Yoğuşmalı nedir, Yoğuşmalı ne demek

Yoğuşmalı; fizik alanında kullanılan bir terimdir. Dil bilgisi yönünden Türkçe'de sıfat olarak kullanılır.

  • Su buharının yoğunlaşmasıyla oluşan suyun yeniden kullanılmasını sağlayan (kombi vb.)

Yoğuşmalı kısaca anlamı, tanımı

Yoğuş : İş

Yoğuşma : Yoğuşmak işi.

Yoğunlaşma : Yoğunlaşmak işi, konsantrasyon. Havanın nem bakımından doyma noktasını aşmasına bağlı olarak havadaki su buharının sıvı veya katı duruma geçmesi. Bir karışımın bileşimindeki sıvıyı yitirerek daha koyu kıvama gelmesi.

Kullanılma : Kullanılmak işi.

Su buharı : Sentez gazı üretimi, kauçuk vulkanizasyonu, nafta krakingi, ısı ve güç üretimi ve benzerleri gibi pek çok kimyasal ve endüstriyel kullanım alanı olan ve suyun kritik sıcaklığının altında gaz fazında bulunan şekli. Suyun gaz hâli.

Sağlayan : Tekeffül eden, mütekeffil.

Yeniden : Gene, yine, bir daha, tekrar.

Buharı : Baca. Odunluk, odun dolabı. Baca. (Yukarıdinek Şarkikaraağaç Isparta; Beyceli Fatsa Ordu; Kırçiçeği Susuz Kars; Yenikent Aksaray Niğde).

Kombi : Isıtmada kullanılan yakıtı düzenli ve ayarlı biçimde yakan araç.

Yoğun : Hacmine oranla ağırlığı çok olan, kesif. Etkisi güçlü olan, ağır (koku vb.). Koyu, kalın. Şişman, iri, tombul. Artmış, çoğalmış bir durumda olan. Dolu, sıkı, sıkışık, çok, konsantre. Kaba, kalın, iri (elek, iğne).

 

Buhar : Isı etkisiyle sıvıların ve bazı katıların dönüştükleri gaz durumu.

Oluş : Olma işi, vuku. Oluşma, teşekkül, tekevvün. Bir durumdan öteki duruma geçiş.

Yeni : Kullanılmamış veya az kullanılmış olan, eski karşıtı. Tanınmayan, bilinmeyen. O güne kadar söylenmemiş, görülmemiş, gösterilmemiş, düşünülmemiş olan. Biraz önce, çok zaman geçmeden. Daha öncekilerden farklı olan. Eskisinin yerine gelen. En son edinilen. İşe henüz başlamış. Oluş veya çıkışından beri çok zaman geçmemiş olan.

Suyu : İnanışa göre ölüp gömüleceği yere bilmeden gitmek.

Su : Hidrojenle oksijenden oluşan, sıvı durumunda bulunan, renksiz, kokusuz, tatsız madde, ab. Meyve, sebze vb.nin sıkılmasıyla elde edilen sıvı. Bazı kokulu yaprak veya çiçeklerin imbikten çekilmesiyle elde edilen kokulu sıvı. Kez. Sutaş. Yemeğin sıvı bölümü. Demir araçları ateşte kızdırdıktan sonra, suya daldırılarak sağlanılan sertlik. Bu sıvıdan oluşan kitle, deniz, akarsu.

Diğer dillerde Yoğuşma borusu anlamı nedir?

İngilizce'de Yoğuşma borusu ne demek ? : condense pipe