Acipenseriformes nedir, Acipenseriformes ne demek

Acipenseriformes; Biyoloji alanında kullanılan bir kelimedir.

Biyoloji'deki anlamı:

[Bakınız: Mersin balıkları].

Teknik terim anlamı:

Mersin balıkları.

Acipenseriformes hakkında bilgiler

Acipenseriformes, kemikli balıklara ait, 2 familyası haricinde birçok nesli tükenmiş familyayı kapsayan bir balık takımı. Bu balıkların iskeletleri tamamen kemikleşmemiştir. Fosil olarak tebeşir çağından kalma kalıntıları bulunmaktadır. Bütün türleri nesli tükenme tehlikesi ile karşı karşıya bulunmaktadır, ve çoğunun hatta (en azından) yöresel olarak nesli çoktan tükenmiştir. Chondrosteidae ve Errolichthyidae familyalarının nesilleri çoktan tükenmiştir.

Acipenseriformes kısaca anlamı, tanımı

Kemikli balıklar : Balıklar sınıfından, iskeletleri kıkırdak durumunda kalmayıp kemikleşmiş olan balıklar takımı

Mersin balıkları : Mersin balığıgiller familyasını içine alan balıklar takımı.

Karşı karşıya : Yüz yüze.

Chondrostei : [Bakınız: kıkırdaklı kemikli balıklar]. Kıkırdaklı kemikli balıklar. [Bakınız: Mersin-balıkları].

Kemikleşme : Kemikleşmek işi. Kemik dokusunun intramembranöz ya da endokondral olarak meydana gelmesi. Osifikasyon. Kemik dokusunun intramembranöz veya endokondriyal olarak meydana gelmesi, osifikasyon. Osifikasyo perikondriyalis adı verilen intramembranöz ve osifikasyo endokondriyalis adı verilen endokondral yolla kemik dokusu yapımı, ossifikasyon. Dokularda kronik kıkırdak doku yangılarındaki gibi kalsiyum tuzları birikmesi nedeniyle sertleşerek kemik dokusu niteliği kazanma. (karşılık: ossifikasyon), Kemik meydana gelmesi; bağ ve özellikle kıkırdak dokusunun kemişleşme merkezlerinde başlayan ve osteoblastlar araciyle tamamlanan olay.

 

En azından : En azı ile, hiç olmazsa.

Kalıntılar : Öneli gelmiş ve bitmiş olduğu halde ödenmemiş olan borç artıkları.

Bulunmak : Bulma işine konu olmak. Bir yerde olmak. Herhangi bir durumda olmak.

Balıklar : Asalak yassı solucanların arakonakçısı olarak adı geçen soğuk kanlı omurgalılar sınıfı. Omurgalı hayvanlardan, deniz ve tatlı sularda yaşayan, yüzgeçleri ile hareket eden kemikli ya da kıkırdaklı olan, soğukkanlı, suda erimiş oksijeni solungaçları ile soluyan, genellikle yüzme keseleri bulunan, ayrı eşeyli, yumurtlayan, çoğunlukla pullu, mekik biçiminde, yüzmeye elverişli vücutları olan, bazı sınıflandırmalara göre üst sınıf, bazılarına göre ise bir sınıf. (Pisces), Omurgalılar (Vertabrata) dalının kıkırdaklı ve kemikli balıkları içine alan ikinci sınıfı. Soğuk kanlıdırlar. Tamamiyle suda yaşarlar ve suda erimiş oksijeni solungaçları araciyle solunurlar. Ayakları yüzgeç biçiminde gelişmiştir. Vücut genel olarak uzunca ve iki uca doğru sivrilmiş durumda olup üzeri pullarla örtülü ya da çıplaktır. Sonda geniş bir kuyruk yüzgeci bulunur. Genel olarak yüzme keseleri vardır. Ayrı eşeylidirler. Yumurtlarlar. Yumurtalar çok sayıda suya bırakılır ve sonra döllenir (dış döllenme). Birkaç cinsi doğurur. Hareket vücut dalgalanması ya da kuyruk yüzgeci ile sağlanır. Bugün en modern hayvan sınıflandırılmalarında gerçek balıklar tükel-ağızlılar (Teleostomi) adı altında toplanır ve diğer balıklar başka gruplara sokulurlar. Sillur devrinden beri yaşamaktadırlar. Keski-solungaçlılar (Elasmobranchii) ve tükel-ağızlılar (Teleostomi) olmak üzere iki alt-sınıfa ayrılırlar. Samsun şehrinde, Bafra ilçesi, merkez bucağına bağlı bir yerleşim bölgesi. Bir takımyıldızın ve bir burcun adı; Balıklar takımyıldızı, Balıklar burcu.

 

Kemikli : Kemiği olan. Çok zayıf, sıska. Kemikleri iyi gelişmiş.

Tamamen : Bütün olarak, büsbütün, baştan sona.

Tükenme : Tükenmek işi.

Yöresel : Belli bir yöre ile ilgili, yerel, mahallî, mevzii, lokal. Belli bir yöreye özgü.

İskelet : İnsan ve hayvan bedeninin kemik çatısı, teşrih. Kuru, çıplak. Bir şeyi oluşturan temel çatı. Yumuşak bölümleri dökülmüş, ölü bir vücudun kemiklerinin bütünü. Bir eserin genel planı. Çok zayıf.

Tehlike : Büyük zarar veya yok olmaya yol açabilecek durum, muhatara. Gerçekleşme ihtimali bulunan fakat istenmeyen sakıncalı durum.

Tebeşir : Toz zerreciklerinden oluşan, çizdiği yerde iz bırakan, beyaz veya açık renkte kireçli kaya. Bu maddeden yapılan, kara tahta, duvar vb. yüzeylere yazı yazmak için kullanılan, beyaz veya renkli çubuk.

Kalıntı : Artıp kalan şey, bakiye. İz, işaret. Bir toplum, kültür, uygarlık vb.nden artakalan şey. Eski çağlardan kalmış şehir veya yapı, ören, harabe.

Familya : Aile. Karı, eş. Birçok ortak özelliği sebebiyle bir araya getirilen cinslerin topluluğu, fasile.

Bulunma : Bulunmak işi.

Birçok : Oldukça çok, sayısı belirsiz, bir hayli, müteaddit.

Diğer dillerde Acil soğutma sistemi anlamı nedir?

İngilizce'de Acil soğutma sistemi ne demek ? : emergency cooling system