Inning türkçesi Inning nedir

Inning ile ilgili cümleler

English: A good beginning makes a good ending.
Turkish: İyi başlayan iyi biter.

English: A capital letter is used at the beginning of a sentence.
Turkish: Büyük harf bir cümlenin başında kullanılır.

English: He hit a home run in the first inning.
Turkish: İlk atışta tur vuruşunu yaptı.

English: A big spider was spinning a web.
Turkish: Büyük bir örümcek bir ağ örüyordu.

English: "Are you still dating Tom?" "No, we broke up at the beginning of last month."
Turkish: "Tom'la hala çıkıyor musunuz?" "Hayır, geçen ayın başında ayrıldık."

Inning ingilizcede ne demek, Inning nerede nasıl kullanılır?

Innings : Şans. Vuruş sırası. Atış. Sıra. Nöbet. Eşit şans. Kısmet. Kriket bir takımdaki on oyuncunun oyun dışı edilinceye kadar vuruş sıraları.

At the beginning : Başlarda. Başlangıçta.

Award winning : Ödüllü.

Beginning : İlk adım. İptida. Neşet. Başlama. Milad. Esas. Köken. Başlangıç çekidi. Menşe. Başlangıç noktası.

Beginning actor : Kariyerine yeni başlayan aktör. Acemi aktör. Yeni başlayan oyuncu.

Beginning of the end : Felaket sonuçlar doğuracak bir sürecin başlangıcı. Sonun başlangıcı. Düşüşün başlangıcı. Çöküşün başlangıcı.

 

Beginning date : Bulgu ya da markanın koruma süresinin başladığı tarih. Başlangıç tarihi. Başlama tarihi.

Beginning of month : Ayın başı. Aybaşı.

Beginning inventory : Açılış envanteri. Bir muhasebe döneminin sonunda alınan envanter. Açılış stoku.

Beginning of period : Dönem başı. Sayışım döneminin ilk günü, sayışmanlık yazdıklarında sayışımların açıldığı gün.

İngilizce Inning Türkçe anlamı, Inning eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Inning ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Destiny : Alın yazısı. Talih. Çarkıfelek. Felek. Nasip. Yazgı. Kader. Yazı.

Benches : Hakim kürsüsü. Baro. Bank. Tezgah. Kürsü. Yargıçlık.

Chance : İhtimal. Olayların özünde yer almayıp, başka olayların belli bir olay üzerindeki etkisinde yer alan ve ortaya çıkabileceği gibi çıkmıyada bilen özellik. Talih. Tesadüfi. Tesadüfen olmak. Rastlantı. Riske girmek. Olasılık. Şans eseri olmak. Fırsat.

Files : Dosyalar. Eğe. Dosya. Dosya sayısı. Klasör. Törpü. İle ilgili dosyalar.

Cue : Sıraya girmek. İsteka. İpucu. Yapım imleri. Başlama işareti. Alıcı ışığı. Sufle etmek. İşaret. Son söz. Fikir.

 

Fluke : Yassı balık. Beklenmedik talih. Talih eseri bir raslantı. Zıpkın ucu. Sondaj kepçesi. Ok damağı. Kelebek. Şans eseri. Balina kuyruğu.

Part : Kısım. Parça. Görev. Rol. Bir filmde birkaç ayrımdan oluşan, konunun ana parçalarından birini ortaya koyan bölük. Kısmi. Ayrılmak. Yan. Bölüm. Taraf.

Play : Oynatmak. Çalmak. Tutmak ( ye). Rol almak. Bir tiyatro sanatçısının sahnedeki oyunu. oynanmak üzere yazılmış tiyatro yapıtı. Oyun. Turneye çıkmak. Çalmak (müzik terimi). Piyes. Canlandırmak (tiyatro terimi).

Bench : Tezgah. Yargıçlık. Yargıç. Eğitim, jimnastik, madencilik alanlarında kullanılır. İş masası. Kürsü. Yargıç kürsüsü. Yedek kulübesi. Basamak. Yargıçlar kurulu.

Pulsating : Nabiz atışı. Pals. İşaretle atım. Çarpan. Atımlı. Sarsmalı. Titreşen. Titreşimli. Nabız atışına benzeyen.

Inning synonyms : playing period, array, top of the inning, period of play, bottom of the inning, foreordaining, foreordainments, firing, foreordainment, contingence, fate, fortunes, foreordain, flukes, good fortune, projections, alignments, division, arraying, casting, chanced, firings, cuing, catena, innings, arrangement, fluky, section, chucks, bout, break, foreordains, sentry.

Inning zıt anlamlı kelimeler, Inning kelime anlamı

Top : Birinci olmak. Üst. Üst kısmını koparmak (bitkinin). Kapamak. Geçmek. Üstünden geçmek (bir yerin). Alt etmek. Aşmak. (ağaç) tepesini kesmek.

Bottom : Dipteki. Dip koymak. Alttaki. Temeline inmek. Bir temel üzerine yerleştirmek. Değmek. Alt. Dibe ulaşmak. Dibe dokunmak. Ulaşmak.

Inning ingilizce tanımı, definition of Inning

Inning kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : Harvesting. Ingathering.