Islıkcı nedir, Islıkcı ne demek

Yerel Türkçe'deki anlamı:

Beyaz kanatlı, kırmızı başlı, bacaklarında siyah lekeler olan bir çeşit yabani ördek.

Islıkcı anlamı, tanımı

Islık : Dudakların büzülerek veya parmağın dil üzerine getirilmesiyle çıkarılan ince ve tiz ses. Bir şeyin çıkardığı ince ve tiz ses

Kanatlı : Kanadı olan.

Kırmızı : Al, kızıl renk. Bu renkte olan.

Kırmız : Kırmız böceğinden çıkarılan parlak al boya, çiçek boyası.

Yabani : Doğada yaşayan, evcil olmayan (hayvan), evcil karşıtı. Doğada kendiliğinden yetişen (bitki). Görgüsü olmayan, kaba ve hoyrat (kimse).

Kırmı : Kene.

Başlı : Başı olan.

Siyah : Kara, ak, beyaz karşıtı. Bu renkte olan. Baskıda başka harflerden daha kalın görünen harf türü.

Ördek : Perde ayaklılardan, evcil ve yabani türleri bulunan su kuşu, badi, badik (Anas). Hile ile para sızdırılacak kimse, enayi. Yataktan kalkamayacak durumdaki erkek hastaların içine idrarlarını yaptıkları kap, lazımlık, oturak. Otobüs ve minibüs sürücülerinin yollardan aldıkları biletsiz yolcular için kullandıkları bir söz.

Bacak : Vücudun kasıktan tabana kadar olan bölümü. Bazı şeylerin yerden yüksekçe durmasını sağlayan dayak, destek veya bunlardan her biri, ayak. Hayvanlarda yürümeye veya atlamaya yarayan organ. İskambil kâğıtlarında genç erkek resimli kâğıt, oğlan, vale.

 

Beyaz : Ak, kara, siyah karşıtı. Baskıda normal karalıkta görünen harf türü. Bu renkte olan. Beyaz ırktan olan kimse. Beyaz zehir.

Yaban : İnsan yaşamayan ıssız yer. Yabancı, el, yerli halktan olmayan kimse. Vahşi olan, evcil olmayan canlı. Aile ocağından uzak olan yer. Kendi kendine yetişen bitki. Issız.

Çeşit : Aynı türden olan şeylerin bazı özelliklerle ayrılan öbeklerinden her biri, tür, nev. Türlü. Canlıların bölümlenmesinde, bireylerden oluşan, türden daha küçük birlik.

Kanat : Kuşlarda ve böceklerde uçmayı sağlayan organ. Fırıldak biçiminde olan şeylerde kol. Meclis, parti vb. topluluklarda düşünce yönünden özellik gösteren taraflardan her biri. Balıklarda yüzgeç. Angıç. Yan, taraf. Futbol, hentbol vb. takım oyunlarında hücum hattının sağ ve sol bölümü. Bir uçağın havada durmasını sağlayan taşıyıcı aerodinamik güçlerin etkilediği yatay yüzey. Kapı, pencere, dolap gibi dikine açılıp kapanan şeylerin kapağı. Savaş düzenindeki ordunun iki yanından her biri, cenah.

Örde : Rüşvet.

Beya : Bayağı.

Olan : Oğlan. Oğlan, erkek çocuk. Vakia, olan. Oğul, evlat.

Leke : Kirliliği gösteren iz. Güneş, ay, yıldız veya herhangi bir gezegenin parlak yüzeyinde görülen karanlık bölüm. Yüz kızartacak durum, namussuzluk, kara, şaibe. Bir yüzeyde türlü sebepler dolayısıyla oluşan farklı renk. Vücudun herhangi bir yerinde oluşan değişik renk.

Kana : Geminin çektiği suyu göstermek için baş ve kıç bodoslamaları üzerine konulan işaretler.

Yaba : Harman savurmakta kullanılan, çatal biçiminde, tahtadan tarım aracı.

Diğer dillerde Islık sesi anlamı nedir?

İngilizce'de Islık sesi ne demek ? : whistle sound