Ötümsüzleşmek nedir, Ötümsüzleşmek ne demek

Ötümsüzleşmek; bir dil bilgisi terimidir.

  • Sert duruma gelmek

Ötümsüzleşmek tanımı, anlamı:

Ötümsüz : Sert.

Sert : Güçlü kuvvetli. Gönül kırıcı, katı, ters bir biçimde. Titizlikle uygulanan, sıkı. Esnekliği az olan, kolayca eğilip bükülmeyen. Bağışlaması, hoşgörüsü olmayan. Kolay dayanılmayan, zor katlanılan, etkili, yumuşak karşıtı. Ciğerlerden gelen havanın ağız boşluğundaki tam kapalı veya yarı kapalı engellere çarpmasıyla oluşan (ünsüz), titreşimsiz, süreksiz, ötümsüz, tonsuz, sedasız. Gönül kırıcı, katı, ters. Hırçın, öfkeli, hiddetli. Sarsıcı niteliği olan, çarpıcı, keskin, hafif karşıtı. Çizilmesi, kırılması, buruşması, kesilmesi veya çiğnenmesi güç olan, pek, katı, yumuşak karşıtı.

Durum : Duruş biçimi, konum, tavır. Bireyin toplum içindeki ilişkileriyle belirlenen yeri. Ad soyundan kelimelerin birbirleriyle edatlarla ve fiillerle ilişkilerini belirleyen biçim, hâl. Bir şeyin içinde bulunduğu koşulların hepsi, vaziyet, hâl, keyfiyet, mevki, pozisyon.

Gelme : Gelmiş olan. Bir ışının, kaynağından çıkarak bir ayna yüzüne veya saydam bir cismin yüzeyine erişmesi. Gelmek işi. Yetişme.

Gelmek : İsabet etmek. Uygun düşmek. Getirmek. -dikçe, -esi biçiminde kullanılan sıfat-fiil eklerinden sonra geldiğinde önceki fiille ilgili olarak pekiştirilmiş bir istek ve sürerlik bildiren bir fiil. Kadar olmak. Uymak. Sonuç çıkmak. Etkisini herhangi bir biçimde göstermek. Dayanmak, tahammül etmek. Çıkmak, yönelmek. Katılmak, eklenmek. Kazanılmak, sağlanılmak. Ulaşmak, varmak. Mal olmak. Belli bir süre dolmak. İhtiyaç anlatan deyimler kurmaya yarayan bir fiil. Başlamak, ortaya çıkmak. Türemek. Daha önce üzerinde durulmuş olan bir konuya yeniden dönmek. Kendine yapılmış olan herhangi bir davranış veya durumu iyi karşılamak. -mez, -mezlik ile birlikte yapmacık anlatan deyimler yapar. Olmak, -e uğramak. Biriyle birlikte gitmek. Kök veya gövdeleri sonuna -a (-e) eki almış fiillere gelerek süreklilik bildiren birleşik fiiller oluşturur. Herhangi bir sırada bulunmak. İzlemek, takip etmek. Düşmek, rast gelmek. Yönelme durumundaki bazı kelimelere getirilerek birleşik fiil yapar. Belli bir zamana ulaşmak. Bir şeye sonradan inanmak, doğruluğuna hak vermek, eğilim göstermek, kabul etmek. Akmak. Oturmaya, ziyarete gitmek. Bir yerden alınıp bir yere ulaştırılmak. Ortaya çıkmak, doğmak. Görünmek, sanılmak. Varlığını sürdürmek, yaşamak, intikal etmek.