Bellek karışıklığı nedir, Bellek karışıklığı ne demek

Bellek karışıklığı; bir tıp terimidir.

  • Kelimelerin doğru anlamını hatırlayamamak veya ilk olarak görülen bir şeyi önce gördüğünü sanma duygusuna kapılmak biçiminde beliren bir ruh hastalığı

Eğitim alanındaki sözlük anlamı:

Sözcük ve cümlelerin doğru anlamını anımsayamamak ya da ilk kez görülen bir şeyi daha önce görmüş olmak yanılsamasına kapılmak biçiminde beliren hastalık.

İngilizce'de Bellek karışıklığı ne demek? Bellek karışıklığı ingilizcesi nedir?:

paramnesia

Fransızca'da Bellek karışıklığı ne demek?:

paratnnésie

Bellek karışıklığı anlamı, kısaca tanımı:

Bellek : Yaşananları, öğrenilen konuları, bunların geçmişle ilişkisini bilinçli olarak zihinde saklama gücü, dağarcık, akıl, hafıza, zihin. Bir bilgisayarda, programı değişmeyen verileri, yapılacak iş için gerekli olan ara sonuçları toplayan bölüm.

Karışık : Ayrı nitelikteki şeylerden oluşmuş. Saf olmayan. Dolu. Düzensiz, dağınık, intizamsız. Anlaşılması güç olan, açık seçik olmayan, çapraşık. Halk inancına göre cin ve perilerle ilişkisi olan. Karışmış. Çalkantı, kargaşa, gerginlik içinde olan.

Karış : Parmaklar birbirinden uzak duracak biçimde gergin duran elde, başparmak ile serçe parmağın uçları arasındaki açıklık.

 

Kelime : Anlamlı ses veya ses birliği, söz, sözcük.

Hatır : Düşünme, akılda tutma, hafıza, zihin, akıl, yâd. Durum, keyif, hâl. Gönül, kalp. Birine karşı duyulan saygı, sevgi.

Sanma : Sanmak işi, zannetme, zanneyleme.

Duygu : Kendine özgü bir ruhsal hareket ve hareketlilik. Duyularla algılama, his. Belirli nesne, olay veya bireylerin insanın iç dünyasında uyandırdığı izlenim. Nesneleri veya olayları ahlaki ve estetik yönden değerlendirme yeteneği. Önsezi.

Kapılmak : Birine güvenip boş bulunarak aldanmak. Bir kimseye tutulmak, bağlanmak, aşırı sevgi duymak. Sürüklenmek. Kapma işine konu olmak. Bir şeyin veya kimsenin güçlü etkisinde kalmak.

Biçim : Herhangi bir şeyin benzeri. Biçme işi. Yazı ve simgelerin bilgisayarda kullanılmaya elverişli çerçevesi, düzeni, format. Disket vb.nin bilgisayarda kullanılabilir durumu. Sanat ve edebiyat eserlerinde dış görünüş, form. Yakışık alan şekil, uygun şekil. Bir nesnenin dış çizgileri bakımından niteliği, dıştan görünüşü, şekil, eşkâl. Tarz. Şiirlerin kuruluş ve uyak düzenlerine göre olan dış görünüşü, şekil.

Hasta : Aşırı düşkün, tutkun. Zihinsel yetenekleri bozulmuş olan. Hastalık, kaza veya yaralanma dolayısıyla fizik veya ruh sağlığı bozulmuş ve tedavi edilmesi gereken kimse, rahatsız. Parasız, züğürt.