Bilgi verme nedir, Bilgi verme ne demek

Bilgi verme; Maliye alanında kullanılan bir sözcüktür.

Teknik terim anlamı:

Kamu yönetim ve kuruluşları yükümlüler ya da yükümlülerle işlemlerde bulunan öteki gerçek ve tüzel kişilerin Maliye Bakanlığı ya da vergi incelemesi yapmaya yetkili olanlara vergilerine ilişkin isteyecekleri bilgileri vermeleri.

Bilgi verme ile ilgili Cümleler

  • Televizyon bilgi vermek için çok önemli bir araçtır.
  • Ruh doktorları bilgi vermede çok başarılı değil.
  • Çevirmen olabildiğince çok detay ve bilgi vermeye çalışır.
  • Ali Mary'ye herhangi bir bilgi vermeyi reddetti.
  • Onlara bilgi vermeyi reddetti.

Bilgi verme tanımı, anlamı

Bilgi : İnsan aklının erebileceği olgu, gerçek ve ilkelerin bütünü, bili, malumat. Kurallardan yararlanarak kişinin veriye yönelttiği anlam. Genel olarak ve ilk sezi durumunda zihnin kavradığı temel düşünceler. İnsan zekâsının çalışması sonucu ortaya çıkan düşünce ürünü, malumat, vukuf. Öğrenme, araştırma veya gözlem yolu ile elde edilen gerçek, malumat, vukuf. Bilim

Verme : Vermek işi.

Vergi incelemesi : Ödenmesi gereken vergilerin doğruluğunu araştırmak, belirlemek ve sağlamak üzere yetkili kurumca yapılan işlemler.

Maliye bakanlığı : Devlete ilişkin genel giderleri karşılamak amacıyla gelir kaynakları bulmak ve bunları toplayarak giderleri karşılamak, vergi koymak, para işleri ve bunlara dayanak olabilecek işlemlerin tümünü düzenleyerek uygulamakla görevli Bakanlık.

 

Tüzel kişi : Hukuk bakımından bireylerin veya malların topluluğundan doğan ve tek bir kişi sayılan varlık.

İnceleme : İncelemek işi, tetkik. Bir bilim veya sanat konusunu her yönüyle geniş biçimde açıklayan eser veya yazılı araştırma.

Yükümlü : Bir şeyi yapma zorunluluğu olan, memur, mükellef.

Yönetim : Yönetme işi, çekip çevirme, idare. Dümen.

Yetkili : Herhangi bir işte yetkisi olan (kimse), salahiyetli, salahiyettar. Mezun.

Kuruluş : Kurulma işi. Yapı, yapılış, bünye. Bir sefer kuvvetini oluşturan birliklerin yapısı. Kasılma. Topluma hizmet, üretim, tüketim vb. amaç ve görevlerle kurulan her şey, tesis.

İncelem : Bir konuyu incelemek ya da bir durumu saptamakla görevlendirilen kişice hazırlanmış, yazılı açıklama ve görüşler.

İlişkin : İlgisi, ilişiği olan, bağlı, ilgili, ait, merbut, müteallik.

Maliye : Kamu ile ilgili işlerin yürütülmesi için gerekli gelirleri ve harcanan paraları düzenleyen kuralların bütünü. Devlet gelir ve giderlerini yöneten kuruluş. Konusu bu kuralları incelemek olan bilim dalı.

İlişki : İki şey arasında karşılıklı ilgi, bağ, münasebet, temas. Bağlantı, temas.

Kurulu : Kurulmuş olan, yerleşmiş, oturmuş.

Yöneti : Yönetme işi.

Gerçek : Yalan olmayan, doğru olan şey, hakikat. Aslına uygun nitelikler taşıyan, sahici. Yalan olmayan. Doğruluk. Doğadaki gibi olan, doğayı olduğu gibi yansıtan. Düşünülen, tasarımlanan, imgelenen şeylere karşıt olarak var olan. Bir durum, bir nesne veya bir nitelik olarak var olan, varlığı inkâr edilemeyen, olgu durumunda olan, özbeöz, hakiki, reel. Yapay olmayan. Temel, başlıca, asıl. Gerçeklik.

 

Ya da : Seçeneği, çeşitliliği veya tercihi belirten bir söz.

Yetki : Bir görevi, bir işi yasaların verdiği imkânlara göre, belli şartlarla yürütmeyi sağlayan hak, salahiyet, mezuniyet.

Yüküm : Yükümlülük.

Diğer dillerde Bilgi verme anlamı nedir?

İngilizce'de Bilgi verme ne demek ? : declaration, notification, statement