Çürüntü nedir, Çürüntü ne demek

Çürüntü; Jeoloji alanında kullanılan bir kelimedir.

Yerel Türkçe'deki anlamı:

Pişerken kesilmiş süt.

Çürük şeylerin döküntüsü.

Jeoloji'deki terim anlamı:

Kömürlerin dokusunu yapan homojen, mikroskopik bileşenler.

Teknik terim anlamı:

Çörçöp, süprüntü, döküntü.

Çürüntü anlamı, kısaca tanımı

Çürüntü kömür : Odun kömürüne benzeyen bir çürüntü

Mikroskopi : Mikroskopla inceleme.

Mikroskop : Bir mercek düzeneği yardımıyla küçük nesneleri büyütüp daha belirgin duruma getirmeye veya çıplak gözle görülmeyenleri göstermeye yarayan alet.

Süprüntü : Temizlik yapıldığında toplanan toz ve çöp, çer çöp. Bayağı, aşağılık şey ya da kimse.

Kömürler : Gaziantep ilinde, Nurdağı ilçesinde, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim bölgesi.

Homojen : Bağdaşık. Bütün terimleri aynı derecede olan (çok terimli).

Döküntü : Dökülmüş, saçılmış şeyler. Değersiz, bayağı, ayaktakımından olan kimse. Kâğıtçılıkta üretimin herhangi bir safhasında ıskartaya çıkan, genellikle tekrar hamur durumuna getirilen, yaş ve kuru biçimleri olan kâğıt veya karton artığı. Bazı hastalıklarda görülen çıban, leke, uçuk, kızarıklık vb. belirti. Deniz yüzüne yakın, üzerinde dalgaların çatladığı kaya kümesi. Parçalanan taşların yamaç aşağı kayması, yuvarlanması, etekte birikmesiyle oluşan yer. İşe yaramayan, değersiz, kötü, berbat. Bir topluluktan geri kalmış kimseler. Bozuntu.

 

Bileşen : Bir bileşke oluşturan kuvvetlerin her biri.

Yapan : Ardıç ve gomalak ağacının, yatay büyüyen dalları.

Şeyle : Şöyle.

Dokus : Dokuz.

Çürük : Çürümüş olan. Sakat. Vurma veya sıkıştırma yüzünden vücutta oluşan mor leke. İş göremez, hastalıklı. Sağlam bir temele veya kanıtlara dayanmayan. Sağlam ve dayanıklı olmayan.

Mikro : Küçük, dar, makro karşıtı.

Kömür : Karbonlu maddelerin kapalı ve havasız yerlerde için için yanmasından veya çok uzun süre derin toprak katmanları altında kalıp birtakım kimyasal değişmelere uğramasından oluşan, siyah renkli, bitkisel kaynaklı, içinde yüksek oranda karbon bulunan katı yakıt. Siyah renkli.

Yapa : Ekinin, toprak üstündeki bölümü. Kırkılmış koyun yünü. Yapağı.

Homo : Yunanca aynı anlamına gelen ön ek. Eş, türdeş anlamında Latince bir ön ek. İnsan.

Doku : Bir vücudun veya bir organın yapı ögelerinden birini oluşturan hücreler bütünü, nesiç. Bir bütünün yapısı ve özelliği.

Pişe : Sütle yoğrulmuş hamuru yağda kızartarak yapılan bir çeşit yiyecek.

Kesi : Kesilmiş yer. Ortaklık, yarıcılık : Tarlayı kesiye verdim. Çamaşır. Giysi, elbise. Ucu eğik baston, sırık.

Bile : Da, de, dahi. Birlikte. Üstelik.

Diğer dillerde Çürüntü anlamı nedir?

İngilizce'de Çürüntü ne demek ? : maceral