Birikinti yelpazesi nedir, Birikinti yelpazesi ne demek
Birikinti yelpazesi; Coğrafya alanında kullanılan bir kelimedir.
Coğrafya'daki terim anlamı:
Akıntı kanalıyla gelen sel sularının, yamaç önündeki düzlüklere yığdıkları özdeklerle oluşmuş yelpaze ya da koni biçiminde, az eğimli yığıntı, bk. akıntı yolu.
Birikinti yelpazesi tanımı, anlamı
Birik : İki tekerlekli araba. Arı. Eş, benzer. Örümcek ağı. Çocukların koşarak oynadıkları bir oyun
Biri : Bir tanesi. Bilinmeyen bir kimse.
Birikinti : Bir yerde kendi kendine birikmiş olan şey.
Yelpaze : Sallandığında küçük bir hava akımı yapan ve özellikle yüzü serinletmeye yarayan, katlanabilir, taşınabilir araç. Çeşitlilik. Bu biçimde olan.
Akıntı yolu : Bir selin, beslenme bölgesinden gelen yağmur ve kaynak sularının bir araya toplandığı anayatak.
Kanalıyla : Bir kimse veya bir şey aracılığıyla, yoluyla, eliyle.
Yığıntı : Bir araya yığılmış şeyler kümesi.
Akıntı : Akma işi. Sıvı yapıştırıcıların ağaç yüzeylerine gereğinden çok sürülmesi ile oluşan durum. Hastalık sebebiyle vücudun herhangi bir yerinden sulu madde akması. Havanın veya suyun herhangi bir yöne doğru yer değiştirmesi, akım, cereyan. Eğiklik, eğim, meyil. Çam türü ağaçlarda bulunan reçinenin eriyerek akması olayı.
Düzlük : Düz olma durumu. Geniş, düz yer. Deniz yüzeyine göre değişik yüksekliklerde olan az eğimli yer.
Eğimli : Eğimi olan. Bir şeyi yapmaya içten yönelmiş, meyyal.
Önünde : Oyun alanının seyirciye en yakın düzeyi.
Ya da : Seçeneği, çeşitliliği veya tercihi belirten bir söz.
Yığın : Bir şeyin yığılmasıyla oluşturulan küme, tepe. Birçok kimsenin veya nesnenin bir araya gelmesiyle oluşan kalabalık, küme, kitle, kütle.
Yamaç : Dağın veya tepenin herhangi bir yanı. Ön, yan, yakın.
Özdek : İş yerlerinde eşya ve malzeme işleriyle ilgilenen bölüm, ayniyat. Kullanılmaya, harcamaya uygun, taşınması kolay eşya, ayniyat. Duyularla algılanabilen, bölünebilen, ağırlığı olan nesne, madde. İnsanın çalışmasıyla bir amaç uğruna biçim verdiği veya yararlandığı doğal cisimler, nesneler.
Biçim : Biçme işi. Yazı ve simgelerin bilgisayarda kullanılmaya elverişli çerçevesi, düzeni, format. Disket vb.nin bilgisayarda kullanılabilir durumu. Yakışık alan şekil, uygun şekil. Herhangi bir şeyin benzeri. Sanat ve edebiyat eserlerinde dış görünüş, form. Şiirlerin kuruluş ve uyak düzenlerine göre olan dış görünüşü, şekil. Bir nesnenin dış çizgileri bakımından niteliği, dıştan görünüşü, şekil, eşkâl. Tarz.
Kanal : Bazı bölgeleri sulamak, kurutmak amacıyla veya gemilerin işlemesine elverişli, insan eliyle açılmış su yolu. Telefon, telgraf, radyo, televizyon vb. araçlarla iletişimi sağlayan yol, hat. Tahtanın liflerine dik yönde açılan kırlangıç kuyruğu biçimli girinti. İki kıyı arasındaki dar ve derin deniz. İçinden damar, sinir veya bir sıvı geçen yol.
Gelen : Gelme işini yapan (kimse ya da nesne). Bir ışık kaynağından çıkıp bir aynanın yüzüne veya saydam bir cismin yüzeyine düşen (ışın).
Eğim : Eğilmiş olma durumu. Bir yüzeyin yatay düzleme doğru eğilmesi, eğiklik, meyil.
Diğer dillerde Birikinti yelpazesi anlamı nedir?
İngilizce'de Birikinti yelpazesi ne demek ? : cone of dejection

Bu kısımda Birikinti yelpazesi nedir? Birikinti yelpazesi ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik bir biçimde hemen sorabilir, daha sonra kısaca Birikinti yelpazesi tanımı, açılımı, kelime anlamı hakkında ansiklopedik bilgi verebilir veya dilerseniz Birikinti yelpazesi hakkında sözler yazılar ile ingilizce veya almanca sözlük anlamı paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.