Zona glomeruloza nedir, Zona glomeruloza ne demek
Zona glomeruloza; Anatomi, Veteriner alanlarında kullanılan bir kelimedir.
Veterinerlikte sözlük anlamı:
Böbrek üstü bezinin dış kapsülünün altındaki subkapsüler blastemasının hemen altında yumaklanmış, mineralokortikoitlerden olan aldosteron salgılayan katman. İnsan ve geviş getirenlerde yumaklı görünümüden dolayı zona gomeruloza, diğer hayvanlarda kemer biçiminde olmasından dolayı da zona arkuata adı verilir.
Zona glomeruloza anlamı, kısaca tanımı
Zona : Deride, sinirler boyunca, özellikle gövde, bacak ve yüzde birtakım ağrılı fiskelerle beliren, mikroplu bir hastalık
Mineralokortikoitler : Böbrek üstü bezinin korteks bölgesinden salgılanan, su ve elektrolit metabolizmasında faaliyet gösteren, sodyumun tutulması ve potasyumun çıkarılmasıyla uyarılan, 21 karbonlu steroit hormonlar. Aldosteron, deoksikortikosteron gibi. Böbrek üstü kabuğunun zona glomeruloza tabakasında salınan, hücre dışı sodyum, potasyum ve klor seviyesi üzerine etkili olan aldosteron, deoksikortikosteron ve kortikosteron gibi steroit yapıdaki hormonlar. Etkinliğin % 95 i aldosteron tarafından sağlanır.
Böbrek üstü bezi : Böbreklerin üstünde bulunan, hormon niteliğinde salgısı olan bez.
Geviş getirenler : Çift parmaklı hayvanların, sindirim organları geviş getirmeye uygun olan alt takımı.
Geviş getiren : Mideleri dört bölmeden oluşan, selülozu sindirebilen, sığır, koyun, keçi, geyik, deve gibi hayvanlar, ruminant, gevişen.
Zona arkuata : Zona glomeruloza.
Aldosteron : Böbrek üstü bezinin korteks bölgesinden salgılanan, böbrekten potasyumun çıkarılması ve sodyumun geri emilmesi üzerinde etkili olan, vücuttaki mineral ve tuz dengesini ayarlayan bir steroit hormon. Böbrek üstü bezlerinin korteksinden salgılanan, böbrekten potasyumun çıkarılması sodyumun geri emilmesi üzerinde etkili olan, vücuttaki mineral ve tuz dengesini ayarlayan bir steroit hormon. Böbrek üstü bezi kabuğundan salgılanan, böbrekten potasyumun çıkarılması ve sodyumun geri emilmesi üzerinde etkili olan, vücuttaki elektrolit dengesini ayarlayan bir steroit hormon.
Hayvanlar : (Animalia), Canlı varlıklardan bitkiden farklı olarak yer değiştirebilen, uyartılara cevap veren, besinlerini vücudu içinde sindirebilenleri içine alan bir âlemdir. Birgozeliier (Protozoa) ve çokgözeliler (Metazoa) olmak üzere 2 altâlemi vardır.
Blastema : Vücudun organ ve dokularını oluşturan, bölünebilen, rejenere olabilen farklılaşmamış hücrelerin genel adı. Embriyonel veya rejenere olan organ ve dokularda bulunurlar.
Yumaklı : Bilecik şehrinde, Yenipazar belediyesi, merkez bucağına bağlı bir yer. Bingöl ilinde, Yamaç nahiyesine bağlı bir bölge. Çankırı şehrinde, Çerkeş ilçesi, merkez bucağına bağlı bir yer. Erzurum ilinde, Tortum ilçesinde, merkez bucağına bağlı bir bölge. Kütahya şehrinde, Sabuncu bucağına bağlı bir yer. Samsun ili, Şeyhli nahiyesine bağlı bir bölge. Sinop ilinde, Dikmen ilçesinde, merkez bucağına bağlı bir yer. Van kenti, Muradiye ilçesi, merkez bucağına bağlı bir yer.
Altında : Sahnenin seyirciye yakın kesimi. bk. sahne aşağısı.
Görünüm : Bir şeyin dıştan bakıldığında görünen biçimi, görünme durumu, görünüş, manzara, zevahir, vizyon.
Mineral : Normal sıcaklıkta doğada katı durumda birtakım maddelerle karışık veya birleşik olarak bulunan veya kimyasal yollarla elde edilen inorganik madde. İçinde inorganik maddeler bulunan.
Katman : Birbiri üzerinde bulunan yassıca maddelerin her biri, tabaka. Altında veya üstünde olan kayaçlardan gözle veya fiziksel olarak az çok ayrılabilen, kalınlığı 1 santimetreden az olmayan tortul kayaç birimi, tabaka. Bir toplum içinde makam, şöhret, meslek vb. bakımdan ayrılan topluluklardan her biri, tabaka.
Böbrek : Kandaki zararlı maddeleri süzüp idrar olarak salan, omurganın sağ ve sol yanında bulunan çift organdan her biri.
Blaste : Tohum.
Kapsül : Ateşli silahlarda horozun veya iğnenin çarpmasıyla ateş alan, bir tür özel barutla dolu, küçük, yuvarlak metal parça. Oyuncak tabancalarda kullanılan, şerit biçiminde iki kâğıt tabaka arasına konmuş patlayıcı madde. Bir organı veya yapıyı çevreleyen kese biçiminde zar. Bazı bitkilerde tohumları içinde taşıyan kuru kabuk. Şişe kapağı. Laboratuvarlarda kullanılan yarım küre biçimindeki kap. Raflı mobilyalarda rafları taşımak için yan tablalara açılan deliklere çakılan ortası delik ve silindir biçimli metal veya plastik araç. Oturma mobilyalarının, masa, sehpa vb. eşyaların ayaklarının altına çakılan, genellikle üç tırnaklı veya ortadan çivili, tepesi bombeli, kalın sacdan pres yapılarak elde edilen araç. Bazı ilaçların, kolay yutulmak üzere içine konulduğu, ilacın yapısını etkilemeyen jelatinden kap.
Dolayı : Çevrede, etrafta bulunan. Ötürü.
Hayvan : Duygu ve hareket yeteneği olan, içgüdüleriyle hareket eden canlı yaratık. At, eşek, katır gibi türlü hizmetlerde kullanılan yaratık. Kızılan bir kimseye söylenen bir söz. Akılsız, duygusuz, kaba, hoyrat (kimse).
Yumak : Yuvarlak biçimde sarılmış iplik, yün vb. şey. Yıkamak. Yuvarlak biçimde sarılmış olan.
Diğer dillerde Zona glomeruloza anlamı nedir?
İngilizce'de Zona glomeruloza ne demek ? : zona glomerulosa

Bu kısımda Zona glomeruloza nedir? Zona glomeruloza ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik bir biçimde hemen sorabilir, daha sonra kısaca Zona glomeruloza tanımı, açılımı, kelime anlamı hakkında ansiklopedik bilgi verebilir veya dilerseniz Zona glomeruloza hakkında sözler yazılar ile ingilizce veya almanca sözlük anlamı paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.