Çekinsel mıknatıslı yankılaşım nedir, Çekinsel mıknatıslı yankılaşım ne demek
Çekinsel mıknatıslı yankılaşım; Fiziksel, Fizik, Kimya alanlarında kullanılan bir kelimedir.
Fiziksel anlamı:
Mıknatıs alanı altında ayrılmış çekin dönüsünün erke düzeyleri arasındaki geçişlerini, özel kıvılmıknatıslı alanlarla saptama ilkesine dayanan izgeölçüm.
Çekinsel mıknatıslı yankılaşım anlamı, kısaca tanımı
Çekin : Meşe ağaçlarında olan iri bir çeşit meyve. Bağ çubuklarının açılmak üzere bulunan gözlerini bitten korumak için kullanılan ökse. Omuz. Öğeciğin ağırlığını veren artı yüklü özek taneciği. A kütle numarası, Z öğecik numarası ve çekirdeksel erkesi ile belirlenen bir öğecik çekirdeği ya da belirli bir yerdeşi
Çekinsel : Öğecik çekinini ilgilendiren.
Yankılaşım : Takışık iki titreşirden birindeki titreşimin öbürüne atlaması. Erkeleri birbirine çok yakın bir kaç nicemsel durunun doğrusal olarak birleşip, yeni durular oluşturması. Bir molekül ya da yükünün, çok hızlı salınım durumunda olması nedeniyle, atomlarından birinden kopan elektronların bir komşu atoma gidip gelmesi. Ses ya da elektromıknatıssal dalgaların, bir özdekte eş ya da katlı sıklıklarla titreşim oluşturması. Çekirdek içi etkileşmelerde yaşamları 10+22 s. denli kısa olan parçacıklar.
Çeki : Tartı. Odun, kireç vb. ağır ve kaba şeyleri tartmakta kullanılan, 225,978 kilogram olan ağırlık ölçü birimi. Kadınların başlarına bağladıkları örtü. Üzüntü, sıkıntı.
Mıknatıs : Demiri ve daha başka bazı metalleri çeken demir oksit. Çekiciliği, albenisi olan kimse. Demiri çekme özelliği taşıyan veya sonradan bu özelliği kazanan her türlü madde.
Mıknatıslı : Mıknatısı olan. Mıknatıslanmış olan.
Yankı : Sesin bir yere çarpıp geri dönmesiyle duyulan ikinci ses, aksiseda, inikâs, akis, eko. Bir olgunun çevrede uyandırdığı duygu, düşünce veya tepki, akis, inikâs.
Çekin dönüsü : Ilıncık ile önelcik çekincikleri dönülerinin yöneysel toplamından oluşan dönü.
İzgeölçüm : Işınım erkesinin, ışığın dalga boyunun ya da sıklığının işlevi olarak bağıl ölçümü.
Ayrılmış : Ayırdedilmiş.
Altında : Sahnenin seyirciye yakın kesimi. bk. sahne aşağısı.
Saptama : Saptamak işi, tespit. Gümüş bromür kalıntılarını eritmek için filmin kimyasal bir eriyikten geçirilmesi.
Dayana : Yenge.
Saptam : Bir olay, işlem ya da bileşimin, değişken ve etkenlerinin nicelik ve niteliklerini belirleme.
Kıvıl : Ateşten sıçrayan küçük ateş parçaları, kıvılcım : Ocakdan kıvıl sıçradı.
Ayrıl : Karşılaşma sırasında, yumrukoyuncularının birbirlerine kenetlenmeleri ve kendilerinden ayrılmamaları halinde orta hakemin verdiği komut. Bu durumda yumrukoyuncuları bir adım geriye açılırlar ve ancak ondan sonra vurabilirler. İki yolun ayrıldığı yer, yol kavşağı.
Alanı : Şeftali, kayısı, armut gibi meyvaların ceviz ve şeker karıştırılıp ipe dizilen ve güneşte kurutulan ezmesi.
Düzey : Bir yüzeyin veya bir noktanın yüksekliğindeki yatay sınır, seviye. Bir kursun basamaklarından her biri, kur. Bir nesnenin, bir kimsenin başka nesnelere veya kimselere göre olan değer ve yücelik derecesi, seviye.
Diğer dillerde Çekinsel mıknatıslı yankılaşım anlamı nedir?
İngilizce'de Çekinsel mıknatıslı yankılaşım ne demek ? : nuclear magnetic resonance (nmr)

Bu kısımda Çekinsel mıknatıslı yankılaşım nedir? Çekinsel mıknatıslı yankılaşım ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik bir biçimde hemen sorabilir, daha sonra kısaca Çekinsel mıknatıslı yankılaşım tanımı, açılımı, kelime anlamı hakkında ansiklopedik bilgi verebilir veya dilerseniz Çekinsel mıknatıslı yankılaşım hakkında sözler yazılar ile ingilizce veya almanca sözlük anlamı paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.