırçın, sert olmayan, kolay yola gelen, uysal. Ilıman (iklim), sert karşıtı. Dokunulduğunda hoş bir duygu uyandıran. Okşayıcı, tatlı, hoş. Ciğerlerden gelen havanın ses yolundaki sivrilmiş ve gerilmiş kapalı bir engele çarpmasıyla oluşan (ünsüz), titreşimli, sürekli, ötümlü, tonlu, sedalı. Kolaylıkla işlenebilen. Sessiz, hafif. Kolaylıkla bükülen, buruşmayan, sert karşıtı.
Yumuş : İş, hizmet buyruğu: Bu çocuk hiç yumuş tutmuyor, ne yapacağız?. Toplantı, topluluk. İş, hizmet buyruğu. Vazife, hizmet, buyrulan iş, söz. Görev, vazife (Çayağzı). Ödünç alınan şey. İş, hizmet, ödev, vazife. İş, güç, çalışma.
Huylu : Herhangi bir huyu olan. Ürkek, sinirli (binek hayvanı). İşkilli, kuşkulu.
Taha : Küçük pencere ya da tavan penceresi. [Bakınız: taka]. [Bakınız: tağ]. Duvara açılmış kapaksız, küçük dolap. İşte. Koyunlara takılan küçük çan. Eski araba. Dıvara açılmış küçük kapaksız dolap. Kur´an-ı Kerim'in yirminci surenin adı.
Ve : Türk alfabesinin yirmi yedinci harfinin adı, okunuşu. İki kelime veya iki cümle arasına girerek aralarında bir bağ olduğunu anlatan söz.
Diğer dillerde Yavaş nötron anlamı nedir?
İngilizce'de Yavaş nötron ne demek ? : slow neutron

Bu kısımda Yavaş olmak nedir? Yavaş olmak ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik bir biçimde hemen sorabilir, daha sonra kısaca Yavaş olmak tanımı, açılımı, kelime anlamı hakkında ansiklopedik bilgi verebilir veya dilerseniz Yavaş olmak hakkında sözler yazılar ile ingilizce veya almanca sözlük anlamı paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.