Başı baydak nedir, Başı baydak ne demek

Yerel Türkçe'deki anlamı:

Tek başına, yalnız başına, kendi kendine: Başı baydak gez dur öyle, sonu ne olacak bakalım.

Başı baydak kısaca anlamı, tanımı

Bayda : Büyük bakır kab, çorba tası, ağzı dar, dibi geniş yağ kabı, yemek kabı, büyük bakır tencere. Çelme, güreşte bacak atma. Çocukların yaptığı bir iki kişilik, altı düz küçük kayık

Baydak : Yayan. Yalnız, tek basma.

Kendi kendine : Kimseye danışmaksızın. Kendiliğinden. Başkasının yardımı ve ortaklığı olmadan. Yalnız başına. Kendisine. Kimseyle ilgisi, ilişkisi olmadan.

Yalnız başına : Kendi kendine, tek başına.

Tek başına : Kendi kendine, yalnız olarak, münferiden.

Başına : Yalnızca, Tek basma.

Yalnız : Yanında başkaları bulunmayan. (ya'lnız) Yalnızca. Ama. (ya'lnız) Yanında başkaları olmayarak. Toplumsal ilişkilerden yoksun veya yoksun bırakılan kişi.

Olacak : Olması, yapılması uygun olan. Olma, gerçekleşme olasılığı bulunan şey. Olmasının önüne geçilemeyen durum.

Bakal : Karatavuk. Manav, sebzeci.

Başın : Başta, önce, en başta3 ilkin.

Kendi : İyelik ekleri alarak kişilerin öz varlığını anlatmaya yarayan dönüşlülük zamiri, zat. Kişinin özel olarak vurgulandığını anlatan bir söz. "Kendisi, kendileri" biçiminde bazen saygı duygusuyla veya söz konusu olanları amaçlayarak "o" ve "onlar" yerine kullanılan bir söz. Yaptığı, giriştiği bir işte başkalarının herhangi bir etkisi bulunmadığını belirten bir söz.

 

Ne ol : O değil.

Sonu : Boyunduruğun iki yanına konulan çubuklar.

Kend : Kasaba, şehir.

Baka : Bak: Baka neler yapıyor. Dik (çift demiri için). Baksan a!.

Öyle : Onun gibi olan, ona benzer. O yolda, o biçimde, o tarzda. İçinde "ne, nasıl" vb. sorular bulunan cümlelerin sonuna geldiğinde o cümlede anlatılan şeyin hoş karşılanmadığını veya ona şaşıldığını anlatan bir söz. (ö'yle) O denli, o kadar, o derece.

Gez : Okun, kirişe geçen ucundaki kertik. Yapı işlerinde kullanılan çekül. Yer ölçmeye yarar düğümlü ip. Tüfek, tabanca vb. ateşli silahlarda namlunun gerisinde bulunan ve nişan alırken arpacıkla birlikte göz ile hedef arasında aynı doğru üzerine getirilen kertik.

Tek : Eşi olmayan, biricik, yegâne. Yalnızca. Önüne getirildiği cümleye istek ve özlem kavramı katar. Birbirini tamamlayan veya aynı türden olan nesnelerden her biri. İki ile bölünemeyen (sayı). Hiç, hiçbir. Sessiz, hareketsiz, uslu. Kadeh içinde belirli ölçüde olan (içki).

Diğer dillerde Başheykeli anlamı nedir?

İngilizce'de Başheykeli ne demek ? : bust