Afağan nedir, Afağan ne demek
Yerel Türkçe'deki anlamı:
[Bakınız: afakan].
Yürek oynaması, çarpıntı, helecan, tasa, iç sıkıntısı, hafakan.
Nefesi kesen sürekli öksürük.
Arapça kökenli hafakan: hafakan. afağannar basmak: canı sıkılmak; yerinde duramamak.
Afağan kısaca anlamı, tanımı
Yürek oynaması : Yürek çarpıntısı. [Bakınız: yürek atması]. Aşırı korku. Kalp çarpıntısı, hafakan
Duramamak : Barınamamak.
Çarpıntı : Kalbin hızlı ve sık vurması.
Sıkılmak : Sıkma işi yapılmak. Sıkıntıya düşmek. Utanıp çekinmek. Can sıkıntısı duymak.
Sıkılma : Sıkılma işi. Utanma ve çekinme duygusu, hicap.
Sürekli : Kesintisiz olarak süren, kalıcı, devamlı, baki, daimî. Yumuşak. Uzun süreli olarak, daima.
Yerinde : İyi, yeterli. Zamanı, yeri uygun düşerek, gerektiği biçimde. Durumunda.
Öksürük : Ciğerlerdeki havanın, solunum organlarının kasılması ve zorlanmasıyla ağızdan gürültü ile çıkması. Üşütme gibi bir sebeple ortaya çıkan göğüs hastalığı.
Sıkıntı : İşsizlik, tekdüzelik, bezginlik vb. sebeplerden doğan ruhsal yorgunluk, cefa, eziyet. Bir bozukluğun, karışıklığın sebep olduğu etkili ve sürekli yorgunluk, mihnet. Bulunmama durumu. Yokluk ve parasızlığın yol açtığı geçim darlığı. Sorun, mesele, sendrom, problem.
Kökenli : Asıllı. Belli bir kaynaktan çıkmış olan, bir kaynağa dayanan.
Hafakan : Sıkıntı, çarpıntı, afakan.
Helecan : Kalp çarpıntısı, çırpıntı.
Afakan : Hafakan. Yürek oynaması, çarpıntı, helecan, tasa, iç sıkıntısı, hafakan. Öfke, sinir. Nefesi kesen sürekli öksürük. Yürek çarpıntısı, coşku.
Basmak : Vücudun ağırlığını verecek bir biçimde ayak tabanını bir yere veya bir şeyin üzerine koymak. Bir şeyi, üzerine kuvvet vererek itmek. Basınç yaparak sıvı ve gazları itmek. Sıkıştırarak yerleştirmek. Kümes hayvanları kuluçkaya yatmak. Bir kimse bir yaşa girmek. Örtmek, bürümek, kaplamak. Bir şey üzerinde kalıp, mühür vb.yle iz yapmak. Uygunsuz vaziyette yakalamak. Baskın yapmak. Bası işi yapmak, tabetmek. Küçük çocuklar ayakta durabilmek. Duman, sis vb. çevreyi kaplamak, çökmek. Bir şeyin etkisinde kalıp eziklik, üzüntü ve ağırlık duymak.
Oynama : Oynamak işi.
Arapça : Sami dilleri ailesine giren ve Arap ülkelerinde kullanılan dil, Arabi. Bu dille yazılmış olan.
Çarpı : Kaba sıva, çarpma sıva. Birbiriyle çarpılan iki sayı arasına konulan işaret: "a x b" veya "a . b", "a çarpı b" diye okunur.
Sürek : Süren, devam eden zaman. Satmak için pazara götürülen hayvan sürüsü. Hızlı süren, hızlı giden.
Kesen : Kesme işini yapan. Bir şekli özellikle bir üçgenin kenarlarını kesen doğru.
Yürek : Kalp. Mide, karın, iç. Kupa. Bir kimsenin ruhsal yönü, gönül. Acıma duygusu. Herhangi bir şeyden çekinmeme, korkmama, yüreklilik, korkusuzluk, cesaret.
Diğer dillerde Aet türkiye karma parlamento komisyonu anlamı nedir?
İngilizce'de Aet türkiye karma parlamento komisyonu ne demek ? : eec-turkey joint parliamentary committee

Bu kısımda Afağan nedir? Afağan ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik bir biçimde hemen sorabilir, daha sonra kısaca Afağan tanımı, açılımı, kelime anlamı hakkında ansiklopedik bilgi verebilir veya dilerseniz Afağan hakkında sözler yazılar ile ingilizce veya almanca sözlük anlamı paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.