Baran etmek nedir, Baran etmek ne demek

Yerel Türkçe'deki anlamı:

Zeytinlik ve incirlikleri iki defa sıkça sürmek: Bu sene zeytini baran ettiremedim.

Baran etmek kısaca anlamı, tanımı

Bara : Aynı gerilimdeki besleme hattı veya çıkışların toplandığı ve dağıtıldığı boru veya iletken çubuk veya lama. [Bakınız: boran]. Göl. Bataklık. Demirden kaldıraç çubuğu. Ocak başı. Şiddetli yağmur, sağanak. Beyaz renkli, işlenmemiş, kısır toprak, killi arazi

Etme : Etmek işi.

Baran : Yağmur.

Etmek : Bir işi yapmak. "İyi, kötü" zarflarıyla birlikte davranmak. Demek, söylemek. Eşit değer kazanmak. Birini bir şeyden yoksun bırakmak. Küçük ya da büyük abdestini yapmak. Bulmak, erişmek. Herhangi bir değerde olmak. Kötülükte bulunmak.

Zeytinlik : Zeytin yetiştirilen alan. Zeytini çok olan yer.

Zeytinli : Üzerinde veya içinde zeytin olan. Adana şehrinde, Seyhan ilçesinde, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim bölgesi. Balıkesir ili, Edremit belediyesi, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim bölgesi. Çanakkale ili, Bayramiç belediyesi, merkez nahiyesine bağlı bir bölge. Çanakkale şehrinde, İmroz belediyesi, merkez bucağına bağlı bir yerleşim yeri. Gaziantep şehri, Şahinbey ilçesinde, merkez bucağına bağlı bir yer. Mardin kenti, Yeşilli ilçesi, merkez nahiyesine bağlı bir bölge.

 

İncirlik : İncir yetiştirilen alan, incir bahçesi. İncir ağaçları çok olan yer.

İncirli : Sarıasma da denilen serçe büyüklüğünde sarı bir çeşit kuş. Ankara kenti, Haymana ilçesinde, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim yeri. Balıkesir ilinde, Gönen ilçesinde, merkez bucağına bağlı bir bölge. Batman şehrinde, Hasankeyf ilçesi, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim birimi. Bilecik kenti, Gölpazarı ilçesinde, merkez nahiyesine bağlı bir yer. Bitlis şehri, Akşar bucağına bağlı bir bölge. Bursa ilinde, Yenişehir belediyesi, merkez bucağına bağlı bir yer. Gaziantep şehri, Sakçagöz bucağına bağlı bir yerleşim bölgesi. Hatay kenti, Yalankoz nahiyesine bağlı bir yerleşim birimi. Kahramanmaraş ilinde, Pazarcık ilçesinde, merkez bucağına bağlı bir yerleşim bölgesi. Kahramanmaraş kenti, Tanır nahiyesine bağlı bir yer. Rize ilinde, Kalkandere ilçesinde, merkez bucağına bağlı bir bölge. Şanlıurfa ili, Birecik belediyesi, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim bölgesi. Şanlıurfa ili, Çamlıdere nahiyesine bağlı bir yerleşim birimi. Şanlıurfa ilinde, Viranşehir ilçesi, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim yeri. Şanlıurfa ili, Yaylak nahiyesine bağlı bir yerleşim yeri.

Sürmek : Yönetip yürütmek, sevk etmek. Devam etmek. Zaman geçmek. Oturduğu, bulunduğu yerden, ülkeden ceza olarak başka bir yer ya da ülkeye göndermek, nefyetmek. Herhangi bir durum içinde bulunmak. Bir maddeyi bir yüzey üzerine ince bir tabaka olarak yaymak, dökmek, serpmek. Bitki, ot yetişip ortaya çıkmak, bitmek, yeşermek. Zaman almak. Olmaya devam etmek. Önüne katıp götürmek. Olağandan daha çok, daha sık ve sulu dışkı çıkarmak. Pulluk veya sabanla toprağı işlemek. Bir malı satışa sunmak, piyasaya çıkarmak. Dokundurmak, değdirmek. Uzatmak, ileri doğru itmek. Yasal olmayan yolla piyasaya para çıkarmak.

 

Zeytin : Zeytingillerden, Akdeniz ülkelerinde yetişen, 10-20 metre yüksekliğinde, dalları dikensiz, yaprakları karşılıklı, küçük ve gümüş renginde, uzun ömürlü bir ağaç (Olea europaea). Bu ağaçtan yapılmış, bu ağaçla kaplanmış. Bu ağacın tazeyken yeşil, sonradan kararan, yüksek besin değeri taşıyan yağlı meyvesi.

Sıkça : Oldukça sık.

Sürme : Sürmek işi. Sürülerek kullanılan. Sürme mantarıgillerin yol açtığı ve tanelerin içini kurum karası bir tozla dolduran ekin hastalığı, rastık. Kapı kanadını içeriden kapama, dolap kapağını yerinde tutma vb. işlere yarayan ve yuvası içinde ileri geri sürülebilen sistem, sürgü. Masa ve dolapta küçük çekmece. Kirpik diplerine sürülen siyah boya, sürme, is.

İncir : Dutgillerden, asıl yurdu Akdeniz kıyıları olan, yaprakları geniş dilimli bir ağaç (Ficus carica). Bu ağacın yaş veya kuru olarak yenilen etli, tatlı yemişi, ballıdarı.

Etti : İnsana alıştırılmış koyun ya da keçi yavrusu. Küfür ve azar anlamına kullanılır: Seni gidi etti seni.

Sene : Yıl.

İnci : İstiridye gibi bazı kavkılı deniz hayvanlarının içerisinde oluşan, değerli, küçük, sert, sedef renginde süs tanesi. Yanlışlığı sebebiyle gülünç olan söz veya cümle. Bu tanelerden yapılmış. Bu tanelerden oluşan takı.

Zeyt : Zeytinyağı.

Defa : Kez, kere.

Diğer dillerde Baraj gölü anlamı nedir?

İngilizce'de Baraj gölü ne demek ? : dam lake