Yield to türkçesi Yield to nedir

Yield to ile ilgili cümleler

English: You had better yield to your teacher's advice.
Turkish: Öğretmeninin tavsiyesine cevap versen iyi olur.

English: He will never yield to the pressure of a politician.
Turkish: O bir politikacı baskısına asla boyun eğmeyecektir.

English: We had to yield to their request.
Turkish: Onların ricasına boyun eğmek zorunda kaldık.

English: You must not yield to temptation.
Turkish: Günaha karşı boyun eğmemelisin.

English: Patients often die simply because they yield to their diseases.
Turkish: Hastalar çoğunlukla sadece hastalıklarına boyun eğdikleri için ölürler.

Yield to ingilizcede ne demek, Yield to nerede nasıl kullanılır?

Yield : Fizik, kimya, iktisat, ekonomi alanlarında kullanılır. Tahta vb eğilmek. Verimlilik. Kazanç sağlamak. Belirli bir süre içinde bir makinenin yapabileceği iş. bir işe yatırılan anamalın belirli bir süre içinde meydana getireceği sonuç. yararlanılmak amacıyla kullanılan her şeyin belirli bir süre bitiminde sağladığı sonuç. Yerini bırakmak. Yol vermek. Açığa vurmak. Randıman. Esnemek.

To : İla. Karşı. Göre. Oranla. -e kadar. E. -e göre. Kala. Ya. -mek -mak (mastar).

Yield to despair : Çaresizliğe boyun eğmek.

 

Yield to fate : Kendini alınyazısına bırakmak. Kadere teslim olmak.

Yield to maturity : Net hasılat. Vadeye kadar olan verim. Vade sonu getirisi. Vadeye kadarki verim haddi.

Yield to temptation : Şeytana uymak.

Yield to none : Kimseden geri kalmamak.

İngilizce Yield to Türkçe anlamı, Yield to eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Yield to ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Bow out of : Ayrılmak. Çekilmek.

Abdicating : Vazgeçmek. Çekilmek (kral veya kraliçe tahttan). Terketmek (tacını ve tahtını). İstifa etmek. Çekilmek. Tacını ve tahtını terketmek. Tahttan çekilmek. El çekmek. Tahttan çekilmek (kral veya kraliçe).

Allow : İzin vermek. Göz önüne almak. Ayırmak. İtiraf etmek. Hesaba katmak. Müsaade etmek. Fikrinde olmak. Vermek. Kabul etmek.

Abdicated : Tahttan çekilmek. Tacını ve tahtını terketmek. İstifa etmek. El çekmek. Çekilmek. Tahttan çekilmek (kral veya kraliçe). Vazgeçmek. Terketmek (tacını ve tahtını). Çekilmek (kral veya kraliçe tahttan).

Abdicates : El çekmek. Tahttan çekilmek (kral veya kraliçe). Tahttan çekilmek. İstifa etmek. Terketmek (tacını ve tahtını). Çekilmek. Çekilmek (kral veya kraliçe tahttan). Tacını ve tahtını terketmek. Vazgeçmek.

Allowing : Düşünmek. İmkan vermek. Göz önüne almak. İzin verilen. Vermek. İtiraf etmek. Kabul etmek. Fikrinde olmak. Koyvermek. İzin vermek.

Back away : Ödün vermek. Geriye çekilmek. Geri çekilmek. Çekilmek.

Abalienate : Yabancılaştırmak. Devretmek. Mülkiyeti devretmek. Bir başkası için hakkından vazgeçmek. Birbirinden uzaklaştırmak.

Abandons : Terketmek. Boşlamak. Kesmek. Yarıda kesmek. El etek çekmek. Yüzüstü bırakmak. Viran hale getirmek. Terk etmek. Vazgeçmek.

Back off : Sorumluluktan geri durmak. Vazgeçmek. Terk etmek. Geri çekilmek. Geri çekme. Geri çekmek. Gevşetmek.

Yield to synonyms : abandon, allows, bend the neck, bequeaths, abdicate, bequeath.