Bartlak nedir, Bartlak ne demek
Yerel Türkçe'deki anlamı:
Çocuğun önünü kirletmemesi için takılan önlük.
Çocuğun düşmemesi için beşiğe veya salıncağa bağlanan enli kuşak.
[Bakınız: bağırdak].
[Bakınız: bağartlak].
Kadınların iş yaparken kullandıkları önlük.
Genç kız ve kadınların kullandığı göğüslük, sutyen.
İlkbaharda tarlalarda kendiliğinden yetişen ve sarı çiçek açan yabani bir ot.
Bir yaşında manda.
Suda yaşayan bir cins kuş.
Dağ ve tarlalarda yaşayan bir av kuşu.
Bartlak kısaca anlamı, tanımı
Bart : [Bakınız: baş bart]. Bağırtmak
Kendiliğinden : İnsan eliyle ekilmeden yetişen, hudayinabit. Dış etkilerin zorlaması olmadan iç sebeplerle oluşan. İradesiz olarak gerçekleşen (hareket), spontane. (ke'ndiliğinden) Başka şeylerin etkisi olmaksızın, kendi kendine, bizatihi.
Bağartlak : Çocuğun önünü kirletmemesi için takılan önlük. [Bakınız: bağırdak]. Çocuğun düşmemesi için beşiğe veya salıncağa bağlanan enli kuşak. Yabani ördeğe benzeyen, gece çok öten, koyu kurşuni renkli bir av kuşu. Çok ağlayan çocuk.
Genç kız : Kukla oyununda genç âşık tipi. Genç âşık tipi.
Göğüslük : Genellikle ilköğretim öğrencilerinin giydiği tek biçimde üstlük, önlük. Elbisenin kirlenmemesi için göğse takılan önlük veya giyilen bir gömlek türü.
İlkbahar : Kuzey yarım kürede mart, nisan ve mayıs aylarını içine alan, 21 Mart-22 Haziran arası zaman aralığı, bahar, erken bahar, evvel bahar, ilkyaz.
Kirletme : Kirletmek işi.
Bağlanan : Akarsuların seviyesini yükseltmek, suları toplamak veya başka yöne çevirmek için yapılan bent.
Bağırdak : Beşikteki çocuğun düşmemesi için beşiğe sarılıp bağlanan, kumaştan yapılmış enli bağ, bağıldak. Kadınların âdet zamanında bağladıkları bez, bağıldak. Yaklaşık 30 santimetre eninde bir metre boyunda, uçlarında birer metre kaytanı olan, astarlı, ipek ve sırma işlemeli kumaş, bağıldak.
Av kuşu : Avlanması yasaklanmayan ve eti için avlanan kuş.
Yetişen : Ulaşan, kavuşan. Van şehri, Kocapınar nahiyesine bağlı bir yerleşim bölgesi.
Göğüslü : Göğsü olan. Göğsü geniş olan. İri memeli (kadın).
Bağlan : Sev, sevdiğine bağlı kal anlamında kullanılan bir isim . Diyarbakır şehri, Kayacık nahiyesine bağlı bir yerleşim birimi. Iğdır şehri, Tuzluca ilçesi, merkez bucağına bağlı bir bölge.
Yabani : Doğada yaşayan, evcil olmayan (hayvan), evcil karşıtı. Doğada kendiliğinden yetişen (bitki). Görgüsü olmayan, kaba ve hoyrat (kimse).
Önlük : Herhangi bir iş genellikle de yemek yaparken giysi kirlenmesin diye giyilen, boyundan askılı ve bele bağlanan örtü. Laboratuvar, tezgâh ve benzerleri yerlerde çalışırken giysinin kirlenmemesi için giyilen, gömlek tarzında olup etek boyu uzun olan, genellikle beyaz renkte giysi. Ortaöğretimin ilk beş yılında öğrencilerin giydiği bir örnek giysi. Küçük çocuklara yemek yedirirken üstlerini korumak için boyunlarına bağlanan örtü. Değirmene öğütülmeye götürülen tahıldan hemen kullanılmak için sırası gelmeden öğütülen azıcık un. Ekmek pişirilen saca desteklik yapan üç ayaklı sacayak. Hayvanların önünde, yem yemeleri için ayrılan yer. Öncü. Kötü kadın. El havlusu. Keçi derisinden yapılan çalışma önlüğü. (Yalvaç Isparta). Yalnız üçetek üzerine giyilen önlük. (Celiptaş Yalvaç Isparta). Siyah ya da kahverenginde yün kadın etekliği. (Gücüllü Yalvaç Isparta). Ahırdaki hayvan yemliği. (Derekuşculu Görele Giresun).
Bağar : Karnı, bir hastalıktan şişmiş kimse. Göğüs.
Kuşak : Bele sarılan uzun ve enli kumaş. Yeryüzünde veya herhangi bir gök cisminde belli şartları sağlayan bölge. Henüz birleştirilmemiş ses ve görüntü taşıyan filmler. Bir küre yüzeyi, paralel iki düzlemle kesildiğinde iki kesitin arasında kalan bölüm. Yaklaşık yirmi beş, otuz yıllık yaş kümelerini oluşturan bireyler öbeği, göbek, nesil, batın, jenerasyon. Bir ürünün, bir aygıtın teknolojideki ve bilimdeki gelişmeye göre üretilen yeni biçimleri. Sağlamlığını artırmak için bir şeyin çevresine geçirilen ağaçtan veya metalden bağ. Televizyonda programlar için ayrılmış özel zaman dilimi. Yeryüzünün kutuplar, kutup daireleri ve dönencelerle belirlenen beş bölümünden her biri, küre kuşağı. Yaklaşık olarak aynı yıllarda doğmuş, aynı çağın şartlarını, dolayısıyla birbirine benzer sıkıntıları, kaderleri paylaşmış, benzer ödevlerle yükümlü olmuş kişilerin topluluğu.
Yaban : İnsan yaşamayan ıssız yer. Yabancı, el, yerli halktan olmayan kimse. Vahşi olan, evcil olmayan canlı. Aile ocağından uzak olan yer. Kendi kendine yetişen bitki. Issız.
Tarla : Tarıma elverişli olan, sınırlı ve belirli toprak parçası. Deniz hayvanlarının çok olduğu yer.
Manda : Geviş getirenlerden, derisinin rengi siyaha yakın, uzun seyrek kıllı bir hayvan, su sığırı, camız, kömüş (Buffelus). Birinci Dünya Savaşı'ndan sonra bazı az gelişmiş ülkeleri, kendi kendilerini yönetecek düzeye eriştirip bağımsızlığa kavuşturuncaya kadar Birleşmiş Milletler Cemiyeti adına yönetmek için bazı büyük devletlere verilen vekillik.
Diğer dillerde Bartholomae kanunu anlamı nedir?
Fransızca'da Bartholomae kanunu nedir ? : loi de bartholomae

Bu kısımda Bartlak nedir? Bartlak ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik bir biçimde hemen sorabilir, daha sonra kısaca Bartlak tanımı, açılımı, kelime anlamı hakkında ansiklopedik bilgi verebilir veya dilerseniz Bartlak hakkında sözler yazılar ile ingilizce veya almanca sözlük anlamı paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.