Çıkış yargıcısı nedir, Çıkış yargıcısı ne demek

Teknik terim anlamı:

Yarışa girecek koşucuları çağıran, yer ve sıralarını belirterek durumlarının, yönetmeliklere uygun olup olmadığını inceledikten sonra, başlama imini veren yargıcı.

Çıkış yargıcısı tanımı, anlamı

Çıkı : Çıkın

Çıkış : Çıkma işi. Bir yerden çıkmak için kullanılan nokta. Güreşte cazgırın alana çıkardığı pehlivanların izleyicilere doğru yürüyerek çalım yapmaya başlaması. Yokuş. Verilen bir işaretle yarışa başlama, depar. Uçağın bir havaalanından başka bir havaalanına gitme süreci, sorti. Çıktı. Mezuniyet, okul bitirme. Beklenilmeyen bir sırada yapılmış olan sert konuşma. Kuşatılmış bir bölgedeki birliklerin yaptığı saldırı. Çıkış belgesi.

Yargı : Kavrama, karşılaştırma, değerlendirme vb. yollara başvurularak kişi, durum veya nesnelerin eleştirici bir biçimde değerlendirilmesi, hüküm. Yasalara göre mahkemece bir olay veya olgunun doğuşuna etken olan sebeplerin de göz önünde bulundurularak değerlendirilmesi sonucu verilen karar, kaza.

Yargıcı : Hakem.

Yönetmelik : Bir kuruluşun çalışma yöntemini belirleyen kuralların tümü. Bu kuralların yazılı olduğu belge, talimatname. Yasa ve tüzüklerin uygulanmasını sağlamak amacıyla hazırlanan, düzenleyici kuralların yazılı olduğu resmî belge.

 

Yönetme : Yönetmek işi.

Başlama : Başlamak işi.

Koşucu : Koşuya katılan yarışçı.

Yarış : Yarışma. Yarışma, rekabet.

Başla : Yönetmenin oyunculara bir çevirimin başında verdiği komut; oyuna başlama komutu. Yumruklaşma oyununa başlatmak için orta hakemin verdiği komut.

Yönet : Yön. Uygun, iyi, doğru, yerinde. [Bakınız: yönelge]. Alnaç. Yatkın, becerikli. Düz. Doğru, uygun. Şekil, tarz, usûl, suret, vecih. Uygun, doğru. İyi, güzel. Uysal. Becerikli, yatkın. Biçim, tarz, usul.

Veren : Yokuş. Çürük, yıkılmış, çökmüş yapı ve benzerleri için.

Sıral : “Sır olarak al, sır olarak sakla” anlamında kullanılan bir isim”.

Durum : Bir şeyin içinde bulunduğu koşulların hepsi, vaziyet, hâl, keyfiyet, mevki, pozisyon. Duruş biçimi, konum, tavır. Ad soyundan kelimelerin birbirleriyle edatlarla ve fiillerle ilişkilerini belirleyen biçim, hâl. Bireyin toplum içindeki ilişkileriyle belirlenen yeri.

Sonra : Daha ileri bir zamanda, müteakiben, önce karşıtı. Arkadan gelen bölüm ya da zaman. Daha uzak ve ileri bir yerde. Yoksa, aksi hâlde. Makam, sıra, değer ve önemde arkada oluşu bildiren bir söz.

Uygun : Yakışır, yaraşır, mutabık, mütenasip. Orantılı, oranlı. Elverişli, yarar, müsait, muvafık.

İmin : Emin. İmino eterlerde olduğu gibi C=N- grubu içeren madde.

Uygu : [Bakınız: bağıntı]. Uyum, uygunluk.

Diğer dillerde Çıkış yargıcısı anlamı nedir?

İngilizce'de Çıkış yargıcısı ne demek ? : starter