Bankroft kurdu nedir, Bankroft kurdu ne demek

Teknik terim anlamı:

En çok dört santimetre uzunlukta, 100 mikron kalınlıkta olup, insanların akkan damarlarında yaşayan ve yerel yangılardan başka fil hastalığına da yol açan kılsı kurt.

Bankroft kurdu anlamı, kısaca tanımı

Kurd : Kurt

Kurdu : Edirne ili, Uzunköprü belediyesi, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim birimi.

Bank : Çoğunlukla parklarda ve bahçelerde oturulacak sıra.

Fil hastalığı : Çoğunlukla bacakların şişip fil ayağı biçimini almasıyla beliren bir hastalık.

Santimetre : Bir metrenin yüzde biri uzunluğunda bir ölçü birimi, santim (cm).

Kalınlık : Kalın olma durumu. Cisimlerde uzunluk ve genişlik dışında üçüncü boyut.

Hastalı : Hastalıklı.

Uzunluk : Bir şeyin bir uçtan öbür uca kadar olan uzaklığı. Bir yüzeyin iki temel boyutundan en büyük olanı, boy, en karşıtı. Yazının, sözün kapsam yönünden genişliği. Süre yönünden uzun olma durumu. İki nokta arasındaki yer aralığının ölçümü, tul.

Santim : Bazı ülkelerde kullanılan para biriminin yüzde birine eşit olan küçük para birimi. Santimetre.

Uzunlu : Kilis ilinde, merkez ilçesinde, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim birimi. Samsun şehrinde, Çarşamba ilçesi, merkez bucağına bağlı bir yer. Yozgat kenti, Boğazlıyan ilçesi, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim yeri.

 

Yangıl : Yamuk yumuk, eğri büğrü, bozuk düzen.

Mikron : Bir metrenin milyonda biri, milimetrenin binde biri, mikrometre.

Mikro : Küçük, dar, makro karşıtı.

Akkan : [Bakınız: lenf]. Temiz soylu. Bilen, bilgili.

Yangı : Vücudun mikroplara karşı koymak için herhangi bir yerine fazla kan hücumu ile orada şişkinlik, kırmızılık, ısı ve ağrı ile beliren irin toplaması, iltihap, enflamasyon.

Kalın : Cisimlerde uzunluk ve genişlik dışında üçüncü boyutu çok olan (cisim), ince karşıtı. Yoğun, akıcılığı az olan. Gelin olacak kıza erkek tarafından verilen para veya armağan, ağırlık. Enli ve gür (kaş). Pes (ses). Mayalı hamurun parçalara ayrılıp tandırda pişirilmesiyle elde edilen ekmek türü. Etli, dolgun.

Yerel : Yöresel. Sınırlı bir yerle ilgili olan, lokal. Gözlem yerine veya gözlemcinin bulunduğu yere göre tanımlanan.

Damar : Canlı varlıklarda kanın veya besleyici sıvıların dolaştığı kanal. Mermerde, bazı taşlarda ve tahta kesitlerinde renk ayrılığı gösteren dalgalı çizgi. İçinde ongun besi suyunun dolaştığı odunsu dokudan boru. Başka türden katmanların arasında bulunan sıvı, maden veya mineral katmanı. Böceklerde kanat zarını dik tutmaya yarayan organ. Huy. Soy, yaradılış.

Hasta : Hastalık, kaza veya yaralanma dolayısıyla fizik veya ruh sağlığı bozulmuş ve tedavi edilmesi gereken kimse, rahatsız. Aşırı düşkün, tutkun. Parasız, züğürt. Zihinsel yetenekleri bozulmuş olan.

İnsan : Toplum hâlinde bir kültür çevresinde yaşayan, düşünme ve konuşma yeteneği olan, evreni bütün olarak kavrayabilen, bulguları sonucunda değiştirebilen ve biçimlendirebilen canlı. Huy ve ahlak yönünden üstün nitelikli (kimse). Âdemoğlu, âdem evladı.

Diğer dillerde Bankroft kurdu anlamı nedir?

İngilizce'de Bankroft kurdu ne demek ? : bancroft's filaria worm