Üstün bezek nedir, Üstün bezek ne demek

Üstün bezek; Yazın alanında kullanılan bir kelimedir.

Teknik terim anlamı:

Tümce, önerme ve dizelerin bakışık kesimlerini birbiriyle hem uyaklı, hem de ölçülü kılma sanatı Ör. / Ecza-yı beşer calib-i tacil-i fenadır / İpka-yı eser mucib-i tahsil-i bakadır (Namık Kemal).

Üstün bezek anlamı, tanımı

Beze : Yara veya çıban sebebiyle vücudun herhangi bir yerinde oluşan şişkinlik, gudde. Hamur topağı, pazı. Yumurta akı ve pudra şekeri ile yapılmış olan bir çeşit pasta türü

Bezek : Süs, ziynet. Bir eseri süslemeye yarayan motiflerin her biri.

Üstün : Benzerlerine göre daha yüksek bir düzeyde olan, onları geride bırakan. Arap harfli metinlerde bir ünsüzün a, e seslerinden biriyle okunacağını gösteren işaret, fetha. Birine veya bir şeye göre nitelik bakımından daha yüksek, daha elverişli olan, faik.

Birbiri : Karşılıklı olarak bir diğeri.

Bakışık : Bakışımlı olan özdek. Van şehri, Saray belediyesi, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim bölgesi.

Tahsil : Parayı alma, toplama. Öğrenim.

Uyaklı : Uyağı bulunan, kafiyeli, mukaffa.

Birbir : Yabancı olmayan, akraba, yakın. Akraba, yakın.

Ölçülü : Ölçüsü alınmış, ölçülmüş. Dikkatli, düşünerek. Ilımlı. Belli bir ölçüye göre düzenlenmiş olan (manzume, düzyazı), vezinli, mevzun. Belirli bir ölçüde olan. Dar.

 

Önerme : Önermek işi. Kabul edilmesi için öne sürülen düşünce, teklif. Bir savı öne süren veya bir durumu dile getiren cümle, belli bir yorumda belli bir doğruluk değeri kazanan düzgün deyim, kaziye.

Sanat : Bir duygu, tasarı, güzellik vb.nin anlatımında kullanılan yöntemlerin tamamı veya bu anlatım sonucunda ortaya çıkan üstün yaratıcılık. Bir şey yapmada gösterilen ustalık. Bir meslekte uyulması gereken kuralların tümü. Zanaat. Belli bir uygarlığın veya topluluğun anlayış ve zevk ölçülerine uygun olarak yaratılmış anlatım.

Bakış : Bakma işi.

Tacil : Hızlandırma, çabuklaştırma, tezleştirme.

Beşer : İnsanoğlu, insan. Beş sayısının üleştirme sayı sıfatı. Her birine beş, her defasında beşi bir arada.

Tümce : Cümle.

Dizel : Sıkıştırılmış hava içine püskürtülen yakıtla çalışan motor.

Kılma : Kılmak işi.

Namık : Yazıcı, yazar, kâtip.

Kemal : Bilgi ve erdem bakımından olgunluk, yetkinlik, erginlik, eksiksizlik. Eder, tutar.

Kesim : Kesme işi. Pazarlık, anlaşma. Boy bos, endam. Bölüm, parça, kısım, sektör. Hazineye ait herhangi bir gelirin belli bir bedel karşılığı keseneğe verilmesi, mukataa. Kesme zamanı. İşaretlenmiş belli yer. Bölge. Terzinin belli bir ölçü ve örneğe göre kumaşa biçim verme işi, fason.

Diğer dillerde Üstün bezek anlamı nedir?

Osmanlıca Üstün bezek : tersi