Bükük duruş nedir, Bükük duruş ne demek
Bükük duruş; Jimnastik, Aerobik alanlarında kullanılan bir kelimedir.
Spor'daki anlamı:
Vücudun, üst kısmının kalça ile bir açı oluşturacak biçimde öne uzanmış durumu.
Bükük duruş kısaca anlamı, tanımı
Bükü : Büyü. Örülmüş kamış tornan. Eski paçavradan yapılan dokuma. (Bozüyük Bilecik)
Bükük : Bükülmüş, eğilmiş olan.
Duru : Bulanıklığı olmayan, temiz, berrak. Pürüzsüz (ten). Arınmış, karışık olmayan (dil, üslup vb.).
Duruş : Durma işi.
Biçim : Biçme işi. Yazı ve simgelerin bilgisayarda kullanılmaya elverişli çerçevesi, düzeni, format. Disket vb.nin bilgisayarda kullanılabilir durumu. Yakışık alan şekil, uygun şekil. Herhangi bir şeyin benzeri. Sanat ve edebiyat eserlerinde dış görünüş, form. Şiirlerin kuruluş ve uyak düzenlerine göre olan dış görünüşü, şekil. Bir nesnenin dış çizgileri bakımından niteliği, dıştan görünüşü, şekil, eşkâl. Tarz.
Durum : Bir şeyin içinde bulunduğu koşulların hepsi, vaziyet, hâl, keyfiyet, mevki, pozisyon. Duruş biçimi, konum, tavır. Ad soyundan kelimelerin birbirleriyle edatlarla ve fiillerle ilişkilerini belirleyen biçim, hâl. Bireyin toplum içindeki ilişkileriyle belirlenen yeri.
Kalça : Gövdenin arka bölümünde, bacakların birleştiği yerle bel arasındaki şişkin bölge.
Oluş : Olma işi, vuku. Oluşma, teşekkül, tekevvün. Bir durumdan öteki duruma geçiş.
Biçi : Erkek çocuk.
Uzan : Uzun.
Öne : Önce, ilkönce. Biraz ileri, öte. [Bakınız: öndin]. Öyle. Önce.
Üst : Bir şeyin yukarı, göğe doğru olan yanı, üzeri, fevk, alt karşıtı. Sınıflamalarda temel olarak alınan bir tipe göre ileri derecede olan. Bir şeyin dış yüzü, yüzey. Bir şeyin görülen yanı, yüzü. Birine göre yüksek aşamada olan kimse, mafevk. Vücut, beden. Öte, arka. Giyecek, giysi. Birkaç şeyden birbirine göre yukarıda olan. Artan, geriye kalan bölüm.
İle : Kelimenin sonuna geldiğinde birliktelik, beraberlik, araç, neden veya durum anlatan cümleler yapmaya yarayan bir söz. Bazı soyut adlara getirildiğinde ". olarak, . bir biçimde" anlamında durum zarfları oluşturan bir söz. Cümle içinde aynı görevde bulunan iki ögeyi birbirine bağlamaya yarayan bir söz.
Bir : Sayıların ilki. Tek. Ortaklaşa olan, birleşik, müşterek. Eş, aynı, bir boyda. Bu sayıyı gösteren 1 ve I rakamlarının adı. Bir kez. Değer, önem bakımlarından birbirinden farksız, birbirine eşit, birbirine benzer. Herhangi bir varlığı belirsiz olarak gösteren (sayı). Beraber. Aynı, benzer. Bu sayı kadar olan. Ancak, yalnız. Sadece.
Açı : Birbirini kesen iki yüzey veya aynı noktadan çıkan iki yarım doğrunun oluşturduğu geometrik biçim, zaviye. Görüş, bakım, yön, anlayış biçimi. Ortak başlangıç noktasına sahip iki ışının bileşimi. Bir açının ölçüsü için kullanılan kısa ad. Ortak bir noktadan (köşe) çıkan iki yarıdoğrunun (kıyı) oluşturduğu uzambiçim. Ortak bir noktadan çıkan iki yarıdoğrudan birinin ötekisinin üstüne çakışması için yaptığı dönmenin niceliği. Ortak bir doğrudan geçen iki yarıdüzlemin oluşturduğu uzambiçim. Ortak bir doğrudan geçen iki yarıdüzlemden birinin ötekisinin üstüne çakışması için yaptığı dönmenin niceliği. Bir alıcı merceğinin, dereceyle belirtilen görüş açısı. Bir kimsenin, çevresindekileri seçiklikle görebildiği açı. Acı, dert, keder, tasa.
Diğer dillerde Bükük duruş anlamı nedir?
Almanca'da Bükük duruş ne demek ? : winkelstand

Bu kısımda Bükük duruş nedir? Bükük duruş ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik bir biçimde hemen sorabilir, daha sonra kısaca Bükük duruş tanımı, açılımı, kelime anlamı hakkında ansiklopedik bilgi verebilir veya dilerseniz Bükük duruş hakkında sözler yazılar ile ingilizce veya almanca sözlük anlamı paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.