Özeksel nokta nedir, Özeksel nokta ne demek

Özeksel nokta; Matematik alanında kullanılan bir kelimedir.

Matematik'te terim anlamı:

Bir S çizeçli yüzeyi üzerindeki bir L durgan çizeci için, L ile iken L' değişken çizecinin ortak dikmesinin L üzerindeki ayağının ereyde ulaştığı nokta.

Özeksel nokta tanımı, anlamı

Özeksel : Özek doğrutusunda; özekten geçen doğru boyunca

Nokta : Çok küçük boyutlarda işaret, benek. Orta nokta. Sınır, derece, radde. Konu, konu ile ilgili önemli bölüm. Bazı harflerin üzerine konulan ufak işaret. Cümlenin bittiğini anlatmak için sonuna konulan, küçük benek biçimindeki noktalama işareti (.). Yer. Nöbetçi, gözcü, bekçi. Hiçbir boyutu olmayan işaret. Nöbetçi bulunan yer.

Özek : Merkez.

Çizeçli yüzey : Devinen bir doğruyla üretilebilen yüzey.

Değişken : Değişme özelliği gösteren, çok değişen, değişebilir, kararsız, değişici, mütehavvil. Geometride, bir koninin odağından çıkan dikeyin konikle kesiştiği noktaya kadar olan parçanın uzunluğu, parametre. Değişik sayı değerleri alabilen nicelik. Bir istatistik bütünün belli başlı niteliklerini daha basit ve kısa olarak gösterme olanağı veren ölçülebilir büyüklük, parametre. Cebirde bir denklemin katsayılarına giren değişken nicelik, parametre.

Üzerinde : Üstünde. ile ilgili, üzerine.

 

Değişke : Varyant. Her canlıda dış etkilerle ortaya çıkabilen, kalıtımla ilgili olmayan değişiklik, modifikasyon.

Durgan : [Bakınız: değişmez]. Belli bir yorumda bir tek anlam kazanan im ya da imce.

Ulaştı : Siirt ili, Dilektepe nahiyesine bağlı bir yerleşim bölgesi.

Yüzey : Bir cismi uzaydan ayıran dış ve yaygın bölüm, satıh, yüz (II).

Çizeç : Belirli bir ölçeğe göre eş aralıklarla imlenmiş, tahtadan ya da başka bir gereçten düz olarak yapılmış araç.

Ortak : Birlikte iş yapan, ortaklaşa yararlarla birbirlerine bağlı kimselerden her biri, şerik, hissedar, partner. Birden çok kimse veya nesneyi ilgilendiren, onlara özgü olan, onların katılmasıyla oluşan, müşterek. Kuma.

Üzeri : Bir şeyin yukarı, göğe doğru olan yanı. Bazı tamlamalarda zaman bildiren bir söz. Vücut, beden. Artan, geriye kalan bölüm. Bir şeyin dış yüzü, yüzey.

Değiş : Değme işi. Değişim.

Dikme : Dikmek işi. Fidan, yeni dikilmiş fidan. Yük kaldırmakta kullanılan bir direkli maçuna. Bir evde aileyi sürdürecek olan tek çocuk. Dikey olan doğru veya düzlem, amut. Ağaç, direk. Ahşap yapılarda pencere ve kapı yanlarına dikilen direklerden her biri.

İçin : Amacıyla, maksadıyla. Düşüncesince, kendince, göre. Özgü, ayrılmış. Ant deyimleri yapan bir söz. Karşılığında, karşılık olarak. Oranla, göz önünde tutulursa. Uğruna, yoluna. -den dolayı, -den ötürü. Neden ve sonuç belirten bir söz. Hakkında. Süre belirten bir söz.

Erey : Sürekli, sonsuz bir değişmenin en son varacağı yer. Bir f (x) işlevinin x değişkeni bir a değerine yaklaştığı sırada işlevin vardığı sınır değer. X, Y ilingesel uzayları, gönderimi ve bir noktası için, f gönderiminin a noktasındaki yöreler süzgecine göre erey noktası, a. bk. erey noktası.

Ulaş : Sivas iline bağlı ilçelerden biri.

Ayağ : Lâkap. Ayak. Rüşvet. Kadeh. Tas, çanak. Basamak.

Diğer dillerde Özeksel nokta anlamı nedir?

İngilizce'de Özeksel nokta ne demek ? : central point