Işımbilim nedir, Işımbilim ne demek

Işımbilim; Fizik alanında kullanılan bir sözcüktür.

Fiziksel anlamı:

Röntgen ışınları ile ya da ışımetkin ışınlarla sayrılıklaran tanısı ve sağaltımı ile uğraşan tıp kolu.

Işımbilim anlamı, kısaca tanımı

Işım : Bir ışık kaynağından çıkarak her yöne yayılıp giden ışık demeti. Simşek

Röntgen ışınları : [Bakınız: X ışınları]. [Bakınız: X-ışınları]. Işıkla aynı nitelikte olan, ancak çok daha kısa dalga uzunluğunda yer alan elektromıknatıs ışınım. Röntgen tüpünde katoda yüksek voltaj veya enerji verildiği zaman katottan kopan elektronların anota çarpmasıyla ortaya çıkan enerjinin % 99’unun ısıya % 1’i ise radyografide kullanılan X ışınlarına dönüşmesiyle oluşan ışınlar. Yüksek erkeli elektronların, bir metale çarpmasıyla bu metal atomlarında uyarılan elektronların, eski erke düzeylerine dönmelerinden oluşan eiektromıknatıssal dalgalar. (X-ışınları olarak da bilinir.).

Işımetkin : Çekirdekleri doğal olarak ya da uyarılma ile alfa, beta, gama ya da önelcik, ortacık, eksicik, ılıncık gibi parçacıklar salımlayan (öğecik).

Sayrılık : Hastalık. Aşırı düşkünlük, tutku.

Sağaltım : Sağaltma işi, tedavi. Bir hastalığı yenecek etkenleri ve bu etkenlerin kullanılma yöntemlerini bularak hastanın sıkıntılarını giderme, iyi etme işi, terapi.

 

Sağaltı : Süt. [Bakınız: sağın]. Süt veren, sağılan hayvan.

Röntgen : Gama veya x ışınlarının miktar ölçümü birimi. Herhangi bir organın durumunu tespit etmek için çekilen film.

Sayrıl : Hastalıkla ilgili, marazi.

Ya da : Seçeneği, çeşitliliği veya tercihi belirten bir söz.

Uğraş : Bir insanın yaptığı iş veya meslek, iş güç, meşguliyet. Bir güçlüğü yenmek için gösterilen sürekli çaba, mücadele. Bir kimsenin kendi isteğiyle seçerek ve zevk alarak yaptığı iş, iş güç, meşguliyet.

Sayrı : Hasta.

Tanı : Hastalığın ne olduğunu araştırıp ortaya koyma, tanılama, teşhis.

Sağa : Saha, alan. Sana (II. teklik şahıs zamiri yaklaşma ve bulunma hâli).

Işın : Bir ışık kaynağından çıkarak her yöne yayılıp giden ışık demeti, şua. Işın etkin özdeklerin saçtıkları alfa, beta, gama ışınlarından her biri. Bir noktadan çıkıp sonsuza giden yarım doğrulardan her biri. Belli bir doğrultuda giden tanecikler ya da erke demeti. Isı ya da ışık erkesinin yayılma doğrultusunu gösteren çizgi. Bir çemberin ya da bir yuvarın özeğinden dışa doğru uzanan çizgilerden her biri. [Bakınız: ışık ışını]. Belli bir doğrultuda,giden parçacıklar ya da erke demeti. Bir doğru üzerindeki bir P noktası ile söz konusu doğru üzerinde P nin bir yanında kalan tüm noktaların oluşturduğu küme. Anlamdaş. yandoğru. Herhangi bir ışınım kaynağından çıkarak herhangi bir yöne giden bir ışınımın izlediği doğru. Bu ışınımın kendisi. Bir ışık kaynağından çıkarak her yöne dağılıp giden ışık demeti.

Uğra : Yufka açılırken hamurun tahtaya yapışmaması için serpilen kalın un.

 

İle : Kelimenin sonuna geldiğinde birliktelik, beraberlik, araç, neden veya durum anlatan cümleler yapmaya yarayan bir söz. Bazı soyut adlara getirildiğinde ". olarak, . bir biçimde" anlamında durum zarfları oluşturan bir söz. Cümle içinde aynı görevde bulunan iki ögeyi birbirine bağlamaya yarayan bir söz.

Tıp : Hastalıkları iyileştirmek, hafifletmek veya önlemek amacıyla başvurulan teknik ve bilimsel çalışmaların tümü, tababet.

Ve : Türk alfabesinin yirmi yedinci harfinin adı, okunuşu. İki kelime veya iki cümle arasına girerek aralarında bir bağ olduğunu anlatan söz.

Da : Doğrulama, uygun bulma, evet. [Bakınız: dahacık, dâhacık]. Daha anlamında kullanılır. Şaşma bildirir ünlem. Değil mi ya anlamında kullanılır. İşte, orada, şurada. Genellikle cümle sonlarında çeşitli anlamlarda kullanılan ünlem. Bağlama ve kuvvetlendirme edatı. Daha, henüz. Da, dahi (bk. de). Dağ. Dahi, da. Henüz. Dağı. Dağa. Daha.

Diğer dillerde Işımbilim anlamı nedir?

İngilizce'de Işımbilim ne demek ? : radiology