Ağ tabaka nedir, Ağ tabaka ne demek

Ağ tabaka; bir anatomi terimidir.

  • Göz yuvarlarının iç yüzeyinde görme sinirinin yayılması ile beliren, ışığa duyarlı, ağımsı bölüm, retina

Biyoloji'deki anlamı:

Göz yuvarının en içte bulunan ışığa duyarlı tabakası. Biri göz yuvarının gerisini çevreleyen, ışık alıcı hücreler (koni ve çomak hücreleri) ve nöronları kapsayan, daha içte olan diğeri melanin taneciklerini kapsayan pigmentli çift kat epitel astardan oluşan tabaka. Retina.

Su ürünleri alanındaki kelime anlamı:

Gözde en iç kısımda bulunan, ışığa duyarlı hücrelerin, duyu sinirlerinin ve pigmentlerin bulunduğu, çift katlı tabaka, retina.

Veterinerlik alanındaki anlamları:

Göz yuvarlağının en içteki görmede işlev gören ve dıştan içe doğru; pigmentli epitel kat, çubuk ve koni biçimli hücreler kat, dış sınırlayıcı zar, dış çekirdekler kat, dış pleksiform kat, gangliyon hücreleri, optik sinir uzantıları kat ve sınırlayıcı zar katlarından oluşan, tunika interna bulbi adı da verilen sinirsel tabakası, retina.

İngilizce'de Ağ tabaka ne demek? Ağ tabaka ingilizcesi nedir?:

retina

Ağ tabaka hakkında bilgiler

Retina ya da ağkatman, görmeyi sağlayan ışığa ve renge duyarlı hücrelerin bulunduğu göz tabakasıdır. Retina, göz küremizin iç yüzeyini kaplar, ince yarı saydam ve hafif pembe-kırmızı renkli bir zardır. Retina, göz küresi boşluğuna bakan iç kısımda duyusal (nörosensoriyel) tabaka ve dışa doğru kısımda pigmentli tabakadan oluşan iki katmanlı bir yapıdır. Retina, latince ağ anlamına gelen "rete" kelimesinden türemiştir, Türkçe karşılığı da ağ tabakadır, içerisindeki kan damarlarının görülebilir ağsı yapısı nedeni ile bu ismi almıştır.

 

Göz organı, beynin bir uzantısı olarak gelişir. İlkel retina hücreleri santral sinir sistemini oluşturacak olan nöral tüpün kapanmasından önce göz organı nöral tüpün ön kısmında henüz bir çukurcuk şeklinde iken bile vardır. Bu aşamada retina beyine bir sapla bağlı küçük bir küre olarak düşünülebilir. Daha sonra bu kürenin içe doğru çökmesi ile kürenin ön tarafında kürenin içe bakan tarafı ile kürenin arka kısmındaki hücrelere yakınlaşır. Bu durum içi boş kil bir topağın parmakla çökertilmesine benzetilebilir. Ön kutup hücreleri duyusal retinayı, arka kutup hücreleri ise retina pigment epitelini oluşturmak için ayrımlaşır. Ön kısımda kalan hücreler ayrımlaşarak yedinci hafta içinde duyusal retinanın katmanlarını oluşturmaya başlar. Onuncu onikinci haftalar arasında retinanın iç ve dış katmanları belirginleşmeye başlar, makulanın gelişimi altıncı ayda başlar.

Retina göz dibine oftalmoskopla bakıldığında görülebilir. Optik sinirin göz küresini elekli bir delik sisteminden geçerek çıktığı nokta papilla'dır, aynı bölge optik disk, optik sinir başı olarak da adlandırılır. Optik sinir başı, retinanın merkezinde yer alır, burada fotoreseptör hücreler olmadığı için bu noktaya düşen ışık algılanamaz ve görme alanındaki izdüşümü "kör nokta" olarak anılır. Optik sinir başı boyutları kişiden kişiye değişkenlik gösterse de yaklaşık 3 mm² çapındadır. Şakağa doğru olan temporal kısmında makula yer alır, makula yaklaşık 5-6 mm çapındadır, merkezinde sarı nokta olarak da adlandırılan fovea yer alır. Foveada koniler yoğundur ve burası keskin görmemizi sağlar. İnsanlar ve primatlarda bir tane fovea vardır, ancak şahin gibi bazı kuşlarda iki tane fovea vardır, kedi ve köpeklerde ise fovea yerine bu işlevi üstlenen bant şeklinde anatomik bir alan bulunur.

