Yolluh nedir, Yolluh ne demek

Yerel Türkçe'deki anlamı:

Yolda yenmek için hazırlanan yiyecek, azık.

Yolculukta giymek için ayrılan giysi.

Gezi, yol için ayrılan para.

Sofa ve gezeneklerin çok basılan yerlerine, ayakçaklara serilen ince uzun yaygı.

Geline, yakınlarına verilen armağan.

Başlık.

Gelinin ayağı altına serilen kumaş.

Düğüne çağrılacak kişiye götürülen armağan.

Kız evine gönderilen düğün armağanı.

Armağan.

Yolluk, bir tür kilim.

Yolluh anlamı, kısaca tanımı

Yollu : Yolu herhangi bir nitelikte olan. Kuralına uygun. Kolayca elde edilen kadın. Herhangi bir nitelikte, biçimde. Parası olan. Çizgili. Hızlı giden (taşıt)

Yolculuk : Ülkeden ülkeye veya bir ülke içinde bir yerden bir yere gidiş veya geliş, gezi, seyahat, sefer. Herhangi bir taşıtla bir yere gidip gelme. Bu gidiş gelişte geçen süre.

Kız evi : Kız tarafı, kızın ailesi.

Gönderi : Bir yerden bir yere özellikle posta ile gönderilen paket, telgraf, mektup vb. Yolcu etme, uğurlama.

Gezenek : Otlak. Gezinti yeri. Koridor. Salon. [Bakınız: gezinti]. [Bakınız: gezek]. Yaya kaldırımı. Sofa. Balkon. Verilen bir ya da daha çok koşulu gerçekleyen nokta, doğru ya da eğrilerin oluşturduğu dizge. Anlamdaş. uzambilgisel yer. Erzurum kenti, Şenkaya ilçesi, merkez nahiyesine bağlı bir yer.

Ayakçak : Merdiven, merdiven basamağı. Çocukların, cambazların ayaklarına takıp yürüdükleri çifte sırık. Dokuma tezgâhı ayaklığı, ayaklık.

 

Yiyecek : Yenmeye elverişli olan her şey. Yenebilen.

Armağan : Birini sevindirmek, mutlu etmek, onurlandırmak, kutlamak için veya anı olarak verilen şey, hediye, dürü. Bağış, ihsan. Bir bilim adamının emek verdiği dalda onu anmak için hazırlanan bilimsel eser. Ödül.

Giymek : Örtünüp korunmak için bir şeyi vücuduna geçirmek. Ağır söz veya hakareti, küçültücü davranışı ses çıkarmadan dinlemek.

Gönder : Bayrak direği. Üvendire. Kayık ve yelkenli gemilere yön vermeye yarayan, ucunda metal olan ağaç sopa.

Götürü : Fiyatı veya ücreti toptan belirlenen (iş vb.). Fiyatını toptan belirleyerek.

Ayakça : [Bakınız: ayakçak]. Dokuma tezgâhı pedalı. Merdiven, merdiven basamağı. Dokuma tezgâhını işletmek amacıyla üzerine ayakla aşağı yukarı basılan pedal. (Yavuz, Düzenli Şavşat Artvin; Ankara) (ayakçak : (Bekili Çal Denizli) (ayakçak) : (Köselerli Tarsus İçel) (ayaklık) : (Yalvaç Isparta; Kandilli, Bozüyük Bilecik).

Yolluk : Yolculuk sırasında yenmek üzere hazırlanan yiyecek, yol azığı. Yol masrafı olarak ödenen para, harcırah. Koridorlara serilen, dar ve uzun halı, yol halısı. Yolcuya verilen armağan.

Yenmek : Savaş veya yarışmada üstünlük sağlamak, üstün gelmek. Yemek işine konu olmak. Kazanmak, ütmek. Tutmak, bastırmak. Aşınmak.

Başlık : Genellikle başı korumak için giyilen şapka, serpuş. Tekerlek parmaklarının çakılı olduğu kısım. Bir sütunun, bir direğin tepeliği. Kâğıt veya zarf üstüne basılmış ad ve adres, antet. Tablaların veya iş parçalarının düzgün kalmasını sağlamak amacı ile baş taraflarına takılan parça. Bir yazının, bir kitabın bölümlerinin başına konulan ve konuyu kısaca tanıtan ibare, serlevha. Başlık parası. Üst giysilerinin yakalarına takılı başlık, kapüşon. Hayvan koşumunun başa geçirilen bölümü.

 

Basıla : Basımcılıkta, provalar için "basınız, basılsın" anlamında kullanılan bir söz.

Yenme : Yenmek işi.

Hazır : Bir iş yapmak için gereken her şeyi tamamlamış olan, anık, amade, müheyya. Belli bir işe yarayacak, kullanılacak bir duruma getirilmiş. Fırsattan yararlanarak. Bir işi yapmak için gereken her şey tamamlanmış olarak. Belirli bir biçimde yapılmış olarak satılan, alıcı bekleyen, ısmarlama karşıtı.

Kişiy : Kişi.

Ayrıl : Karşılaşma sırasında, yumrukoyuncularının birbirlerine kenetlenmeleri ve kendilerinden ayrılmamaları halinde orta hakemin verdiği komut. Bu durumda yumrukoyuncuları bir adım geriye açılırlar ve ancak ondan sonra vurabilirler. İki yolun ayrıldığı yer, yol kavşağı.

Diğer dillerde Yollu dişli sazan anlamı nedir?

Fransızca'da Yollu dişli sazan nedir ? : cyprinodon rubané