Akyele nedir, Akyele ne demek

Akyele; Yerleşim Merkezi olarak kullanılan bir sözcüktür.

Gezilecek Görülecek bir yer olarak anlamı:

Ağrı şehri, Tutak belediyesi, merkez bucağına bağlı bir yerleşim yeri.

Akyele hakkında bilgiler

Akyele, Ağrı ilinin Tutak ilçesine bağlı bir köydür. Karapapak terekeme köyüdür..diğer adı mollaşemdin'dir TÜRK kültür gelenek ve görenekleri yaşanmaktadır. Ağrı iline 49 Km., Tutak ilçesine 9 Km. uzaklıktadır.

Akyele tanımı, anlamı

Akyel : Kuzey batıdan esen yel. Lodos, güneyden esen yel. Batıdan esen yel. Doğudan esen yel. [Bakınız: akça rüzgar]. Kuzeyden esen, dondurucu, soğuk yel: Akyel esti esti, dananın, eşeğin kökünü kesti. Poyraz, kuzey doğudan esen yel. Lodos. Güneyden esen rüzgâr, lodos

Yerleşim yeri : Bir toplumsal kümenin ya da daha kalabalık bir nüfus topluluğunun, yaşamak ve ekonomik etkinliklerini sürdürebilmek amacıyla seçip yerleştikleri kent, kasaba, köy ya da daha küçük bir yer.

Terekeme : Ev eşyası. 1.Dalgın, düşünceli : Niçin öyle terekeme terekeme yürüyorsun? 2.Aptal. Kendi kendine yetişen, büyüyen. Kadın erkek birlikte oynanan bir çeşit halk oyunu. Eski, sözlü geleneği koruyan öykülere verilen ad.

Yerleşim : Yerleşme, iskân.

Belediye : İl, ilçe, kasaba, belde vb. yerleşim merkezlerinde temizlik, aydınlatma, su, toplu taşıma ve esnafın denetimi gibi kamu hizmetlerine bakan, başkanı ve üyeleri halk tarafından seçilen, tüzel kişiliği olan örgüt, şehremaneti. Bu örgütün bulunduğu bina.

 

Yaşanmak : Yaşama işi yapılmak.

Yaşanma : Yaşanmak işi.

Görenek : Bir şeyi eskiden beri görüldüğü gibi yapma alışkanlığı, âdet.

Terekem : Ev gereçleri.

Uzaklık : Uzak olma durumu, ıraklık. İki nokta arasındaki uzay ölçümü, mesafe.

Gelenek : Bir toplumda, bir toplulukta eskiden kalmış olmaları dolayısıyla saygın tutulup kuşaktan kuşağa iletilen, yaptırım gücü olan kültürel kalıntılar, alışkanlıklar, bilgi, töre ve davranışlar, anane, tradisyon.

Beledi : Şehirle ilgili. Pamuklu, kalın bir tür kumaş. Yerleşik.

Tereke : Miras.

Kültür : Tarihsel, toplumsal gelişme süreci içinde yaratılan bütün maddi ve manevi değerler ile bunları yaratmada, sonraki nesillere iletmede kullanılan, insanın doğal ve toplumsal çevresine egemenliğinin ölçüsünü gösteren araçların bütünü, hars, ekin. Tarım. Bireyin kazandığı bilgi. Bir topluma veya halk topluluğuna özgü düşünce ve sanat eserlerinin bütünü. Muhakeme, zevk ve eleştirme yeteneklerinin öğrenim ve yaşantılar yoluyla geliştirilmiş olan biçimi. Uygun biyolojik şartlarda bir mikrop türünü üretme.

Merkez : Bir bölgenin veya kuruluşun yönetim yeri. Biçim, tarz. Bir işin öğretildiği yer. Bir kapalı eğrinin veya bazı çokgenlerde köşegenlerin kesişme noktası. Bir dairenin veya bir küre yüzeyinin her noktasından aynı uzaklıkta bulunan iç nokta, özek. Belirli bir yerin ortası. Polis karakolu. Bir işin yoğun olarak yapıldığı yer.

 

Köydür : Uzun floş eteklik.

Molla : Büyük kadı. Büyük bilgin. Medrese öğrencisi. Dinî yönü ağır basan kimse.

Gören : Ağaçlardan elde edilen bir çeşit zamk. Kızılcık.

Bağlı : Bir bağ ile tutturulmuş olan. Gerçekleşmesi bir şartı gerektiren, vabeste. Kapatılmış olan, kapalı. Halk inanışına göre, büyü etkisiyle cinsel güçten yoksun edilmiş (erkek). Bir kimseye, bir düşünceye, bir hatıraya saygı, aşk vb. duygularla bağlanan, sadık, tutkun. Bir kuruluşun yetkisi altında bulunan. Sınırlanmış, sınırlı.

Gelen : Gelme işini yapan (kimse ya da nesne). Bir ışık kaynağından çıkıp bir aynanın yüzüne veya saydam bir cismin yüzeyine düşen (ışın).

Diğer dillerde Aktinomisin d anlamı nedir?

İngilizce'de Aktinomisin d ne demek ? : actinomycin d, actinomycine d