Çokum nedir, Çokum ne demek

Yerel Türkçe'deki anlamı:

[Bakınız: çom].

Gereğinden fazla.

Ağaç dallarının ayrıldığı kısım.

Küme, topluluk.

Teknik terim anlamı:

Toplu, toplu olarak bir arada bulunan.

Çokum kısaca anlamı, tanımı

Çoku : Kadınların başlarına bağladıkları başörtüsü. Tarla ve bağlardaki taş yığını. [Bakınız: Çokan]

Çokum ekmeği : Ortaklaşa yemek, tabldot.

Çokumaklık : Toplantı.

Çokumeşme : Yozgat şehrinde, Sarıkaya belediyesi, merkez bucağına bağlı bir yerleşim bölgesi.

Bir arada : Toplu bir durumda, birlikte, toplu olarak.

Topluluk : Nitelikleri bakımından bir bütün oluşturan kimselerin hepsi, toplum, camia, cemiyet. Vücudun dolgun olma durumu. Sanatçı grubu. Aynı türden canlıların bir araya gelmesiyle oluşan küme. Aynı yerde bulunan insan kalabalığı. Müzik eserlerini birden fazla ses veya sazla seslendirmek için oluşturulan grup, ansambl.

Bir ara : Kısa bir süre. Geçmiş bir zamanda.

Dallar : Fürû' (bk. çocuklar, torunlar...).

Gereği : Pazar.

Ayrıl : Karşılaşma sırasında, yumrukoyuncularının birbirlerine kenetlenmeleri ve kendilerinden ayrılmamaları halinde orta hakemin verdiği komut. Bu durumda yumrukoyuncuları bir adım geriye açılırlar ve ancak ondan sonra vurabilirler. İki yolun ayrıldığı yer, yol kavşağı.

Dalla : Yağmur, güneş ve rüzgârın etki yapamadığı gizli, kuytu yer, kenar, saklanılacak yer, ağaç, bina gölgesi, gölge.

 

Toplu : Topu olan. Topunu, tamamını, bütününü içine alan. Düzenlenmiş, dağınık olmayan. Hepsi bir arada bulunan, toplanmış. Bir arada, bütün, kombine. Vücutça dolgun.

Kısım : Parçalara ayrılmış bir şeyin her bölümü, bölük, kesim. Bir cinsten veya meslekten olanların tümü. Kol.

Fazla : Gereğinden, alışılmıştan çok, aşırı olan, ziyade. Artmış olan, ihtiyaçtan fazla olan. Daha çok, aşkın. Gereğinden, alışılmıştan çok olarak. Gereksiz, yersiz bir biçimde.

Gere : Meyve dallarını eğmek ya da davarları yakalamak için kullanılan ucu çengelli uzun sırık. Geniş. Ağız kavgası, çekişme.

Ayrı : Başka, başka türlü. Aynı yerde kalan. Yalnız, tek başına.

Küme : Birbirine benzer veya aynı cinsten olan şeylerin oluşturduğu bütün, takım, öbek, grup. Tümsek biçimindeki yığın. Durum ve nitelikleri göz önünde bulundurularak belli sayıdaki takımdan oluşturulan alt grup. Bir sınıfta öğrencilerin, belli bir eğitim ve öğretim amacıyla bir süre için oluşturdukları takım veya öbek. Koşularda, kendiliğinden oluşan yarışçı gruplarının her biri. Tomar.

Ağaç : Meyve verebilen, gövdesi odun veya kereste olmaya elverişli bulunan ve uzun yıllar yaşayabilen bitki. Bu gibi bitkilerin gövdesinden ve dallarından yapılan. Tahta, kereste.

Olar : Onlar. Onlar (III. çokluk şahıs zamiri).

Kısı : Acı, sıkıntı: Yaratan, kısıda olanlara yardım eder. [Bakınız: kısu].

Diğer dillerde Çokuluslu şirket anlamı nedir?

İngilizce'de Çokuluslu şirket ne demek ? : multinational corporations