Adventisyal plasentasyon nedir, Adventisyal plasentasyon ne demek

Adventisyal plasentasyon; Veteriner alanında kullanılan bir sözcüktür.

Veterinerlikte sözlük anlamı:

Karunküller ve kotilodonlar dışında kalan alanlarda da yavru zarlarının gelişmesi. Geviş getirenlerde döl yatağı yangısı, travmatik olaylar veya doğuştan karunküllerin sayıca az olması gibi nedenlerden kaynaklanır.

Adventisyal plasentasyon anlamı, tanımı

Adventisya : Özofagusun, idrar kesesinin ve kan damarlarının dış bağ dokusu tabakası. Özefagusun, idrar kesesinin ve kan damarlarının dış kısmındaki bağ dokusu. Organ, kan damarı veya diğer yapıların en dışını saran bağ doku tabakası

Plasentasyon : Plasentanın biçimlenme süreci.

Plase : At yarışlarındaki müşterek bahislerde, sekiz atın katıldığı yarışlarda ilk üç, dört atın katıldığı yarışlarda ise ilk iki dereceyi kazanacak atın bilinmesi biçiminde oynanan oyun. Voleybol, tenis, masa tenisi vb. oyunlarda topu yumuşak bir vuruşla rakip alandaki bir boşluğa indirme. Futbolda topu yumuşak bir vuruşla havadan istenilen yere gönderme. Basketbolda çembere doğru uzanarak topu yavaşça sepete bırakma.

Plasenta : Döl eşi.

Geviş getirenler : Çift parmaklı hayvanların, sindirim organları geviş getirmeye uygun olan alt takımı.

Yavru zarları : Etene.

 

Geviş getiren : Mideleri dört bölmeden oluşan, selülozu sindirebilen, sığır, koyun, keçi, geyik, deve gibi hayvanlar, ruminant, gevişen.

Döl yatağı : Memelilerde dölün ana karnındayken içinde bulunduğu organ, ana rahmi, rahim, karın, meşime, uterus.

Travmatik : Travmayla ilgili. Travmaya yol açan. Yara oluşumuna neden olan.

Doğuştan : Yaradılıştan. Kişinin doğduğu andan beri var olan, doğuşla birlikte gelen, fıtri.

Karunkül : Karunkula.

Gelişme : Gelişmek işi, inkişaf, neşvünema, tekâmül, evolüsyon. Olan biten şey. Yazılarda giriş bölümlerinden sonra konunun türlü yönlerden açılıp genişlediği, zenginleştiği, olgunlaştığı bölüm.

Kaynak : Bir suyun çıktığı yer, kaynarca, pınar, memba, göz. Araştırma ve incelemede yararlanılan belge, referans. Sırayı beklemeden başkalarının hakkını alarak mevcut sıranın ön taraflarına girme işi. İki metal veya yapay parçayı ısıl yolla birleştirme yöntemi, kaynaştırıp yapıştırma işi. Gelir, kazanç, sağlık vb.ni sağlayıcı öge. Herhangi bir enerjinin oluşup çevreye yayıldığı yer. Herhangi bir bilim dalında yazılmış olan yazı veya eserlerin bütünü, literatür. Bir şeyin çıktığı yer, menşe.

Sayıca : Sayı bakımından, adetçe, adedî.

Travma : Sarsıntı. Bir doku veya organın yapısını, biçimini bozan ve dıştan mekanik bir tepki sonucu oluşan yerel yara, örselenme.

Kayna : Kayığın iki yanında bulunan ve kıyıya çekmek için ip takılacak çıkıntılar. Şişe.

Geliş : Gelme işi.

Doğuş : Doğma işi.

Yavru : Yeni doğmuş hayvan ya da insan. Bir şeyin küçüğü. Çocuk, evlat. Güzel, alımlı genç kız.

Neden : Bir olayı doğuran başka bir olayı sormak için kullanılan bir söz; niçin. Bir varlığı veya olayı etkileyen, oluşturan, doğuran şey, sebep, illet. Bir olayı ve durumu gerektiren, doğuran başka olay veya durum, sebep.

Diğer dillerde Adventisyal plasentasyon anlamı nedir?

İngilizce'de Adventisyal plasentasyon ne demek ? : adventitial placentation