Azer nedir, Azer ne demek

Azer; İsim olarak kullanılan bir sözcüktür.

Yerel Türkçe'deki anlamı:

Yüksek.

Azer isminin anlamı, Azer ne demek:

Ateş. Azer ismi; Farsça kökenli olup bir Erkek ismidir.

Azer ile ilgili Cümleler

  • Azerbaycanlıyım.
  • Arkadaşım Azerbaycan'da yaşamak istiyor.
  • Azeriyim.
  • Azerbaycan Türkçesi'nde "üzgüçü" "yüzücü" demek.
  • Azericede Azerbaycan'a "Azərbaycan" denir.
  • Kırımtatar ve Azerbaycan Türkçesi cümlelerime güvenmeyenler, ana dilindeki sitelerden doğrudan alıntı yapmama izin vermedikleri için hep kendi içlerini şüpheyle yiyecekler.
  • O, Azerbaycan'a döndü.
  • O, Azerbaycan'da 4 yıl yaşadı.

Azer hakkında bilgiler

Azer, İbrahim peygamberin amcası ve üvey babasıdır. Ağabeyi Taruh ölünce İbrahim'in annesi ile evlendi.

Azer kısaca anlamı, tanımı

N azer : "Ne gezer!” anlamında

Azerbaycan dili : Azerbaycan Cumhuriyeti'nde ve Güney Azerbaycan'da (İran'da) yaşayan Türk soylu halkın kullandığı dil, Azerice.

Azerbaycan türkü : Azerbaycan Cumhuriyeti'nde ve Güney Azerbaycan'da (İran'da) yaşayan Türk soylu halk veya bu halktan olan kimse, Azeri.

Azerbaycanlı : Azerbaycan halkından veya bu halkın soyundan olan kimse.

Azeri : Azerbaycan Türkü.

Azerice : Azerbaycan dili. Bu dille yazılmış olan.

Peygamber : İnsanlara Tanrı'nın buyruklarını bildiren, onları Tanrı yoluna, dine çağıran kimse, yalvaç, yalavaç, elçi.

 

Üvey baba : Öz olmayan baba, babalık. Çocuğuna kötü davranan baba.

İbrahim : İnananların, halkların babası.

Ağabey : Büyük erkek kardeş, ağa, aka, ede, efe. Saygı ve sevgi göstermek üzere yaşça büyük olan erkeklere söylenen bir seslenme sözü.

Yüksek : Altı ile üstü arasındaki uzaklık çok olan, alçak karşıtı. Yukarıda, üst tarafta olan yer. Toplum içinde para, ün vb. bakımından üstünlüğü olan. Normal değerlerin üstünde olan. Belirli bir yere göre daha yukarıda bulunan. Güçlü, şiddetli. Derece ya da makamı bakımından üstün. Erdemli, faziletli. Etkili.

Üvey : Yalnız yasaca akraba sayılan, aralarında kan bağı bulunmayan, öz olmayan. Kendisine kötü davranılan.

Evle : Öğle. Öğle vakti. Öğle, öğleyin.

Taru : Darı.

İbra : Aklama, temize çıkarma.

Amca : Babanın erkek kardeşi, baba yarısı, emmi. Yaşlı erkeklere saygı için kullanılan bir seslenme sözü.

Anne : Çocuğu olan kadın, ana, valide, kocakarı, mader, nene, aba. Yavrusu olan dişi hayvan.

Baba : Çocuğu olan erkek, peder. Kazılarda çıkarılan toprağın miktarını hesaplayabilmek için yer yer bırakılan toprak dikme. Çok kaliteli, üstün nitelikli. Tarikatların bazısında tekke büyüğü. Çocuğun dünyaya gelmesinde etken olan erkek. Koruyucu, babalık duyguları ile dolu kimse. Çatı merteği. Bir ülkeye veya bir topluluğa yararlı olmuş kimse. Gemi veya iskelede halatın takıldığı yuvarlak başlı iri demir, ağaç veya beton dikme. Anlayışlı, iyi huylu erkek. Silah kaçakçılığı, kara para aklama ve uyuşturucu madde ticareti vb. kirli ve gizli işler yapan çetenin başı. Ata. Bir merdivende, tırabzanın sahanlıkla birleştiği yerde bulunan dikey öge. Bu gibi kimselere verilen unvan.

 

Ateş : Yanıcı cisimlerin tutuşmasıyla beliren ısı ve ışık, od, nâr. Isıtmak, pişirmek için kullanılan yer veya araç. Tutuşmuş olan cisim. Genellikle hastalık etkisiyle artan vücut sıcaklığı, kızdırma. Öfke, hırs, hınç. Tehlike, felaket. Coşkunluk. Büyük üzüntü, acı. Patlayıcı silahların atılması.

İle : Kelimenin sonuna geldiğinde birliktelik, beraberlik, araç, neden veya durum anlatan cümleler yapmaya yarayan bir söz. Bazı soyut adlara getirildiğinde ". olarak, . bir biçimde" anlamında durum zarfları oluşturan bir söz. Cümle içinde aynı görevde bulunan iki ögeyi birbirine bağlamaya yarayan bir söz.

Diğer dillerde Azeotropik yöntem anlamı nedir?

İngilizce'de Azeotropik yöntem ne demek ? : azeotropic method