Yeğe nedir, Yeğe ne demek

Yerel Türkçe'deki anlamı:

Azgın, kötü, zararlı (hayvan, insan için).

Sürüyle gezen yabandomuzlarının öncüsü.

Yeğe ile ilgili Cümleler

  • Yeğenim benim kadar yaşlı ve aynı sınıftayız.
  • Erkek yeğenim yarın evleniyor.
  • Bu üç güzel kızın hepsi yeğenimdir.
  • Bir kız yeğenim var. O, Mary ile aynı okula gider.
  • Yeğenim hâlâ genç olduğu için cezadan kurtuldu.
  • Ali benim erkek yeğenim.
  • Ali senin yeğenin mi?
  • Yeğenim gençliğinden dolayı affedildi.
  • Bugün anaokulundan dört yaşındaki erkek yeğenimi aldım.
  • Yeğenim bir hemşiredir.
  • Yeğenim ciddi bir kızdır.
  • Ben Tom'un yeğeniyim.
  • Bir erkek yeğenim var. O bir barmen.

Yeğe anlamı, tanımı

Koşut yeğen evliliği : Teyze ya da amca çocuklarının birbirleriyle evliliği

Yeğenağa : Kırşehir kenti, Mucur belediyesi, merkez bucağına bağlı bir yerleşim bölgesi.

Yeğencik : Tunceli kenti, Pınarlar bucağına bağlı bir bölge.

Yeğenderesi : Bolu ilinde, Mudurnu belediyesi, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim yeri.

Yeğenler : Manisa şehrinde, Yarbasan bucağına bağlı bir yerleşim yeri.

Yeğenli : Bartın şehri, Kozcağız nahiyesine bağlı bir yer. Giresun ili, Görele ilçesinde, merkez bucağına bağlı bir yerleşim bölgesi. İçel ili, Kırobası bucağına bağlı bir yerleşim bölgesi. İzmir şehrinde, Gökçen nahiyesine bağlı bir yerleşim yeri.

 

Yeğenoba : Manisa ili, Akhisar ilçesi, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim bölgesi.

Yeğen : Birine göre, kardeş, amca, hala, dayı veya teyzenin çocuğu. Yaşlı kimselerin yaşı küçük olanlar için kullandığı seslenme sözü. Tüylü dişi deve ile tek hörgüçlü erkek devenin geriye melezlenmesiyle elde edilen bir tür deve.

Zararlı : Zarar veren, zararı dokunan, dokuncalı, muzır, tahripkâr.

Hayvan : Duygu ve hareket yeteneği olan, içgüdüleriyle hareket eden canlı yaratık. At, eşek, katır gibi türlü hizmetlerde kullanılan yaratık. Kızılan bir kimseye söylenen bir söz. Akılsız, duygusuz, kaba, hoyrat (kimse).

Azgın : Azmış olan, azılı. Çok yaramaz (çocuk). Çabuk iltihaplanan, yarası hemen kapanmayan (ten). Coşmuş, taşmış. Cinsel istekleri aşırı olan. Gözü hiçbir şeyden yılmayan.

Yaban : İnsan yaşamayan ıssız yer. Yabancı, el, yerli halktan olmayan kimse. Vahşi olan, evcil olmayan canlı. Aile ocağından uzak olan yer. Kendi kendine yetişen bitki. Issız.

Gezen : Bir yaşında keçi, oğlak. İki yaşında ki dişi keçi. [Bakınız: gez]. [Bakınız: gezem]. Sonbaharda ağaç yaprakları üzerinde meydana gelen tatlı madde. Su bölümü çizgisinin iki tarafındaki deve boynu iniş çıkışlar.

Hayva : Ayva. Tenekeyi lehimlemek için kullanılan bakır ya da demir araç. [Bakınız: hayva demiri].

İnsan : Toplum hâlinde bir kültür çevresinde yaşayan, düşünme ve konuşma yeteneği olan, evreni bütün olarak kavrayabilen, bulguları sonucunda değiştirebilen ve biçimlendirebilen canlı. Huy ve ahlak yönünden üstün nitelikli (kimse). Âdemoğlu, âdem evladı.

Zarar : Bir şeyin, bir olayın yol açtığı çıkar kaybı veya olumsuz, kötü sonuç, dokunca, ziyan, mazarrat.

 

Geze : Gelinin çeyiz kaldırma töreni. Düğünden sonra oğlan ve kız tarafının verdikleri karşılıklı ziyafet. Öküz arabasının iki oku arasına, açıklığı koruması için gerilen ağaç. Gezinti yeri.

Yaba : Harman savurmakta kullanılan, çatal biçiminde, tahtadan tarım aracı.

İçin : Amacıyla, maksadıyla. Düşüncesince, kendince, göre. Özgü, ayrılmış. Ant deyimleri yapan bir söz. Karşılığında, karşılık olarak. Oranla, göz önünde tutulursa. Uğruna, yoluna. -den dolayı, -den ötürü. Neden ve sonuç belirten bir söz. Hakkında. Süre belirten bir söz.

Kötü : İstenilen, beğenilen nitelikte olmayan, hoşa gitmeyen, fena, iyi karşıtı. Korku, endişe veren. Kişi veya toplum üzerinde olumsuz etkileri olan. Zararlı, tehlikeli. Kaba ve kırıcı. Aşırı, çok.

Diğer dillerde Yediuyuklayangiller anlamı nedir?

İngilizce'de Yediuyuklayangiller ne demek ? : dormice