Burdens türkçesi Burdens nedir

Burdens ingilizcede ne demek, Burdens nerede nasıl kullanılır?

Burdensome : Taşınması zor. Ağır. Sıkıcı. Külfetli. Yük olan. Sıkıntı verici.

Burdensomely : Ağır bir biçimde. Acıklı bir tarzda. Kasvetli. Külfetli bir şekilde. Beceriksizce.

Burdensomeness : Acıklı olma durumu. Ağırlık. Problem veya külfet olma durumu. Kasvet. Terslik.

Disburdens : Rahatlatmak. Yükünü hafifletmek. Hafifletmek (yükünü vb). İçini boşaltmak. Yükünden kurtulmak.

Overburdens : -e fazla iş vermek. Çok sorumluluk vermek. Toprak örtüsü. Yüzeysel jeolojik yük. -e fazla yük olmak. Örtü toprağı. En üstte bulunan zemin. Fazla yüklemek. Kapasitesini aşmak. Taşıyabileceğinden fazla yük yüklemek.

Burden with : Sıkmak. Bir yük koymak. Basınç uygulamak. Bunaltmak. Ağırlaştırmak.

Burden of responsibility : Sorumluluğun ağırlığı. Bir görev veya yükümlülüğün yükü.

Unburdens : (vicdan vb) rahatlatmak. Derdini dökmek. Rahatlatmak (vicdan). İtiraf etmek. Açmak. Derdini açmak. Yükten kurtarmak. İçini boşaltmak.

The burden of adducing evidence : Delil sunma yükümlülüğü. Yargılamada bir tarafın sorumluluğunda olan hukuki delil sunma görevi.

Burden costs : Dolaylı giderler.

İngilizce Burdens Türkçe anlamı, Burdens eş anlamlısı

 

Sözcükler, direkt olarak Burdens ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Burdened : Yüklenmiş. Tahmil edilmiş. Yüklü.

Download : Karşıdan yükle. Karşıdan indirmek. Karşıdan yüklemek. Karşıdan yükleme durumu. İndirme. Yükleme. İndirmek. Yüklemek (internet üzerinden bilgisayara program).

Onus : Sorumluluk. Yükümlülük. İspat zorunluluğu. Yük. Görev. Mesuliyet. Külfet.

Ascribed : Atfetmek. Üstüne atmak.

Burden : Ağırlık. Sıkıntı vermek. Yüklenmek. Yük. Sıkıntı çektirmek. Zorunluluk. Ağır yük. Yük taşıma.

Overburden : Madencilik, jeoloji alanlarında kullanılır. Örtü toprağı. Taşıyabileceğinden fazla yük yüklemek. Örtü. Fazla yüklemek. -e fazla yük olmak. Tortu yükü. Çok sorumluluk vermek. Kapasitesini zorlamak. Kapasitesini aşmak.

Encumbrance : Yük. Taahhüt. Sorumlu olunan kişi (çocuk). Sorumlu olunan kişi. Engel. Borç. İpotek. Yükümlülük. Yükümlenim hakkı. Takyid.

Fardel : Yük. Bohça.

Burdening : Fırın doldurma.

Embark : Kalkışmak. Girişmek. Yatırmak. Atılmak. Gemiye binmek. Yüklenmek. Bindirmek. Yolcu almak. Gemiye bindirmek.

Burdens synonyms : live load, superload, saddles, ascribe, overload, embarked, worry, burthens, downloaded, saddle, ascribes, headache, loading, concern, imposition, weight, dead load, charge, downloads, downstream load, pill, saddling, millstone, burthen, load, dead weight, vexation, incumbrance.

Burdens zıt anlamlı kelimeler, Burdens kelime anlamı

Unburdened : Yükten kurtarmak. Yüksüz. İtiraf etmek. Engelsiz. Yükünden arındırılmış. Açmak. Rahatlatmak (vicdan). Yükünden kurtulmuş.

 

Discharge : Taburcu etmek (hastayı). Bir akarsuyun, belli bir noktadan zaman biriminde geçirdiği su. Ödeme. Görevden almak. Boşaltma. Boşalmak. Akımsakların elektrik yükünün azalması. Bir yoğunlaçta biriken elektrik yükünün bir dış devreye verilmesi. bir pilde biriken kimyasal erkenin elektrik erkesine dönüşmesi. İşten çıkarmak. Fizik, iktisat, kimya, madencilik, sinema, televizyon, ekonomi, jeoloji alanlarında kullanılır.

Unburden : Rahatlatmak (vicdan). Derdini açmak. Derdini dökmek. İçini boşaltmak. Ferahlamak. Açmak. (vicdan vb) rahatlatmak. Yükten kurtarmak. İtiraf etmek.