Buzla çatlama nedir, Buzla çatlama ne demek

Buzla çatlama; Coğrafya alanında kullanılan bir terimdir.

Coğrafya'daki terim anlamı:

Günlük sıcaklık ayrımlarının büyük olduğu karasal iklimlerde görülen, donma ve çözülmelerle ilgili bir mekanik parçalanma biçimi, bk. mekanik parçalanma.

Buzla çatlama anlamı, tanımı

Buzla : Deniz suyunun donmasıyla kutup bölgelerinde oluşan buz alanı, bankiz, aysfilt

Çatlama : Çatlamak işi. Uygun olmayan kuruma sonucu ağacın boyu yönündeki lif ayrılması. Tohumların dağılması için meyve kabuğunun yarılması, açılma. Dalgaların sığ kıyıya geldikleri zaman dökülüp köpürmesi, çatlak.

Mekanik parçalanma : Günlük sıcaklık ayrımlarının güçlü olduğu karasal iklimlerde, özellikle çöl ve dağlarda, yerli kayaçların, ısınıp soğuma, donma, çözülme olaylarının birbirini izlemeleri sonunda çatlayıp ufalanmaları.

Karasal iklim : Kara iklimi.

Parçalanma : Parçalanmak işi.

Sıcaklık : Sıcak olan şeyin durumu, etkisi veya sıcak olan şeyin niteliği, hararet. Bir araçla veya cihazla ölçülebilen ısı derecesi, suhunet. Hamamlarda yıkanılan sıcak yer. Sevgi, içtenlik ve sevimlilik.

Mekanik : Kuvvetlerin maddeler ve hareketler üzerine etkisini inceleyen fizik dalı. Denge ya da hareket kurallarıyla ilgili. Makine ile yapılan. Düşünmeden yapılan.

 

Çözülme : Çözülmek işi. Savaşta, gerideki savunma hattına çekilmek isteyen birliğin düşmandan sıyrılması. Bir sesin boğumlanmasından sonra organların eski duruma geçmesi. Kişilik, karakter vb. bir bütünde birliğin bozulması durumu.

Karasal : Karayla, toprakla ilgili, berri.

Günlük : O günkü, o günle ilgili. Günü gününe tutulan anı yazısı ya da bu yazıları içine alan eser, günce. Üzerinden gün geçmiş veya geçecek. Her gün yapılan, her gün yayımlanan, her gün çıkan. Günü gününe tutulan hatıra, günce, muhtıra. Tütsü için kullanılan bir tür ağaç sakızı.

İlgili : İlgilenmiş olan, ilgisi bulunan, alakalı, alakadar, müteallik.

Karasa : Uzun sırık.

Parçal : Kesinti, ulak. Kalan, faiz: Niye paranın parçalını alıyı?.

Parça : Bir bütünden ayrılan, ayrı sayılan ya da artakalan şey. Bir bütünden kopma, kırılma, yırtılma vb. yoluyla ayrılmış bölüm, lime. Nesne. Tane. Güzel, alımlı kız veya kadın. Müzik eseri. Birkaçı bir araya geldiğinde bir bütünü oluşturan şeylerin her biri, modül. Küçümseme ve değersiz sayma bildiren bir söz. Pasaj.

Sıcak : Yakmayacak derecede ısısı olan, yakmayacak kadar ısı veren, soğuk karşıtı. Sıcak yer. Isısı yüksek olan, çok ısınmış. Havadaki yüksek ısı. Dostça olan, sevgi dolu. Hamam.

Karas : Büyük küp.

Büyük : Boyutları, benzerlerinden daha fazla olan (somut nesne), makro, küçük karşıtı. Büyük abdest. Yetişkin, belli bir yaşa gelmiş. Önemli. Çok, ortalamayı aşan (soyut kavram). Makam, rütbe, derece bakımından daha üst olan kimse. Üstün niteliği olan. Niceliği çok olan.

 

Donma : Donmak işi.

Ayrım : Ayırma işi, tefrik. Bir kimse veya nesnenin bir başkasıyla karıştırılmamasını sağlayan ayrılık, benzer şeyleri birbirinden ayıran özellik, başkalık, fark. Bir veya daha çok sahne içinde geliştirilip olayın tamamlanmış bir parçasını veren film bölüğü. Cinsleri ve türleri birbirinden ayıran ana karakter, fark. Alt bölüm. Ayrılma noktası.

Günlü : Tarihli. Belli bir zamanla sınırlı.

Diğer dillerde Buzla çatlama anlamı nedir?

İngilizce'de Buzla çatlama ne demek ? : frost shattering