Öğecikaltı nedir, Öğecikaltı ne demek

Öğecikaltı; Fizik alanında kullanılan bir terimdir.

Fiziksel anlamı:

Eksicik, önelcik, ılıncık, ortacık ve benzerleri öğeciklerden küçük olan temel parçacıklarla ilgili.

Öğecikaltı anlamı, kısaca tanımı

Öğecik : Birkaç türü birleşince çeşitli kimyasal bileşikleri, özdecikleri; bir tek türü ise bir kimyasal öğeyi oluşturan, bir çekin ve birkaç eksicikten yapılmış temel tanecik. Bir öğenin kimyasal bağlanımlara giren en temel parçacığı. Bir R örgüsünde (kümeler dolamında) sıfırdan (boş kümeden) ayrımlı ve biçiminde hiçbir öğesi varlamayan öğesi

Temel parçacıklar : Özdeği oluşturan çekirdekaltı temel yapı taşları.

Parçacık : Küçük parça, kırıntı. Elektron, proton, nötron gibi atomu oluşturan parçaların her biri, partikül.

Eksicik : Öğecik ile özdecik yapısını oluşturan, kütlesi çekinden iki bin kez daha küçük, eksi yüklü temel tanecik. Önelcikten yaklaşık olarak iki bin kez daha yeğni olan, eksi yüklü temel parçacık.

Ilıncık : Önelciklerle birlikte çekinleri oluşturan, kıvıl yüksüz, dönüsü 1 /2 olan ana tanecik. Durgun kütlesi sıfır olan ve ışık hızı ile ilerleyen dayanıklı, ılın temel parçacık.

Ortacık : Eksiciklerden birkaç yüz kez daha ağır, ancak ağırcıklardan on kez daha yeğin temel tanecik türü. Artı, eksi ya da sıfır yüklü, eksicikten 210-1000 kat büyük kütleli temel parçacık. Yaşam süreleri milyonda bir saniye basamağında olan ortacıkların çekirdeği oluşturan parçacıkların bağlanmasına katkıda bulunduğu sanılmaktadır.

 

Önelcik : Yükü eksiciğinkine eşit ve karşıt imli, kütlesi eksiciğinkinin 1840 katı olan kararlı temdi parçacık.

Parçacı : Kumaş toplarından artmış parçaları satan kimse. Makine yedek parçaları satan kimse.

Ortacı : Kütahya ili, Simav belediyesi, merkez nahiyesine bağlı bir bölge. Zonguldak şehrinde, Ormanlı bucağına bağlı bir yerleşim yeri.

Benzer : Nitelik, görünüş ve yapı bakımından bir başkasına benzeyen veya ona eş olan, benzeri, müşabih, mümasil. Benzeşim. Bazı önemsiz veya tehlikeli sahnelerde asıl oyuncunun yerine çıkan, yapı ve yüz bakımından bu oyuncuyu andıran kimse, dublör.

İlgili : İlgilenmiş olan, ilgisi bulunan, alakalı, alakadar, müteallik.

Temel : Bir yapının toprak altında kalan ve yapıya dayanak olan duvar, taban vb. bölümlerinin tümü. Bir şeyin gelişimi için gereken ilk ögeler. Bu bölümleri yapmak için kazılan çukur. En önemli, belli başlı, ana, taban, esas, asıl, baz.

Küçük : Boyutları, benzerlerininkinden daha ufak olan, mikro, büyük karşıtı. Geri aşamada. Değersiz, önemsiz. Niceliği az olan. Makam, rütbe, derece bakımından daha aşağı olan kimse. Yaşı daha az olan. Niteliği aşağı olan, bayağı. Kısık, parlak olmayan (ses). Küçük abdest.

Parça : Bir bütünden ayrılan, ayrı sayılan ya da artakalan şey. Bir bütünden kopma, kırılma, yırtılma vb. yoluyla ayrılmış bölüm, lime. Nesne. Tane. Güzel, alımlı kız veya kadın. Müzik eseri. Birkaçı bir araya geldiğinde bir bütünü oluşturan şeylerin her biri, modül. Küçümseme ve değersiz sayma bildiren bir söz. Pasaj.

 

İlgi : İki şey arasında bulunan herhangi bir bağlılık, ilişki, alaka, taalluk, aidiyet. Belirli bir olay veya etkinliğe yakınlık duyma, ondan hoşlanma ve ona öncelik tanıma. Kimyasal şartlar eş veya birbirine çok yakın olduğunda ögelerin birbirleriyle birleşmede gösterdiği seçicilik. Dikkati öncelikle belirli bir şey üzerinde toplama eğilimi.

Parç : Şişman adam. Topraktan yapılmış yoğurt kabı. Emzikli testi, topraktan yapılmış ibrik. Bakır su tası. Bakır su tası, maşrapa. Su tası. Bakır su bardağı. (Başkışla Karaman Konya).

Teme : Tümden : Bu iş teme kaldı.

Eksi : Çıkarma işleminde - işaretinin adı, nakıs. Eksiklik. Sıfırdan küçük, önünde eksi işareti bulunan (sayı), negatif, nakıs, artı karşıtı.

Olan : Oğlan. Oğlan, erkek çocuk. Vakia, olan. Oğul, evlat.

Diğer dillerde Öğecikaltı anlamı nedir?

İngilizce'de Öğecikaltı ne demek ? : subatomic