Berabere nedir, Berabere ne demek

Berabere; Tenis, Masa Tenisi alanlarında kullanılan bir kelimedir.

Tenis terimi olarak sözlük anlamı:

Aynı oyun içinde her iki oyuncunun da üç ya da daha çok eşit sayı kazanmış olmaları.

Tenis terimi olarak sözlük anlamı:

Oyunun herhangi bir anında oyuncuların sayı ya da dönem bakımından eşit durumda olduklarını bildiren deyim.

Berabere ile ilgili Cümleler

  • Onların tartışması sonunda berabere bitti.
  • Beyzbol maçı berabere bitti.
  • Waseda dünkü oyunda Keio ile berabere kaldı.
  • Oyun berabere sonuçlandı.
  • Maç berabere bitti.

Berabere ile ilgili Atasözü veya Deyim

berabere bitmek : oyun veya yarışma aynı sayının alınmasıyla sonuçlanmak.

berabere kalmak : Bir oyunu takımların golsüz ya da eşit sayıda gol atarak bitirmesi.

Berabere tanımı, anlamı

Beraber : Birlikte, bir arada. -e rağmen, -e karşın. Aynı düzeyde

Bakımından : Bakış veya görüş açısı yönünden, değerlendirme açısından. -e göre.

Bir an : Çok kısa bir süre.

İçinde : Süresince, zarfında. ile dolu bir biçimde. Ortamında.

Anında : Çabucak. Aynı anda, o anda yapılan, simultane.

Oyuncu : Herhangi bir oyunda oynayan kimse. Sinema, perde veya bir gösteride rol alan sanatçı, aktör, aktris. Çok oyun yapan, oyundan oyuna geçen (kimse). Düzenci, hileci. Oyunu seven.

 

Bildir : Geçen yıl.

Durum : Bir şeyin içinde bulunduğu koşulların hepsi, vaziyet, hâl, keyfiyet, mevki, pozisyon. Duruş biçimi, konum, tavır. Ad soyundan kelimelerin birbirleriyle edatlarla ve fiillerle ilişkilerini belirleyen biçim, hâl. Bireyin toplum içindeki ilişkileriyle belirlenen yeri.

Kazan : Çok miktarda yemek pişirmeye veya bir şey kaynatmaya yarayan büyük, derin kap. Ankara iline bağlı ilçelerden biri. Buhar makinelerinde, kalorifer tesisatında, suyun kaynatıldığı büyük derin kap.

Deyim : Genellikle gerçek anlamından az çok ayrı, kendine özgü bir anlam taşıyan kalıplaşmış söz öbeği, tabir.

Dönem : Belli özellikleri olan zaman parçası, periyot. Bir çağ içinde belli özellikleri olan sınırlı süre. Yarıyıl. Yasama meclisinin iki seçilişi arasındaki süre, devre.

Ya da : Seçeneği, çeşitliliği veya tercihi belirten bir söz.

Bakım : Bakma işi. Bir şeyin iyi gelişmesi, iyi bir durumda kalması için verilen emek. Birinin beslenme, giyinme vb. gereksinimlerini üstlenme ve sağlama işi.

Oldu : Evet. Başüstüne.

Döne : Karşı ziyarette bulunma. Defa, kere. Minder güreşlerinde her üçer dakikalık süre. Aynı amaçla belirli bir yer ve zamanda düzenlenen kılıçoyunu yarışmaları. Bir başarı sıralaması yapmak üzere birçok kişi ya da takım arasında ve her birinin ötekilerle karşılaşması biçiminde yapılan yarışma ya da oyunların tümü. Bir başarı sıralaması yapmak üzere bir çok kişi ya da takım arasında ve her birinin ötekilerle karşılaşması biçiminde yapılan yarışma ya da oyunların tümü. “1.”Bundan sonraki çocuklar erkek olsun” anlamında kullanılan bir isim. Karşı ziyarette bulunma.”.

 

Olma : Olmak işi.

Anın : Onun. Onun için. Onun için, tevekkeli değil: Anın söylenmiyor, meğer küsmüş.

Oyun : Yetenek ve zekâ geliştirici, belli kuralları olan, iyi vakit geçirmeye yarayan eğlence. Kumar. Güreşte rakibini yenmek için yapılmış olan türlü biçimlerde şaşırtıcı hareket. Müzik eşliğinde yapılmış olan hareketlerin bütünü. Seslendirilmek veya sahnede oynanmak için hazırlanmış eser, temsil, piyes. Hile, düzen, desise, entrika. Tiyatro veya sinemada sanatçının rolünü yorumlama biçimi. Şaşkınlık uyandırıcı hüner. Bedence ve kafaca yetenekleri geliştirmek amacıyla yapılan, çevikliğe dayanan her türlü yarışma. Teniste, tavlada taraflardan birinin belirli sayı kazanmasıyla elde edilen sonuç.

Sayı : Sayma, ölçme, tartma vb. işlerin sonunda bulunan birimlerin kaç olduğunu bildiren söz, adet. Gazete, dergi vb. sürekli yayınların bir bütün oluşturan, değişik tarih, numara taşıyan baskılarından her biri, nüsha. Bir spor karşılaşmasında taraflardan her birinin başarı derecesini gösteren nicelik, skor.

Kaza : İstem dışı veya umulmayan bir olay dolayısıyla bir kimsenin, bir nesnenin veya bir aracın zarara uğraması. Kadılık görevi. Yargı. Vaktinde kılınmayan namazı veya tutulmayan orucu sonradan yerine getirme. İlçe, kaymakamlık.

Diğer dillerde Berabere anlamı nedir?

İngilizce'de Berabere ne demek ? : deuce, all