Öğrence nedir, Öğrence ne demek

Öğrence; Dil bilgisi yönünden Türkçe'de isim olarak kullanılır.

  • Öğrenmek amacıyla benzerini yapma, simülasyon

Yerel Türkçe'deki anlamı:

[Bakınız: öğrencelik].

Öğrenmek üzre olan, öğrenmeye çalışan.

İlk yapılan iş, deneme, temrin.

Teknik terim anlamı:

Yeni öğrenilirken yapılan iş.

Öğrence kısaca anlamı, tanımı

Öğre : Eğitim

Öğrencek : İlk yapılan iş, deneme, temrin. İşi, ilk kez yapma deneme.

Öğrenceliyh : İlk öğretilen iş karşılığında alınan para.

Öğrencelik : Öğrenmek amacıyla ilk yapılmış olan iş. Gerçeğe uygun yapay öğrenme aygıtı, simülatör.

Simülasyon : Benzetim. Öğrence.

Öğrenmek : Bilgi edinmek. Bellemek. Yetenek, beceri kazanmak. Haber almak.

Çalışan : Çalışma işini yapan kimse. Bir iş yerinde ücret karşılığında görev yapan kimse, personel, eleman. Mardin şehrinde, Ömerli belediyesi, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim bölgesi.

Benzeri : Aynı.

Öğrenme : Öğrenmek işi.

Benzer : Nitelik, görünüş ve yapı bakımından bir başkasına benzeyen veya ona eş olan, benzeri, müşabih, mümasil. Benzeşim. Bazı önemsiz veya tehlikeli sahnelerde asıl oyuncunun yerine çıkan, yapı ve yüz bakımından bu oyuncuyu andıran kimse, dublör.

Temrin : Alıştırma.

Deneme : Denemek işi, sınama. Son biçimini bulmamış, taslak durumunda olan. Herhangi bir konuda yeni ve kişisel görüşlerle bezenmiş bir anlatım içinde sunulan düzyazı türü.

 

Yapma : Yapmak işi. Yapay. Yapmacık. Tezek. Bulgurla yapılmış, yuvarlak ve yassı köfte. Sır, gizem. Elle biçim verilen tezek. Tezek, kerme (Çayağzı).

Denem : Parça, kısım: Kızın saçı on denem örülü.

Çalış : Çalma işi.

Yapı : Barınmak veya başka amaçlarla kullanılmak için yapılmış her türlü mimarlık eseri, bina. Yapma, oluşturma, ortaya konulma, meydana getirme. Bütünün bir araya getirilişinde uyulan dizge, strüktür. Ögeleriyle somut bağımlılığı olan bütün. Parçaları ve ögeleri arasında yasaya uygunluk, durağan bağlar ve karşılıklı ilişkiler bulunan dizge veya bütün, strüktür. Yapılmakta olan konut, yol, köprü vb. inşaat, konstrüksiyon. Canlı bir varlığın ruh veya beden özelliklerinin tümü, bünye, strüktür. Bir hücrede, bir dokuda, karmaşık oluşumlu bir organizmada elemanların düzeni.

Olan : Oğlan. Oğlan, erkek çocuk. Vakia, olan. Oğul, evlat.

Yeni : Kullanılmamış veya az kullanılmış olan, eski karşıtı. Tanınmayan, bilinmeyen. O güne kadar söylenmemiş, görülmemiş, gösterilmemiş, düşünülmemiş olan. Biraz önce, çok zaman geçmeden. Daha öncekilerden farklı olan. Eskisinin yerine gelen. En son edinilen. İşe henüz başlamış. Oluş veya çıkışından beri çok zaman geçmemiş olan.

Diğer dillerde Öğlen yayı anlamı nedir?

İngilizce'de Öğlen yayı ne demek ? : arc of meridian