Be waiting türkçesi Be waiting nedir

Be waiting ile ilgili cümleler

English: Ali will be waiting at the station.
Turkish: Ali istasyonda bekliyor olacak.

English: Ali is going to be waiting in the lobby.
Turkish: Ali lobide bekliyor olacak.

English: Ali appears to be waiting for someone.
Turkish: Ali birini bekliyor gibi görünüyor.

English: Ali seems to be waiting for something to happen.
Turkish: Ali olacak bir şeyi bekliyor gibi görünüyor.

English: Ali may be waiting for us now.
Turkish: Ali şimdi bizi bekliyor olabilir.

Be waiting ingilizcede ne demek, Be waiting nerede nasıl kullanılır?

Be : -dı. Alaşımların hazırlanmasında kullanılan hafif bir metalik kimyasal element. -dir. Berylliumb (berilyum). Durmak. Var olmak. Kalmak. Olmak. Anlamına gelmek. -di.

Waiting : Hizmet. Eşlik. Bekleyen. Bekleniyor. Bekleyiş. Temkinli. İhtiyatlı. Refakat. Bekliyor. Bekleme.

Be a bad judge of : Anlamamak.

Be a bad sailor : Deniz tutmak.

Be a bad whip : Kötü araba kullanmak.

Be a ball of fortune : Şans topu olmak. Değişikliğe maruz kalmak. Bir durumun kurbanı olmak.

Be a bit on : Çakırkeyif olmak.

İngilizce Be waiting Türkçe anlamı, Be waiting eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Be waiting ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

 

Anticipates : Ummak. Sezmek. Önce davranmak. Geleceği görmek. Önceden yapmak. Söylenmeden yapmak. Önceden görmek. Tahmin etmek.

Abides : Sadık kalmak. Uymak. Sadık kalmak (vaade veya karara). Sadik kalmak. Kurala uymak. İkamet etmek. Baki kalmak. Dayanmak. Katlanmak.

Bide : Sabırla beklemek. Dayanmak. Kollamak. Oturmak. Yıkılmamak.

Bargain on : Güvenmek. Bel bağlamak. Ummak.

Awaited : Beklenen. Hazır olmak. Bekletilmiş.

Awaits : Gözlemek. Hazır olmak. İntizar etmek.

Bargain for : Ummak. Hesaba katmak. Hazırlanmak.

Attend : Devam etmek. Dinlemek. Katılmak. Bakmak. Kulak vermek. Eşlik etmek. Bulunmak. Beraberinde getirmek. Hizmet etmek.

Anticipate : Karşı oyuncunun yapacağı vuruşu önceden kestirip ona göre durum almak. Sezmek. Beklenti sahibi olmak. Geleceği görmek. Önceden yapmak. Beklenti içinde olmak. Önce davranmak. Tahmin etmek. Önceden görmek.

Abide : Uymak. Katlanmak. Baki kalmak. Dayanmak. Yaşamak. Bir yerde kalmak. Kalmak. Sadık kalmak (vaade veya karara). Sadik kalmak.

Be waiting synonyms : bank on, abided, await, abidden, abideth.