Argüman nedir, Argüman ne demek

Argüman; kökeni fransızca dilinden gelmektedir.

  • Kanıt.
  • Tez, iddia, sav.
  • Bir çıkış kümesinin değişkeni
  • Bir denklem, bir eşitsizlik veya bir gök cisminin hareketine ait herhangi bir elemanın bağlı bulunduğu belli bir değer.
  • Bir cetvelde diğer bir sayıyı bulmak için yararlanılan sayı.

Bilgisayar Terimi olarak kelime anlamı:

[Bakınız: değiştirgen]

Argüman kısaca anlamı, tanımı:

Kanıt : Sonurguya ulaşan bir uslamlamanın dayandığı gerçek, delil. Bir şeyin doğruluğu, gerçekliği konusunda kanaat verici belge, delil, iz, argüman. Anlaşmazlık konusu olan şeyde, yargıcın kanılarını oluşturan şey, delil.

İddia : Sav. Kendinde olmayan bir yeteneği, bir durumu varmış gibi gösterme.

Denklem : Bir yanında olaya giren çeşitli maddelerin formülleri, öteki yanında da tepkime sonucu oluşan yeni maddelerin formülleri bulunan eşitlik. İçinde yer alan bazı niceliklere ancak uygun bir değer verildiği zaman sağlanabilen eşitlik, muadele.

Eşitsizlik : İki veya daha çok şeyin eşit olmaması durumu, müsavatsızlık.

Hareket : Deprem. Kas ve eklemlerin, belli doğal şartlar içerisinde işlemeleri sonucu vücut bölümlerinde düzenli ve olumlu etkilerle oluşturdukları yer değişimi. Davranış, tutum. Yola çıkma. Bir cismin durumunun ve yerinin değişmesi, devinim, aksiyon. Devinim. Belirli bir amaca varmak için birbiri ardınca yapılmış olan ilerlemeler, akım. Bir parçanın yavaşlık, çabukluk derecesi. Vücudu oynatma, kıpırdatma veya kımıldanma. Demir yollarında katarların düzenlenmesi ve hangi saatlerde yola çıkıp hangi duraklarda karşılaşacaklarını düzenleme işleri.

 

Eleman : Kümeye ait varlıklardan her biri. Bir toplulukta çalışan insanların her biri. Öge.

Değer : Bir ulusun sahip olduğu sosyal, kültürel, ekonomik ve bilimsel değerlerini kapsayan maddi ve manevi ögelerin bütünü. Bir şeyin önemini belirlemeye yarayan soyut ölçü, bir şeyin değdiği karşılık, kıymet. Bir değişkenin veya bilinmeyenin sayı ile anlatımı. Üstün nitelik, meziyet, kıymet. Kişinin isteyen, gereksinim duyan bir varlık olarak nesne ile bağlantısında beliren şey. Bir şeyin para ile ölçülebilen karşılığı, bedel, kıymet, paha, valör. Üstün, yararlı nitelikleri olan kimse.

Tez : Üniversitelerde öğrencilerin veya öğretim üyelerinin hazırlayıp bazen bir sınav kurulu önünde savundukları bilimsel eser. Çabuk olan, süratli. Süratli bir biçimde. Sav.

Sav : İleri sürülerek savunulan düşünce, iddia, dava. Haber, söz. Atasözü. Tanıtlanması gereken önerme, tez.

 

Bir : Bir kez. Sadece. Herhangi bir varlığı belirsiz olarak gösteren (sayı). Beraber. Bu sayıyı gösteren 1 ve I rakamlarının adı. Tek. Değer, önem bakımlarından birbirinden farksız, birbirine eşit, birbirine benzer. Ortaklaşa olan, birleşik, müşterek. Ancak, yalnız. Eş, aynı, bir boyda. Sayıların ilki. Aynı, benzer. Bu sayı kadar olan.

Çıkış : Verilen bir işaretle yarışa başlama, depar. Kuşatılmış bir bölgedeki birliklerin yaptığı saldırı. Güreşte cazgırın alana çıkardığı pehlivanların izleyicilere doğru yürüyerek çalım yapmaya başlaması. Mezuniyet, okul bitirme. Yokuş. Beklenilmeyen bir sırada yapılmış olan sert konuşma. Uçağın bir havaalanından başka bir havaalanına gitme süreci, sorti. Çıkış belgesi. Çıkma işi. Çıktı. Bir yerden çıkmak için kullanılan nokta.

Argüman ile ilgili Cümleler

  • Onun argümanı gerçeklere dayalıydı.
  • Ali genellikle argümanları kazanır.
  • Sadece felsefede dairesel bir argüman kullanabilirsin ve bunun için övülürsün.
  • Argüman eksiklerle doludur.
  • Onun argümanı mantıklı idi.
  • Uyuşturucu ile ilgili suçlar konusunda Doyle'nin çalışmasında sunulan argüman bir beyaz kağıt olarak ilk kez yayımlandı.
  • Sessizlik, çürütmesi zor bir argümandır.

Diğer dillerde Argüman anlamı nedir?

İngilizce'de Argüman ne demek? : n. argument, dispute; claim; rationale; cause; variable that is applied to a routine and determines the result of that routine (Computers)

Almanca'da Argüman : Argument