Arıstah nedir, Arıstah ne demek
Yerel Türkçe'deki anlamı:
[Bakınız: arıstak].
Tavan.
Tavan arası.
Tavan arasında meyva konulan raf.
Yapılarda, tavanda üzerine mertek dizilen kalın ağaç, kiriş.
Tavan arası, mertek ile uzatmaların birleştiği yer.
Tavan (Çayağzı).
Arıstah tanımı, anlamı
Arıs : Gelincik. Sürülmemiş, terk edilmiş, bakımsız tarla: Bu yıl bizim tarlalar arış kaldı
Tavan arası : Bir yapının tavanı ile çatısı arasında kalan bölüm, tavan aralığı, çatı arası.
Çayağzı : Ardahan şehrinde, Hanak ilçesinde, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim bölgesi. Artvin ilinde, Şavşat belediyesi, merkez bucağına bağlı bir yerleşim bölgesi. Balıkesir kenti, Erdek ilçesinde, merkez bucağına bağlı bir yerleşim bölgesi. Bingöl kenti, merkez ilçesinde, merkez bucağına bağlı bir yer. Bingöl ili, Yayladere ilçesi, merkez bucağına bağlı bir yerleşim yeri. Düzce şehrinde, Akçakoca belediyesi, merkez bucağına bağlı bir yerleşim yeri. İstanbul ili, Beykoz ilçesinde, merkez bucağına bağlı bir yer. İzmir ili, Kiraz ilçesinde, merkez nahiyesine bağlı bir bölge. Kırşehir ilinde, merkez ilçesi, merkez bucağına bağlı bir yer. Sinop ilinde, Durağan ilçesi, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim yeri.
Üzerine : Üstüne. -den daha üstün. -den dolayı. -den sonra. Hakkında.
Arıstak : Tavan. Tavan arası. Tavan arasında meyva konulan raf. Yapılarda, tavanda üzerine mertek dizilen kalın ağaç, kiriş. Tavan ağaçlarının sonundaki aralık. Örümcek.
Uzatma : Uzatmak işi, temdit. Sıhhi tesisatçılıkta kısa boruları uzatmak için kullanılan, kısa boru parçası. Oyun içerisindeki duraklama dakikaları. Bir ucu kıyıya bağlı durumda denize uzatılıp bırakılarak kullanılan balık ağı. Ünlülerin uzun söylenişi. Eşit sayılarla biten bir elemeli oyunu, kazananın belli olması amacıyla, kurallarına uygun olarak belli bir süre daha sürdürmek.
Mertek : Yapıda kullanılan dört köşe veya yuvarlak, kalınca ağaç.
Birle : Zaman anlamına gelip fiillerin sonunda takı gibi kullanılır: Babam geldiği birle ağabeyim sigarayı atar. İle.
Meyva : Meyve.
Dizil : Sıralayıcı bir ölçüm boyutu ya da ölçme aracının birbirini izleyen konumlarından her biri.
Tavan : Bir yapının, kapalı bir yerin üst bölümünü oluşturan düz ve yatay yüzey, taban karşıtı. Bir şeyi değerlendirmede kabul edilen en yüksek seviye veya fiyat. Çatı kiremidi.
Üzeri : Bir şeyin yukarı, göğe doğru olan yanı. Bazı tamlamalarda zaman bildiren bir söz. Vücut, beden. Artan, geriye kalan bölüm. Bir şeyin dış yüzü, yüzey.
Kiriş : Bazı telli müzik araçlarında kullanılan, hayvan bağırsaklarından yapılmış olan tel. Kasların uçlarında bulunan, kasları kemiklere ve başka organlara bağlayan beyazımsı kordon, tendon. Bir eğrinin iki noktasını birleştiren doğru parçası. Ok atılan yayın iki ucu arasındaki esnek bağ. Yapılarda dört köşe kalın keresteden, demirden veya betonarmeden yapılmış yatay destek parçası.
Kalın : Cisimlerde uzunluk ve genişlik dışında üçüncü boyutu çok olan (cisim), ince karşıtı. Yoğun, akıcılığı az olan. Gelin olacak kıza erkek tarafından verilen para veya armağan, ağırlık. Enli ve gür (kaş). Pes (ses). Mayalı hamurun parçalara ayrılıp tandırda pişirilmesiyle elde edilen ekmek türü. Etli, dolgun.
Çaya : Bebek, çocuk.
Kalı : Halı.
Kiri : Eşek yavrusu, sıpa. Sonra : Senden kiri ben geleceğim. Sesini kes, sus : Kişi oğluysan kiri dur yerinde. İnat. Sus. Geri. Ücret, karşılık, mükâfat, ecir. Kira.
Üzer : Kaymak, süt, yoğurt yüzü. Ürem, faiz. Değiş tokuş sırasında üste alınan para. Can sıkıcı. Üst. Kaymak. Faiz. Can sıkıcı, üzücü.
Dizi : Bir iplik veya tel üzerine dizilmiş inci, boncuk vb.nin oluşturduğu bütün, sıra. Saf durumundaki bir kıtada, birbiri arkasında duran erler. Herhangi bir bakımdan bir bütün oluşturan şeylerin tümü, seri. Değerleri artarak veya eksilerek art arda gelen terimler takımı. Bir oktavın içinde sıralanan sekiz sesin bütünü. Yan yana, art arda veya zaman sırasına göre sıralanmış birbiriyle ilişkili nesne veya olayların oluşturduğu bütün sıra. Aynı söz dizimsel bağlam içinde birbirinin yerini alabilecek olan ve güçlü bir karşıtlık bağlantısı kuran ögelerin oluşturduğu bütün, paradigma. Dizi film.
Konu : Konuşmada, yazıda, eserde ele alınan düşünce, olay veya durum, mevzu, süje. Üzerinde konuşulan şey, bahis.
Diğer dillerde Arınık değşilimi veya bükünü anlamı nedir?
İngilizce'de Arınık değşilimi veya bükünü ne demek ? : mutation voca-lique

Bu kısımda Arıstah nedir? Arıstah ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik bir biçimde hemen sorabilir, daha sonra kısaca Arıstah tanımı, açılımı, kelime anlamı hakkında ansiklopedik bilgi verebilir veya dilerseniz Arıstah hakkında sözler yazılar ile ingilizce veya almanca sözlük anlamı paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.