Boru keskisi nedir, Boru keskisi ne demek
Boru keskisi; Tesisat alanında kullanılan bir terimdir.
Teknik terim anlamı:
Kesici makaraların boru üzerinde yaptığı iz yardımıyla boruyu ikiye ayıran aygıt. (bk. Şek. 3).
Boru keskisi anlamı, kısaca tanımı
Boru : Bir yerden başka bir yere sıvı, gaz vb. aktarmaya yarayan, içi boş, uçları açık, uzun ve dar silindir. Borazan
Keski : Ağaç, taş, metal vb.ni yontmaya yarayan, bir ucu keskin çelik araç. Demir ve sac kesmek için üzerine çekiçle vurularak yürütülen keskin araç, tırnak. Pulluk gövdesi önüne takılan ve toprağı kesip ayıran, bıçak veya disk biçiminde çelikten yapılmış pulluk parçası.
Pissu boru keskisi : Pissu borularının kesilmesinde kullanılan aygıt.
Üzerinde : Üstünde. ile ilgili, üzerine.
Makara : Üzerine iplik, tel, şerit vb. sarılan, kenarları çıkıntılı, ekseni boyunca delik silindir, bobin. Sürme kapak rayları üzerinde hareket edecek biçimde metal veya plastikten yapılmış değişik tiplerdeki sürme kapak aleti. Bir yükün yukarıya kaldırılmasını sağlayan araç. Ağır yüklerin kaldırılma ve indirilmesinde kullanılan, birbirine paralel iki veya daha çok tabla arasında dönen, kenarı çepeçevre oluklu tekerlek veya tekerleklerden oluşmuş mekanik alet.
Ayıran : Işığı yalın ögelerine ayırma özelliği olan.
Kesici : Kesme işini yapan kimse. Futbolda savunmanın önünde görev yapan ve topu kesip dağıtan oyuncu, stoper. Kasaplık hayvanları kesen kimse. Kesme işinde kullanılan araç.
Yardım : Kendi gücünü ve imkânlarını başka birinin iyiliği için kullanma, muavenet. Etki. Bir ülkeye bağış veya ödünç olarak verilen para ve ihtiyaç maddeleri. İşlerin daha etkin ve verimli olabilmesi için sağlanan katkı, destek. Bağış, iane.
Yardı : Ceza.
Aygıt : Birçok parçadan yapılmış alet, cihaz. Vücutta belirli bir görevi yerine getiren organ grubu. Birkaç aletin uygun bir biçimde eklenmesinden oluşturulan ve bazı belli deneylerin yapılmasına yarayan takım.
Üzeri : Bir şeyin yukarı, göğe doğru olan yanı. Bazı tamlamalarda zaman bildiren bir söz. Vücut, beden. Artan, geriye kalan bölüm. Bir şeyin dış yüzü, yüzey.
Kesi : Kesilmiş yer. Ortaklık, yarıcılık : Tarlayı kesiye verdim. Çamaşır. Giysi, elbise. Ucu eğik baston, sırık.
Maka : Büyük hayvanların aşık kemiği. Hayvanlara nazar değmemesi için takılan büyük, mavi boncuk. Kurbağa.
Aygı : Adı bilinmiyen ya da ad yerine kadına, kıza sesleniş. Eşya.
Üzer : Kaymak, süt, yoğurt yüzü. Ürem, faiz. Değiş tokuş sırasında üste alınan para. Can sıkıcı. Üst. Kaymak. Faiz. Can sıkıcı, üzücü.
Şek : Şüphe. Aşık kemiğinin dar, düz yanı. Uğursuz. Ters, geçimsiz. İnce bağırsak. İstek. Alınyazısı, şans. Ters: Ne şek adam. Şüphe ile birlikte kullanılıp anlamı pekiştirir: Senin şek şüpen var mı ki?. Kadınların başlarına örtündükleri tülbent. (Hassa Hatay).
Bk : Berkelyum elementinin simgesi.
İz : Bir şeyin geçtiği veya önce bulunduğu yerde bıraktığı belirti, nişan, alamet, emare. Bir olay, bir durum veya yaşayıştan geride kalan belirti, eser. Bir düzlemin başka bir düzlemle veya bir doğru ile kesişmesinden doğan ara kesit. Bir olay veya bir durumdan geride kalan belirti, ipucu, emare. Bir şeyin dokunmasıyla geride kalan belirti.
Diğer dillerde Boru keskisi anlamı nedir?
İngilizce'de Boru keskisi ne demek ? : pipe cutter

Bu kısımda Boru keskisi nedir? Boru keskisi ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik bir biçimde hemen sorabilir, daha sonra kısaca Boru keskisi tanımı, açılımı, kelime anlamı hakkında ansiklopedik bilgi verebilir veya dilerseniz Boru keskisi hakkında sözler yazılar ile ingilizce veya almanca sözlük anlamı paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.