Ilımlayıcı nedir, Ilımlayıcı ne demek

Ilımlayıcı; Fiziksel, Fizik, Kimya alanlarında kullanılan bir sözcüktür.

Fiziksel anlamı:

Çekinsel tepkirlerdeki ılıncık sayı erkelerini azaltıp, erke üretimini denetlemeye yarayan özdek.

Fiziksel anlamı:

Ilıncık yavaşlatmada kullanılan grafit, parafin ya da ağırsu gibi özdekler.

Ilımlayıcı anlamı, tanımı

Ilım : İstek ve tutkularda ölçülü davranma erdemi, ölçülülük, itidal. Gün tün eşitliği

Çekinsel tepkir : Çekinsel tepkimelerden ısı, ılıncık ya da değişik yerdeşler üreten aygıt.

Yavaşlatma : Yavaşlatmak işi.

Denetleme : Denetlemek işi. Bir görevin yolunda yürütülüp yürütülmediğini anlamak için yapılmış olan araştırma, denetim, bakı, teftiş, murakabe, kontrol.

Çekinsel : Öğecik çekinini ilgilendiren.

Parafin : Katran, petrol, neft vb. maddelerden çıkarılan, katı, beyaz, yarı saydam, buharı parlak bir alevle yanan, kimyasal etkenlere karşı ilgisiz, katı hidrokarbon, alkan.

Ilıncık : Önelciklerle birlikte çekinleri oluşturan, kıvıl yüksüz, dönüsü 1 /2 olan ana tanecik. Durgun kütlesi sıfır olan ve ışık hızı ile ilerleyen dayanıklı, ılın temel parçacık.

Tepkir : Bir tepkimenin olmasını sağlayan kap ya da aygıt.

Üretim : Belirli faaliyet ve işlemler sonucu yeni bir mal veya hizmet meydana getirme, istihsal, tüketim karşıtı.

 

Grafit : Kurşun kalemi ve bazı araç parçalarının yapımında kullanılan, yumuşak, kolay toz durumuna gelebilen, gri siyah renkli, yapay olarak billurlaşabilen bir tür doğal karbon.

Ya da : Seçeneği, çeşitliliği veya tercihi belirten bir söz.

Çekin : Meşe ağaçlarında olan iri bir çeşit meyve. Bağ çubuklarının açılmak üzere bulunan gözlerini bitten korumak için kullanılan ökse. Omuz. Öğeciğin ağırlığını veren artı yüklü özek taneciği. A kütle numarası, Z öğecik numarası ve çekirdeksel erkesi ile belirlenen bir öğecik çekirdeği ya da belirli bir yerdeşi.

Denet : Denetleme işi, teftiş. Laboratuvar işlemi tamamlanmış bir filmin herhangi bir eksiği olup olmadığını anlamak için dağıtımcıya verilmeden önce incelenmesi.

Erkel : Güçlü, kudretli el sahibi olan kimse.

Yavaş : Hızlı olmayan, ağır, çabuk karşıtı. Alçak, hafif bir biçimde. Yumuşak huylu, yumuşak başlı. Alçak, hafif. Hızlı olmayarak.

Özdek : İş yerlerinde eşya ve malzeme işleriyle ilgilenen bölüm, ayniyat. Kullanılmaya, harcamaya uygun, taşınması kolay eşya, ayniyat. Duyularla algılanabilen, bölünebilen, ağırlığı olan nesne, madde. İnsanın çalışmasıyla bir amaç uğruna biçim verdiği veya yararlandığı doğal cisimler, nesneler.

Tepki : Bir cismin kendini iten veya sıkıştıran başka bir cisme gösterdiği karşı etki, aksülamel, reaksiyon. Herhangi bir etkiye cevap olarak doğan, genel olarak olumsuz söz veya davranış. Karşılık verme.

Paraf : Yalnız adın veya ad ve soyadının baş harfleriyle atılan kısa imza.

Dene : Tane: Bahçeye beş dene kuzu girdi. Tahıl. Kabuğu dövülerek soyulmuş buğday, aşlık. Tane. Tane, adet. Buğday ve benzerleri mahsulün tanesi. Defa. Dokuma tezgâhında çalışan kadınlara armağan olarak gönderilen kuruyemiş ve şekerleme. (Yenikent Aksaray Niğde). Tane, habbe.

 

Ilın : Kıvıl yükü olmayan. Ekşit ya da baz olmayan. Artı ve eksi yükü olmayan, yansız.

Diğer dillerde Ilımlayıcı anlamı nedir?

İngilizce'de Ilımlayıcı ne demek ? : moderator