Masa tenisi nedir, Masa tenisi ne demek

Masa tenisi; bir spor terimidir.

  • Kuralları tenisinkine benzeyen, masa üzerinde özel top ve raketlerle oynanan bir oyun, masa topu, pinpon (II)

Bilimsel terim anlamı:

[Bakınız: masatopu]

Masa tenisi hakkında bilgiler

Masa tenisi, 2 veya 4 oyuncunun birbirlerine topu ileri geri olarak attığı ortasında ağ olan masanın üstünde oynanan bir oyundur.

Bu sporun salon tenisi adıyla bilinen en eski şekli 1880 li yıllarda Hindistan ve Güney Afrika'daki İngiliz ordusu tarafından oynanırdı. Puro kutularının kapaklarını raket, yuvarlatılmış şarap şişesi mantarlarını da top olarak kullanırlardı. File olarak da kitapları kullanıyorlardı.

1890'lı yıllarda İngiltere'de bu oyunun diğer versiyonları geliştirildi. Bunlar "whiff whaff" ve "gossima" gibi değişik isimlere sahiptiler ve Parker Brothers firması masaya kurulabilen portatif net, dışı file kaplı küçük bir top ve minyatür raketlerden oluşan salon tenisi kitleri satmaya başladı.

1900 yılında Amerika'yı ziyaret eden İngiliz James Gibb, dönerken yanında bazı içi boş selüloid toplardan getirdi ve arkadaşlarıyla salon tenisini bu topları kullanarak oynamaya başladı. Gibb, topun rakete ve masaya çarptığı zaman çıkardığı sesi temsil eden "ping pong" ismini kullanmaya başladı.

Masa tenisi ile ilgili Cümleler

 
  • Ali Mary'nin ne kadar iyi masa tenisi oynayabildiğine şaşırdı.
  • Futbol oynamak, masa tenisi oynamak, tenis oynamak, spor salonuna gitmek, satranç oynamak ve briç öğrenmek istiyorum.
  • Birlikte masa tenisi oynadılar.
  • Pin pona aynı zamanda masa tenisi de denir.
  • Basketbol ve masa tenisi gibi top oyunları genellikle kapalı alanda oynanır.
  • Tom, hem tenisi hem de masa tenisini iyi oynayabilir.
  • Ali ve Mary masa tenisi oynadılar.

Masa tenisi tanımı, anlamı:

Tenis : Ağla ortasından ikiye bölünen bir alanda tek veya çift oyuncuların raketle karşılıklı vurdukları, çeldikleri topu, belli kurallara göre, karşılanamayacak biçimde birbirlerinin alanına düşürerek sayı kazanmaları esasına dayanan oyun, alan topu.

Raket : Masa tenisi, tenis vb. oyunlarda topa vurmak için kullanılan, oval tahta bir kasnağa gerilmiş bir ağla veya lastikle kaplanmış saplı araç, vuraç.

Oyun : Müzik eşliğinde yapılmış olan hareketlerin bütünü. Hile, düzen, desise, entrika. Tiyatro veya sinemada sanatçının rolünü yorumlama biçimi. Güreşte rakibini yenmek için yapılmış olan türlü biçimlerde şaşırtıcı hareket. Şaşkınlık uyandırıcı hüner. Kumar. Teniste, tavlada taraflardan birinin belirli sayı kazanmasıyla elde edilen sonuç. Bedence ve kafaca yetenekleri geliştirmek amacıyla yapılan, çevikliğe dayanan her türlü yarışma. Seslendirilmek veya sahnede oynanmak için hazırlanmış eser, temsil, piyes. Yetenek ve zekâ geliştirici, belli kuralları olan, iyi vakit geçirmeye yarayan eğlence.

Topu : Hepsi.

Kural : Bir sanata, bir bilime, bir düşünce ve davranış sistemine temel olan, yön veren ilke, nizam. Davranışlarımıza yön veren, uyulması gereken ilke.

 

Pinpon : Yaşlı, çökmüş. Masa tenisi.

Oyuncu : Sinema, perde veya bir gösteride rol alan sanatçı, aktör, aktris. Oyunu seven. Çok oyun yapan, oyundan oyuna geçen (kimse). Düzenci, hileci. Herhangi bir oyunda oynayan kimse.

Orta : Defterde, bir araya getirilmiş belli sayıda yaprakların oluşturduğu bölümlerden her biri. Her iki yanında kendi türünden aynı nitelikte nesneler, durumlar bulunan. Yeniçeri Ocağında tabur. Bir olayın, içinde gerçekleştiği yer. Çankırı iline bağlı ilçelerden biri. Başlangıcı ile bitimi arasında eşit uzaklıkta olan süre. Ne büyük ne küçük, midi. Ne uzun ne kısa, midi. Öğretimde, öğrencinin değerlendirilmesinde geçer not ile iyi arasındaki derece. İyi ile kötü arasındaki durum. İki karşıt nitelik veya durum arasında bulunan, tutarlı, ılımlı, vasat. Bir şeyin kenarlarından merkeze doğru yaklaşık olarak aynı uzaklıkta olan yer. Bir şeyin eşit olarak ayrılabileceği bölüm. Sorunların çözümünde aşırılıklardan kaçınan, ölçülü bir yöntem izleyen. Orantı. Futbolda oyunculardan birinin, topu, kale ağzında duran arkadaşlarına havadan yollamak için yaptığı vuruş.

Üstün : Arap harfli metinlerde bir ünsüzün a, e seslerinden biriyle okunacağını gösteren işaret, fetha. Benzerlerine göre daha yüksek bir düzeyde olan, onları geride bırakan. Birine veya bir şeye göre nitelik bakımından daha yüksek, daha elverişli olan, faik.

Spor : Bir hücreli hayvanların çok özelleşmiş olan üreme hücresi. Bedeni veya zihni geliştirmek amacıyla kişisel veya toplu olarak gerçekleştirilen, bazı kurallara göre uygulanan hareketlerin tümü. Çiçeksiz bitkilerde üreme organı. Kullanışı rahat, kolay olan.

Salon : Dükkân, mağaza. Toplantıların, kutlamaların, gösterilerin yapıldığı geniş yer. Bir evde konukları ağırlamakta kullanılan en geniş oda.

Diğer dillerde Masa tenisi anlamı nedir?

İngilizce'de Masa tenisi ne demek? : n. table tennis, ping-pong

Almanca'da Masa tenisi : n. Pingpong, Tischtennis