Yemek borusu osteosarkomu nedir, Yemek borusu osteosarkomu ne demek

Yemek borusu osteosarkomu; Veteriner alanında kullanılan bir kelimedir.

Veterinerlikte sözlük anlamı:

Spirocerca lupi’ye bağlı olarak kimi köpeklerde yemek borusundaki granülomların duvarından gelişen mezenkimal kökenli kötücül kemik tümörü. Yerel olarak yayılabildiği gibi çoğu olguda akciğerlere metastaz yapar.

Yemek borusu osteosarkomu tanımı, anlamı

Osteosarkom : Kemik üreten atipik bağ doku hücrelerinden oluşan, ağrılı, çoğu zaman akciğere metastaz yapan, köpek ve kedilerin en yaygın, kötücül iskelet tümörü, kemik sarkomu. Özellikle iri köpek ırklarında pazı veya kalça kemiğinin alt, önkol ve kaval kemiğinin üst kısımlarında gelişir

Boru : Bir yerden başka bir yere sıvı, gaz vb. aktarmaya yarayan, içi boş, uçları açık, uzun ve dar silindir. Borazan.

Yeme : Yemek işi. Yiyecek.

Yemek : Yemek yeme, karın doyurma işi. Kandırmak. Isırmak. Gücünü kırmak, perişan etmek, mahvetmek. Ağızda çiğneyerek yutmak. Harcamak, tüketmek, bitirmek. Aşındırmak, kemirmek, oymak, delmek. Harcanmak, kullanılmak, sarf edilmek. Birine alacağını vermemek, ödememek. Batmak, çizmek, kaşındırmak, dalamak. Yenmek için pişirilip hazırlanmış yiyecek, aş, taam, ekmek. Günün belli saatlerinde yenilen besin. Yasal yoldan cezalandırılmak. Konuklara yiyecek verilerek yapılmış olan ağırlama. Hoşa gitmeyen kötü bir duruma uğramak, tutulmak. Başkasının parasını harcamak. Hakkı olmayan ve kendisine yasak edilmiş bulunan bir şeyi kabul etmek. Sürekli üzmek, tedirgin etmek.

 

Yemek borusu : Besinleri ağızdan mideye ulaştıran, kasla çevrili, içi mukoza ile kaplı kanal. Yemek vaktini bildirmek için çalınan boru.

Spirocerca lupi : Kedi ve köpeklerde aort, yemek borusu ve mide duvarında parazitlenerek büyük nodüllerin oluşumuna ve bu nodüllere bağlı çeşitli komplikasyonlara neden olan nematod türü, Spirocerca sanguinolenta.

Spirocerca : Spiruroidea üst ailesinde bulunan nematod cinsi.

Mezenkim : Embriyoda mezodermden gelişen sitoplazma uzantılarıyla birbirlerine bağlı hücrelerle bunların aralarını dolduran temel madde. Çoğunlukla hiyalüronik asit salgılayan mezenkim hücreleri mitotik aktivite göstererek diğer destek dokularının oluşmasını sağlarlar.

Metastaz : Yayılma.

Granülom : Çevredeki sağlam dokuya oranla sertlik gösteren, granülasyon dokusundan oluşmuş küçük yumru. Düğümcük veya yumru biçiminde doku kümesi. Granülomlu yangıda oluşan, mononükleer hücreler, epiteloid hücreler, dev hücreleri ve bağ doku hücrelerinden oluşan, tümör benzeri şişkinlik.

Kökenli : Asıllı. Belli bir kaynaktan çıkmış olan, bir kaynağa dayanan.

Gelişen : Hakkâri şehrinde, Şemdinli ilçesinde, merkez bucağına bağlı bir yerleşim bölgesi.

Kötücül : Kötülük isteyen (kimse). Kötü huylu. Kötü niyetli.

Akciğer : Göğüs kafesinin büyük bir bölümünü içten kaplayan, kanı temizleyen, sağlı sollu iki parçadan oluşan solunum organı. Bronşçukların son bölümü.

 

Granül : Bir maddenin en küçük tanesi. Sitoplazmada bulunan küçük tanecikler.

Tümör : Ur.

Köpek : Köpekgillerden, boy ve biçim bakımından pek çok cinsi olan, çok iyi koku alan, sadık, bekçilik ve avcılık gibi işler için beslenen memeli hayvan (Canis familiaris): “Onun vaktiyle pek sevdiği küçük, sırtı siyah ve göğsü beyaz, oynak bir köpeği varmış.” -A. Ş. Hisar. Aşağılık niyetlerle yaltaklanan veya davranışları kötü olan kimse için kullanılan bir sövgü sözü. [Bakınız: evcil köpek]. Köpekgiller familyasından görünüş ve büyüklükleri farklı üç yüzden fazla evcil ırkı olan hem etçil hem de otçul olan hayvan. (Canis familiaris) Etçiller (Carnivora) takımının köpekgiller (Canidae) familyasından bir memeli türü. Soyu bugün bilinmeyen yaban türlerden evcilleştirilmiştir. En anlaklı hayvanlardan biridir. 94 ırkı vardır. İyi koku alır. Buldok (Canis familiaris molossus hibernicus), tazı (C. familiaris grajus hibernicus), senbernar (C. familiaris extrarius st. bernardi) bunların en iyi bilinenridir.

Köken : Bir şeyin çıktığı, dayandığı temel, biçim, neden veya yer, menşe. Tulumbacı hortumlarının uç kısmındaki sarı maden sap. Bir malın üretildiği veya yapıldığı, alındığı, getirildiği yer, menşe, orijin. Soy, asıl. Kavun, karpuz, kabak vb. bitkilerin toprak üstünde yayılan dalları.

Diğer dillerde Yemek borusu osteosarkomu anlamı nedir?

İngilizce'de Yemek borusu osteosarkomu ne demek ? : eosophageal osteosarcoma