 

Makula dışında kalan alan çevresel (periferik) retina olarak adlandırılır. Retina iris köküne yaklaşık 5-6 mm geride ora serrata denilen alanda sonlanır.

Ağ tabaka kısaca anlamı, tanımı:

Yüzey : Bir cismi uzaydan ayıran dış ve yaygın bölüm, satıh, yüz.

Görme : Görmek işi, rüyet.

Duyarlı : Dış etkenlere karşı duyarlığı olan, duygun, hassas.

Retina : Ağ tabaka.

Tabaka : Derece. Katman. Katman. Baskı ve yazıda kullanılan, değişik boyutlarda kesilmiş kâğıt. Cepte taşınan tütün veya sigara kutusu.

Tabak : Bu kabın alacağı miktarda olan. Yiyecek koymaya yarar, az derin ve yayvan kap. Sepici.

Yuvar : Organizmadaki kan, lenf, süt vb. sıvılarda bulunan, genellikle yuvarlak veya oval küçük cisim. Yer yuvarlağı gibi düzgün olmayan küresel biçim.

Yayılma : Yayılmak işi, intişar. Işığın, bir kaynaktan çıkarak doğru çizgiler durumunda türlü yönlere dağılması. Dağınık savaş düzeni. Organizmanın herhangi bir noktasında bulunan bir hastalığın veya kötü huylu urun organizmanın başka bir yerine sıçraması, metastaz.

Bölüm : Bir kuruluşun yönetim birimlerinden her biri, departman, seksiyon. Çağ, devir. Bölme işlemi sonunda elde edilen sayı. Bir bütünü oluşturan parçaların her biri, kısım. Bir okul veya üniversitenin herhangi bir bilim ve uzmanlık dalında eğitim sağlayan birimlerinden her biri, departman. Canlıların bölümlenmesinde filumların bir araya gelmesiyle oluşan birlik.

Hücre : Tutukluların veya hükümlülerin yalnız olarak kapatıldıkları küçük oda. Küçük oda. İnce bir zar içindeki protoplazma ve çekirdekten oluşmuş, bir organizmanın yapı ve görev bakımlarından en küçük birimi, göze. Siyasi bir inançla gizli olarak çalışan bir örgütün genellikle aynı yerde çalışanlarının oluşturduğu topluluk.

İnce : Düşünce, duygu veya davranış bakımından insanın sevgi ve saygısını kazanan, zarif, kaba karşıtı. Ayrıntılı. Kendi cinsinden olanlara göre dar ve kalınlığı az olan, kalın karşıtı. Taneleri ufak, iri karşıtı. Aşırı özen gerektiren, kaba karşıtı. İyiden iyiye, enikonu, ayrıntılı. Zayıf. Akışkanlığı çok olan, yoğun ve koyu olmayan (sıvılar). Hafif, gücü az. Tiz (ses), pes karşıtı.

Saydam : İçinden ışığın geçmesine ve arkasındaki şeylerin görülmesine engel olmayan (cisim), şeffaf, transparan. Üzerindeki resim ve şekilleri beyaz bir zemin üzerine yansıtmak amacıyla tepegöze konan şeffaf, ışığı geçiren kâğıt veya madde, slayt. Açık seçik, belirgin. Sayısal ortamda hazırlanmış, yansıtım aygıtında kullanılmaya özgü pozitif görüntü, slayt, diyapozitif. Asetat.

Hafif : Ağırbaşlı olmayan, ciddi olmayan, hoppa. Kalınlığı veya yoğunluğu az olan. Miktarı az, sindirimi kolay (yiyecek). Etkisi az olan, sert karşıtı. Sıkıntısız, ferah, rahat olarak. Tartıda ağırlığı az gelen, yeğni, ağır karşıtı. Önemli olmayan. Çok dik olmayan (sırt, yokuş). Güç veya yorucu olmayan, kolay. Gücü az olan, belli belirsiz.

Diğer dillerde Ağ tabaka anlamı nedir?

Almanca'da Ağ tabaka : n. Netzhaut