Zemberekçi ortası nedir, Zemberekçi ortası ne demek
Zemberekçi ortası; Tarih alanında kullanılan bir sözcüktür.
Tarih terimi olarak anlamı:
Yeniçeri ocağının zemberek denilen bir tür ok ile silahlanmış 8.
ortası.
Zemberekçi ortası anlamı, kısaca tanımı
Orta : Bir şeyin kenarlarından merkeze doğru yaklaşık olarak aynı uzaklıkta olan yer. İyi ile kötü arasındaki durum. Öğretimde, öğrencinin değerlendirilmesinde geçer not ile iyi arasındaki derece. Yeniçeri Ocağında tabur. Çankırı iline bağlı ilçelerden biri. Her iki yanında kendi türünden aynı nitelikte nesneler, durumlar bulunan. Ne büyük ne küçük, midi. Bir şeyin eşit olarak ayrılabileceği bölüm. Bir olayın, içinde gerçekleştiği yer. Sorunların çözümünde aşırılıklardan kaçınan, ölçülü bir yöntem izleyen. İki karşıt nitelik veya durum arasında bulunan, tutarlı, ılımlı, vasat. Futbolda oyunculardan birinin, topu, kale ağzında duran arkadaşlarına havadan yollamak için yaptığı vuruş. Başlangıcı ile bitimi arasında eşit uzaklıkta olan süre. Ne uzun ne kısa, midi. Defterde, bir araya getirilmiş belli sayıda yaprakların oluşturduğu bölümlerden her biri. Orantı
Zemberek : Saatlerin çeşitli parçalarını harekete geçiren bölüm, yay. Kapılara takılan yaylı kapama düzeneği. Çelik ya da pirinçten yapılmış ok. Hayvan sırtında taşınabilen küçük top.
Zemberekçi : Yeniçerilerin zemberek kullananı.
Yeniçeri ocağı : Osmanlılarda, 1362-63'te kurulup 1826'da kaldırılan, 196 ortadan oluşmuş askeri örgüt. Yeniçeri askerinin küçükten yetiştirildiği askeri kuruluş.
Yeniçeri : Kapı kulu teşkilatının piyade sınıfı. Bu asker sınıfından olan er.
Silah : Savunmak veya saldırmak amacıyla kullanılan araç. Savunmak veya saldırmak için kullanılan nesne, etken araç. Bir konuda etkili her şey.
Sila : Silah. Sıla, vatan. Silaha, silahı.
Ocağ : Ev, aile.
Yeni : Kullanılmamış veya az kullanılmış olan, eski karşıtı. Tanınmayan, bilinmeyen. O güne kadar söylenmemiş, görülmemiş, gösterilmemiş, düşünülmemiş olan. Biraz önce, çok zaman geçmeden. Daha öncekilerden farklı olan. Eskisinin yerine gelen. En son edinilen. İşe henüz başlamış. Oluş veya çıkışından beri çok zaman geçmemiş olan.
Deni : Alçak, kötü, kişiliksiz (kimse).
Tür : Çeşit, cins. Ortak özellikleri olan bireylerin tamamı, cinslerin ayrıldığı bölüm, janr. Kendi içinde bir birim olan ve üzerinde cins kavramının bulunduğu mantıksal kavram. Türlü. Gezinti : Orhan bugün iyi bir tür yaptı. Birbirlerine benzeyen, sadece kendi aralarında verimli gen alış verişi yapabilen (üreyebilen) bireylerin oluşturduğu populasyon. Taksonomik bir birim olan türün biri cins adı diğeri tür adı olmak üzere iki adı vardır. Örnek: Homo sapiens (insan). Bu isimler daima italik yazıyla yazılır. Birinci isim cins adıdır ve büyük harfle başlar, ikinci isim o cinse giren türü bildirir ve küçük harfle başlar. Biyolojik tür, spesyes. İçerik, biçim ve amaç yönünden özellik gösteren bir sanat çeşidi. Kimyada atom, molekül, iyon veya radikale verilen genel ad. Biyolojide cinslerin ayrıldığı alt bölüm. [Bakınız: sinema türleri]. [Bakınız: televizyon türleri]. Birbirlerine benzeyen, yalnızca kendi aralarında verimli gen alışverişi yapabilen bireylerin oluşturduğu canlı grubu, spesiyes. Özel bir biçim gösteren bir sanat çeşidi ya da sanat kolu. Kalıtsal yapıya bağlı olarak ortak karakterlere sahip olan ve kendi aralarında birleştirildiklerinde döl verme yeteneğinde yavrular elde edilen bireylerin oluşturduğu hayvan grupları. Belli ayrıtsal özelliklerle ötekilerden ayrılan nesneler ya da birimler kümesi. Özel bir biçim gösteren bir sanat çeşidi ya da kolu. (karşılık, spesyes),Ancak kendi aralarında çiftleşen bireyler topluluğu; hayvan sınıflandırmalarında cins içinesokulan ve ırk ve variyeteleri içine alan bir birlik.
Bir : Sayıların ilki. Tek. Ortaklaşa olan, birleşik, müşterek. Eş, aynı, bir boyda. Bu sayıyı gösteren 1 ve I rakamlarının adı. Bir kez. Değer, önem bakımlarından birbirinden farksız, birbirine eşit, birbirine benzer. Herhangi bir varlığı belirsiz olarak gösteren (sayı). Beraber. Aynı, benzer. Bu sayı kadar olan. Ancak, yalnız. Sadece.
İle : Kelimenin sonuna geldiğinde birliktelik, beraberlik, araç, neden veya durum anlatan cümleler yapmaya yarayan bir söz. Bazı soyut adlara getirildiğinde ". olarak, . bir biçimde" anlamında durum zarfları oluşturan bir söz. Cümle içinde aynı görevde bulunan iki ögeyi birbirine bağlamaya yarayan bir söz.
Ok : Yayla atılan, ucunda sivri bir demir bulunan ince ve kısa tahta çubuk. Bir dairede bir kirişin ortasında bu kirişi gören yayın ortasına indirilen doğru parçası. Yön göstermek amacıyla belli yerlere konulabilen, oka benzer işaret. At arabası, kağnı vb. araçlarda koşum hayvanlarının bağlandığı ağaç.
Diğer dillerde Zeleşme anlamı nedir?
Fransızca'da Zeleşme nedir ? : zétacisme

Bu kısımda Zemberekçi ortası nedir? Zemberekçi ortası ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik bir biçimde hemen sorabilir, daha sonra kısaca Zemberekçi ortası tanımı, açılımı, kelime anlamı hakkında ansiklopedik bilgi verebilir veya dilerseniz Zemberekçi ortası hakkında sözler yazılar ile ingilizce veya almanca sözlük anlamı paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.