Çocuklaşmak nedir, Çocuklaşmak ne demek
"Çocuklaşmak" ile ilgili cümle örnekleri
- "Yüzündeki değişikliklerde, dinlerken âdeta çocuklaştığını görüyordu adamın." - N. Cumalı
- "Konuştukça dağılan yüzünü, giderek çocuklaşmış sesini toparlıyor." - M. Mungan
Çocuklaşmak anlamı, kısaca tanımı:
Çocuk : Genç erkek. Soy bakımından oğul veya kız, evlat. Büyükler arasında daha az yaşlı olan kişi. Küçük yaştaki erkek veya kız. Belli bir işte yeteri kadar deneyimi ve yeteneği olmayan kimse. Büyüklere yakışmayacak, daha çok küçüklerin yapabileceği gibi davranan kimse. Bebeklik ile erginlik arasındaki gelişme döneminde bulunan oğlan veya kız, uşak.
Davranış : Dıştan gözlemlenebilecek tepkilerin toplamı. Organizmanın uyaranlar karşısındaki tepkilerinin bütünü. Davranma işi, tutum, davranım, muamele, hareket.
Bulunmak : Bir yerde olmak. Bulma işine konu olmak. Herhangi bir durumda olmak.
Benzer : Benzeşim. Nitelik, görünüş ve yapı bakımından bir başkasına benzeyen veya ona eş olan, benzeri, müşabih, mümasil. Bazı önemsiz veya tehlikeli sahnelerde asıl oyuncunun yerine çıkan, yapı ve yüz bakımından bu oyuncuyu andıran kimse, dublör.
Durum : Bireyin toplum içindeki ilişkileriyle belirlenen yeri. Ad soyundan kelimelerin birbirleriyle edatlarla ve fiillerle ilişkilerini belirleyen biçim, hâl. Bir şeyin içinde bulunduğu koşulların hepsi, vaziyet, hâl, keyfiyet, mevki, pozisyon. Duruş biçimi, konum, tavır.
Gibi : O anda, tam o sırada, hemen arkasından. İmişçesine, benzer biçimde. -e benzer. -e yakışır biçimde.
Almak : Örtmek, koymak. Satın almak. Soldurmak. Kazanmak, elde etmek. İçeri sızmak, içine çekmek. Kısaltmak, eksiltmek. Göreve, işe başlatmak. Erkek, kadınla evlenmek. Yutmak, kullanmak. Birlikte götürmek. Başlamak. Bir şeyi elle veya başka bir araçla tutarak bulunduğu yerden ayırmak, kaldırmak. Kazanç sağlamak. İçeri girmesini sağlamak. Vücuttaki hasta bir organı ameliyatla çıkarmak. Bir şeyi veya kimseyi bulunduğu yerden ayırmak. Çalmak. Zararlı, tehlikeli bir şeye uğramak. Görevden, işten çekmek. Ele geçirmek, fethetmek. Kabul etmek. Sürükleyip götürmek. Kendine ulaştırılmak, iletilmek. İçine sığmak. Bürümek, sarmak, kaplamak. Gidermek, yok etmek. Yol gitmek, mesafe katetmek. Tat veya koku duymak. Yolmak, koparmak. Motor çalışması için gerekli olan elektrik veya yakıttan yararlanır duruma gelmek. Temizlemek. Yer değiştirmek. İçecek veya sigara içmek.
Diğer dillerde Çocuklaşmak anlamı nedir?
İngilizce'de Çocuklaşmak ne demek? : to behave childishly


Bu kısımda Çocuklaşmak nedir? Çocuklaşmak ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik bir biçimde hemen sorabilir, daha sonra kısaca Çocuklaşmak tanımı, açılımı, kelime anlamı hakkında ansiklopedik bilgi verebilir veya dilerseniz Çocuklaşmak hakkında sözler yazılar ile ingilizce veya almanca sözlük anlamı paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.