Şimşire nedir, Şimşire ne demek

Yerel Türkçe'deki anlamı:

1.Çulhaların mekik yerine kullandıkları iplik sarılı ince uzun tahta. 2.Gergefte yan ağaçlar. 3.Kolan dokurken, genişliğine atılan hazılları sıkıştırmak için vurulan ağaç. 4.Mekiğe yol açan 120 cm. boyunda 0,5 cm. eninde tahta.

Yorgan kıyısı.

Şimşire tanımı, anlamı

Şimşir : Şimşirgillerden, yaprakları her mevsimde yeşil kalan, taşlık, çorak bölgelerde kendiliğinden yetişen veya bahçelerde süs bitkisi olarak yetiştirilen, odunu sarımsı renkli ve çok sert olan bir ağaççık (Buxus sempervirens). Bu keresteden yapılan. Bu ağaççığın sert, düzgün sarı renkte kerestesi

Sıkıştırmak : Bir şeyi dar bir yere zorla sığdırmak, tıkmak. Bir nesneyi sıkıca duracak biçimde bir yere koymak, yerleştirmek veya orada tutmak. Gevşek veya seyrek olan şeyleri birbirine yaklaştırarak sıkı duruma getirmek. Sarkıntılık etmek. Kaçmayacak biçimde çembere almak, kıstırmak. Bir şeyin sıkışmasına, kısılmasına, ezilmesine sebep olmak. Ansızın, gizlice ve karşısındakinin isteyip istemediğine bakmadan bir şeyi vermek, tutuşturmak. Zorlamak.

Sıkıştırma : Sıkıştırmak işi.

Yerine : Bir şeyin veya bir kimsenin yerini almak üzere. Başkasının adına. Alegori.

Sarılı : Üstünde sarı renk bulunan. Sarılmış olan.

 

Atılan : Çavlan, şelâle. Çağlayan, şelale.

Yorgan : Yatakta örtünmeye yarayan, içi pamuk, yün vb. şeylerle doldurularak dikilmiş geniş örtü.

Mekik : El veya otomatik dokuma tezgâhlarında atkı veya argaç denilen ve enine olan iplikleri, uzunlamasına olan arışların arasından geçirmeye yarayan masuralı araç. Oya yapmakta kullanılan, kemik, ağaç veya plastikten, iki ucu sivri, arasından iplik geçecek bir yarığı bulunan küçük araç. Uzay gemisi. Genellikle karın kaslarının güçlendirilmesi için yapılmış olan beden hareketi.

Tahta : Çeşitli işlerde kullanılmak üzere düz, enlice, uzun ve az kalın biçimde işlenmiş ağaç parçası. Bu ağaçtan yapılmış. Çimlenen tohumlar için bahçede hazırlanan uzun tarh. Bu malzemeden oluşmuş yüzey, döşeme, ağaç. Sebze bahçelerinde ayrılan küçük yer. Kara tahta.

Yorga : Biniciyi sarsmayan at yürüyüşlerinden biri.

Dokur : Gaziantep şehri, Burç nahiyesine bağlı bir yerleşim yeri.

Sıkış : Toplu, tıkız, şişman.

Boyun : Gövdenin başla omuz arasında kalan bölgesi. Testi, şişe, güğüm gibi kaplarda dar olan üst kısım. Dağ sırtlarında geçmeye elverişli alçak yer.

Geniş : Eni çok olan, enli, vâsi. Çok. Kolay kolay tasalanmayan, hoşgörülü, rahat. Bol (elbise). Kapsamı büyük, dar sınırlar içinde kalmayan, yaygın, makro. Alanı büyük olan, makro, dar karşıtı.

İplik : Pamuk, keten, yün, ipek, naylon vb. dokuma maddelerinin uzun, ince liflerinden her biri. Bu liflerin birlikte bükülmüş ve çekilmiş durumu. Fasulye, bakla vb. sebzelerin veya bazı meyvelerin lifi.

Yeri : Yürü. Utanmaz: Yêriliğin cezasını çekti.

Enin : Alçak yer.

Meki : Mısır bitkisi ve tanesi.

Vuru : Kalbin, gevşeyip kasılmasından ileri gelen atım hareketi.

Geni : Sözünün eri, mert kişi. Gani. Geri.

Diğer dillerde Şimşir ağacıgiller anlamı nedir?

İngilizce'de Şimşir ağacıgiller ne demek ? : box family