Alvala nedir, Alvala ne demek

Yerel Türkçe'deki anlamı:

İnce ipekten dokunmuş kırmızı tülbent, gelin baş örtüsü.

Gelincik, tarla gülü.

Yanar döner çok renkli maytap.

Bembeyaz: Ağaçlar alvala çiçek açmış.

Kırmızı, akik: Alvala gibi kızarmış.

Alvala anlamı, tanımı

Baş örtüsü : Kadınların saçlarını örtmek için kullandıkları örtü, başörtü, eşarp. Çarşaf. Taç

Gelincik : Yazın kırlarda, özellikle ekin tarlalarında yetişen, kırmızı ve otsu bitki, gün gülü (Papaver rhoeas). Yılancık, arpacık, çıban vb. Mezgitgillerden, yılan balığına benzer, eti sevilen bir balık (Mustela tricirrata). Sansargillerden, ince uzun yapılı, sivri çeneli, küçük bir hayvan (Mustela nivalis).

Bembeyaz : Çok beyaz, apak. Pırıl pırıl, apaçık bir biçimde.

Tülbent : İnce ve seyrek dokunmuş, hafif ve yumuşak pamuklu bez. Bu bezden yapılmış başörtüsü.

Gelinci : Üç yaşında kısrak. Gelini babasının evinden almaya gelen düğün alayı.

Kırmızı : Al, kızıl renk. Bu renkte olan.

İpekten : Teni ipek gibi yumuşak olan.

Kırmız : Kırmız böceğinden çıkarılan parlak al boya, çiçek boyası.

Renkli : Beyaz dışında başka rengi veya renkleri olan. Doğadaki renkleri olduğu gibi görüntüye aktarmayı gözeten film. Neşeli, canlı, ilgi çekici. Kendine özgü, ilginç, çarpıcı nitelikleri olan (kimse).

 

Maytap : Yandığında renkli ve parlak ışıklar saçan, şenlik gecelerinde yakılan havai fişek.

Çiçek : Bir bitkinin, üreme organlarını taşıyan çoğu güzel kokulu, renkli bölümü. Çiçek açan kır veya bahçe bitkisi. İrinli kabarcıklar dökerek yüzde izler bırakan ateşli, ağır ve bulaşıcı bir hastalık. Davranışları hafif, toplum kurallarına uymayan kimse. Süblimleşme veya çiçeksime yoluyla elde edilen toz.

Tarla : Tarıma elverişli olan, sınırlı ve belirli toprak parçası. Deniz hayvanlarının çok olduğu yer.

Kırmı : Kene.

Gelin : Evlenmek için hazırlanmış, süslenmiş kız veya yeni evlenmiş kadın. Aileye evlenme yoluyla girmiş olan kadın.

Döner : Dönmekte olan, dönen, dönecek biçimde düzenlenen. Bir eksene geçirilmiş etlerin döndürülerek pişirilmesiyle yapılmış olan kebap, döner kebap.

Yanar : Aralık ayı. Ocak ayı. Kibrit. Kibrit. (Tepecik Tavşanlı Kütahya). Ilıca, kaplıca. Parlayan, parıldayan. Kaplıca. Aralık ve ocak ayı.

Geli : Gel. Ardıç ağacının meyvesi. Düğün çağırıcısı.

Akik : Kalseduan kuvarsının bir türü olan, yüzük taşı, mühür vb. yapmakta kullanılan, türlü renklerde, yarı saydam, parlak ve değerli bir taş.

Yana : Yağ ile. Taraf, taraf, tarafta, taraftan, tarafına.

Döne : Karşı ziyarette bulunma. Defa, kere. Minder güreşlerinde her üçer dakikalık süre. Aynı amaçla belirli bir yer ve zamanda düzenlenen kılıçoyunu yarışmaları. Bir başarı sıralaması yapmak üzere birçok kişi ya da takım arasında ve her birinin ötekilerle karşılaşması biçiminde yapılan yarışma ya da oyunların tümü. Bir başarı sıralaması yapmak üzere bir çok kişi ya da takım arasında ve her birinin ötekilerle karşılaşması biçiminde yapılan yarışma ya da oyunların tümü. “1.”Bundan sonraki çocuklar erkek olsun” anlamında kullanılan bir isim. Karşı ziyarette bulunma.”.

 

Diğer dillerde Alüminyumlu sert lehimleme alaşımı anlamı nedir?

İngilizce'de Alüminyumlu sert lehimleme alaşımı ne demek ? : aluminium brazing alloy