Yerli nüfus nedir, Yerli nüfus ne demek
Yerli nüfus; Coğrafya alanında kullanılan bir terimdir.
Coğrafya'daki terim anlamı:
Bir ülkeye başka bir yerden gelerek yerleşmiş kişilerin tersine, birkaç soydan beri orada doğup yaşamış kişilere verilen ad. bk. göçmen nüfus.
Yerli nüfus tanımı, anlamı
Nüfus : Kişi. Ortak bir özellik gösteren kimselerin bütünü. Bir ülkede, bir bölgede, bir evde belirli bir anda yaşayanların oluşturduğu toplam sayı, popülasyon
Yerli : Taşınamayan, başka yere götürülemeyen. Bir yerin ilk sakini olan, otokton. Belli bir bölgede yetişen, otokton. Oturduğu bölgede doğup büyüyen, ataları da orada yaşamış olan. Amerika, Avustralya ve Afrika'nın uygarlıktan uzak, ilkel biçimde yaşayan kimi halklarına verilen ad. Yurt içinde yapılmış olan veya bir yurdun kendine özgü niteliklerini taşıyan.
Göçmen nüfus : Yaşadığı ülkede doğmamış, oraya başka yerlerden gelerek yerleşmiş, "yerli"nin karşıtı olan insanlar.
Yerleşmiş : Müstakar (doğrusu: müstakır).
Tersine : Beklenilenin, umulanın aksine, karşıt olarak, bilakis, aksine.
Soydan : Soylu bir aileden gelen, soylu. Şanlıurfa şehri, Karacadağ nahiyesine bağlı bir yer.
Göçmen : Kendi ülkesinden ayrılarak yerleşmek için başka ülkeye giden (kimse, aile veya topluluk), muhacir. Sıcak iklimli ülkelere giden (hayvan).
Birkaç : Çok olmayan, az sayıda, az.
Gelere : Tezgahta dokunacak bezin ipliğini çözmeye yarayan bir aygıt.
Geler : Atın kuyruğunun sarkık durumu. Kertenkeleye benzeyen bir çeşit bayvan. Kayalardan oyularak yapılan oda.
Orada : Sözü edilen yerde. İşaret edilen görece olarak uzak yerde.
Göçme : Göçmek işi.
Yerde : Bir yumrukoyuncusunun, yediği yumruk sonucu, ayaklarından başka vücudunun herhangi bir yeri ile yere değmesi, ayakta bitik duruma gelmesi, iplere asılı kalması, yumruklaşma alanı dışına çıkması ya da düşmesi hali.
Yaşam : Doğumla ölüm arasında yaşanan süre, ömür, hayat.
Tersi : Yün eğirmeye yarayan bir çeşit araç, kirmen. (Divan edebiyatı terimi) Murassa kılma. Ağırşak kısmı üstte bulunan ip bükme aracı. (Güllüce Gümüşhacıköy Amasya).
Başka : Bilinenden ayrı, değişik, farklı, özge. Nitelik yönünden alışılmışın dışında bir üstünlüğü olan. "Ayrıca, üstelik, bir yana" anlamlarında -den başka biçiminde kullanılan bir söz.
Yaşa : Hoşnutluk, sevinç ve benzerleri duyguları anlatmak için söylenen bir söz, yaşasın, ole. Ak koyunların üstüne süs ya da im olarak sürülen kırmızı boya. Kırmızı toprak. Sağlıklı ol, varlığını sürdür, rahat bir yaşamın olsun anlamında kullanılan bir isim.
Ters : Gerekli olan duruma karşıt, zıt. Kesici bir aletin kesmeyen yanı. Gönül ve cesaret kırıcı, huysuz, sert. Uygun olmayan, elverişsiz, münasebetsiz. Bir şeyin içe gelen yanı, arkası. Hayvan pisliği. Bir şeyin aksi, karşıtı.
Doğu : Güneşin doğduğu ana yön, gün doğusu, şark, maşrık, batı karşıtı. Bu yönde olan, Şarki. Avrupa'ya göre Asya ve Kuzeydoğu Afrika'nın bir bölümü. Güneşin 21 Mart'ta ve 23 Eylül'de doğduğu 0,90°'lik yön. Güneşin doğduğu yöndeki ülkeler bölgesi, Şark, Batı karşıtı. Bulunulan yere göre güneşin doğduğu yönde kalan bölge.
Diğer dillerde Yerli nüfus anlamı nedir?
İngilizce'de Yerli nüfus ne demek ? : aboriginal population

Bu kısımda Yerli nüfus nedir? Yerli nüfus ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik bir biçimde hemen sorabilir, daha sonra kısaca Yerli nüfus tanımı, açılımı, kelime anlamı hakkında ansiklopedik bilgi verebilir veya dilerseniz Yerli nüfus hakkında sözler yazılar ile ingilizce veya almanca sözlük anlamı paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.