Bundles türkçesi Bundles nedir

Bundles ingilizcede ne demek, Bundles nerede nasıl kullanılır?

Bundle branch blocks : Kalpte iletimin his demeti dallarında gecikmesi veya durması. sağ dal veya sol dal blokları oluşur. Dal blokları.

Bundle of fibres : Lif demeti.

Bundle of his : His hüzmesi.

Bundle of nerves : Sinir küpü.

Bundle of rays : Işın demeti.

Left bundle branch blocks : Sol dal bloku. Kalpte herhangi bir nedenle his demetinin sol dalında iletimin kesintiye uğraması, sol demet dalı bloku. bu durumda sağ karıncığa iletim sol dal üzerinden gelir ve kalbin elektriksel ekseninde sola sapma oluşur.

His bundle : Atriyoventriküler demet. His demeti. His hüzmesi.

Bundle up : Sarıp sarmalamak. Sıkı giyinmek. Sıcak kalmak veya üşümemek için kat kat giyinmek. Sıkıca giyinmek. Sarınıp sarmalanmak.

Fiber bundle : Elyaf demeti. Lif demeti.

A bundle : (gayri resmi) bir servet. Çok miktarda para.

İngilizce Bundles Türkçe anlamı, Bundles eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Bundles ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Collations : Mirasta iade. İstihbarat tasnifi. Karşılaştırma. Harmanlama. Aperatif. Hafif yemek. Tanımlama. Derleme.

A pretty penny : Epey para. Dünyanın parası. Büyük miktarda para.

 

Parcel : Bölmek. Posta. Sürü. Parsellemek. Hisselere ayırmak. Parsel. Toplu miktar. Arazi parçası.

Backpacked : Sırt yükü. Pikniğe gitmek. Arka çantası. Omzunda sırt çantasıyla gezmek. Sırt çantası. Sırt torbası.

Portfolio : Bakanlık. Mevki. Portföy. Evrak çantası. Vazife. Resim çantası. Belgeler. Görev. Resimler (ressamın yapıp bir araya getirdiği).

Accumulation : Toplama. Toplumların ekinsel varlıklarının gelişip genişlemesi ve uygarlık düzeyinin yükselmesi süreci. Toplanma. Herhangi bir ilaç veya zehirli maddenin değişik nedenlere bağlı olarak bazı organ veya dokularda birikmesi, akümülasyon. Yığma. Mal ve sermayenin toplanıp çoğalma süreci. tasarrufların yeni yatırımlar şeklinde sermaye stokuna eklenmesi. işletme karının kar payı olarak dağıtılmayıp özkaynağa eklenmesi. Teraküm. Ürem ve diğer kazançların ana paraya eklenmesi. bir amaç için para biriktirme. Biriktirme.

Collation : Fiziksel yapı kaydı. Tanımlama. İstihbarat tasnifi. Aperatif. Hafif yemek. Karşılaştırma. Harmanlama. Fişlerde, kitabın cilt, sayfa, yaprak, sütun, resim, harita, boy gibi öğeleriyle ilgili olarak verilen yazılı bilgi. Mirasta iade.

Scroll : Liste. Taslak. Ekranda görüntü kaydetme. Setli merkezleme levhası. Üzeri yazılı papirüs, paşömen ya da kağıtların, genellikle bir sopaya sarılmasından oluşan kitap. Merkezleme çenelerini boru çapına göre açıp kapayan setli levha. Uzun ve kıvrımlı kağıt belge. Tarife. Kemanın kıvrık ucu. Süslü yazı.

Big money : Çok miktarda para. Büyük kar. Büyük para.

Good money : Nakit. Büyük para miktarı. Değişim değeri ile mal değeri arasındaki fark çok küçük olan, diğer bir deyişle piyasa değeri değişim değerinden büyük olan altın gibi madeni para. Geçerli para. İyi para.

 

Bundles synonyms : bouquets, decks, accumulations, batch, packeted, fagot, packs, swag, agglomeration, backpacks, aggregation, corymbs, bodying, budget, packages, wisp, sheafs, bk, scrolls, wad, bunches, sheaf, aggregations, bindle, burdle, backpack, rouleau, batches, body, heaps and heaps, bulks, bulk, webs.

Bundles zıt anlamlı kelimeler, Bundles kelime anlamı

Unpack : Açmak (paket vb). Bavuldan çıkarmak. Paketi açmak. Boşaltmak. Ambalajdan çıkarmak. Açıp içinden çıkarmak. Paket çözmek. Açma. Açmak.

Finite : Sınırlı. Terimleri sayısı verilen bir n sayışımdan küçük olan bir kümenin bu niteliği. Ölçülebilir. Sayı veya şahıs gösteren (dilbilgisi terimi). Sonu olan. Bitimli. Mahdut. Sonlu.