Beşinci çelgi nedir, Beşinci çelgi ne demek

Beşinci çelgi; Eskrim alanında kullanılan bir terimdir.

Teknik terim anlamı:

Dürtücü ve delici kılıçlarda gövdenin yukarı-içeri kesimini (doğrultusunu), kesici kılıçta başı korumak için uygulanan çelgi. (Dürtücü ve delici kılıçlarda savutu tutan el dirsekten az aşağıda ve içte, tırnaklar aşağı dönük; kesici kılıçta, savut tutan el dış doğrultuda, namlu ucu iç kesimde, başın az üstünde ve önünde, keskin yüzü yukarı dönüktür.).

Beşinci çelgi anlamı, kısaca tanımı

Beşi : Altın. “Beşi taharlar

Beşinci : Beş sayısının sıra sıfatı, sırada dördüncüden sonra gelen.

Çelgi : Alna bağlanan yazma, yemeni.

Kesici kılıç : Eskrimde kullanılan bir kılıç türü.

Delici kılıç : Eskrimde kullanılan delici özelliğe sahip bir kılıç türü, epe.

Tırnaklar : Epidermisten biçimlenen kapsula ungule ve dermisten biçimlenen koryum ungule olmak üzere iki kısım içeren epidermoidal, keratinize organlar. İnsanda unguis, tek parmaklılarda ungula, çift tırnaklılarda ungule, etçillerde ise unguikula adları verilir.

Kılıçlar : Afyon ilinde, Ümraniye nahiyesine bağlı bir yerleşim birimi. Ankara kenti, Kazan ilçesi, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim yeri. Bolu kenti, Dörtdivan ilçesinde, merkez bucağına bağlı bir bölge. Kırıkkale ili, Yahşihan ilçesi, merkez bucağına bağlı bir yerleşim bölgesi. Sivas şehri, İmranlı ilçesinde, merkez bucağına bağlı bir bölge. Tekirdağ kenti, Dambaslar nahiyesine bağlı bir bölge.

 

Doğrultu : Yön, istikamet. Paralel olmayan iki sonsuz doğruyu birbirinden ayırt ettiren durum. Belli bir sonsuz doğrunun belirttiği tek yol, istikamet. Tutulan, izlenen yol.

Üstünde : Üstündeki, karşılığı üs'ta.

Korumak : Bir kimseyi veya bir şeyi dış etkilerden, tehlikeden, zor bir durumdan uzak tutmak, esirgemek, muhafaza etmek, vikaye etmek, sıyanet etmek. Süregelen bir durumun değişikliğe uğramasını önlemek. Güçlü bir kimse veya kuruluş, güçsüz birini veya bir şeyi desteklemek, himaye etmek. Karşılamak, denk gelmek. Bir şeyin eskimesini, yıpranmasını önlemek için gereken dikkat ve özeni göstermek. Tehlikeli, zararlı durumları önlemek. Tehlikeye karşı denetimi altında bulundurmak, savunmak, müdafaa etmek.

Koruma : Korumak işi. Can güvenliğinin tehlikede olduğu düşünülen bir kimseyi saldırılardan korumak üzere görevlendirilmiş kişi, koruma görevlisi. Bankacılık alanında, bir malda veya bir menkulde gelecekte ortaya çıkacak fiyat değişikliklerine karşı korunmak amacıyla vadeli bir sözleşme yapılması.

Keskin : Çok kesici, iyi kesen. Tiz (ses). Kırıkkale iline bağlı ilçelerden biri. Hassas. Kıvrak. Zampara. Etkili, sert. Kırıcı, incitici. Dikkatli.

Yukarı : Bir şeyin üst bölümü, fevk, aşağı karşıtı. Benzerleri arasında üstte bulunan. Yetkili kimse. Üst tarafa, üstteki kata, üste, yükseğe, yukarıya. Aşama, sınıf, makam bakımından ileride olan.

 

Delici : Delen, delme işini yapan kimse veya nesne. Çok etkili, etkileyici.

Önünde : Oyun alanının seyirciye en yakın düzeyi.

Kesici : Kesme işini yapan kimse. Futbolda savunmanın önünde görev yapan ve topu kesip dağıtan oyuncu, stoper. Kasaplık hayvanları kesen kimse. Kesme işinde kullanılan araç.

Tırnak : İnsanda ve birçok omurgalı hayvanda parmak uçlarının dış bölümünü örten boynuzsu tabaka. Ciltçilikte tek yaprakları büküp cildi birleştirebilmek için bir yanında bırakılan şerit durumundaki kenar. Tırnak işareti. Kanca gibi araçların kıvrık yeri. Heykel dökümünde, kalıp parçalarının birleştirilmesinde kolaylık sağlamak amacı ile yapılmış olan dişlerin her biri. Kanun çalmakta kullanılan mızrap. Tenekecilerin delik açmak için kullandığı alet, keski. Gemi demirinin ucundaki yassı parça.

Dirsek : Kol ile ön kol arasındaki eklemin arka yanı. Bir direği veya başka bir şeyi sağlamlaştırmak için yanına eğik olarak yerleştirilen ağaç, makas. Giysi kolunda bu organa denk gelen bölüm. Boruların doğrultusunu değiştirmekte kullanılan bağlantı parçası.

Başın : Başta, önce, en başta3 ilkin.

Doğru : Bir ucundan öbür ucuna kadar yönü değişmeyen, eğri ve çarpık karşıtı. Hiçbir yöne sapmadan, dosdoğru, doğruca. Yakın, yakınlarında. Yanlışsız, eksiksiz bir biçimde. Gerçek, hakikat. Yasa, yöntem ve ahlaka bağlı, dürüst, namuslu. Akla, mantığa, gerçeğe veya kurala uygun. Gerçek, yalan olmayan. Karşı yönünce. İki nokta arasındaki en kısa çizgi.

Diğer dillerde Beşinci çelgi anlamı nedir?

İngilizce'de Beşinci çelgi ne demek ? : quinte