Cacıh nedir, Cacıh ne demek

Yerel Türkçe'deki anlamı:

İlkbaharda tarlalarda biten ve yenilebilen otlar.

Hıyarla yapılan ayranlı salata.

Bütün sebze yemeklerinin genel adı (Çayağzı).

Cacıh tanımı, anlamı

Genel ad : Yeni bulunan her ilaç maddesine Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ) tarafından verilen ad, jenerik ad

İlkbahar : Kuzey yarım kürede mart, nisan ve mayıs aylarını içine alan, 21 Mart-22 Haziran arası zaman aralığı, bahar, erken bahar, evvel bahar, ilkyaz.

Çayağzı : Ardahan şehrinde, Hanak ilçesinde, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim bölgesi. Artvin ilinde, Şavşat belediyesi, merkez bucağına bağlı bir yerleşim bölgesi. Balıkesir kenti, Erdek ilçesinde, merkez bucağına bağlı bir yerleşim bölgesi. Bingöl kenti, merkez ilçesinde, merkez bucağına bağlı bir yer. Bingöl ili, Yayladere ilçesi, merkez bucağına bağlı bir yerleşim yeri. Düzce şehrinde, Akçakoca belediyesi, merkez bucağına bağlı bir yerleşim yeri. İstanbul ili, Beykoz ilçesinde, merkez bucağına bağlı bir yer. İzmir ili, Kiraz ilçesinde, merkez nahiyesine bağlı bir bölge. Kırşehir ilinde, merkez ilçesi, merkez bucağına bağlı bir yer. Sinop ilinde, Durağan ilçesi, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim yeri.

Ayranlı : Hakkâri ili, Şemdinli ilçesinde, merkez bucağına bağlı bir yerleşim bölgesi. Şanlıurfa ilinde, Şehitnusretbey bucağına bağlı bir yerleşim yeri. Tunceli şehrinde, Büyükyurt bucağına bağlı bir yer.

 

Salata : Genellikle bazı çiğ ot ve sebzelerle yapılan, yağ, limon vb. maddeler konulan, yemeklerle birlikte yenen yiyecek.

Yenile : Şimdi, pek az önce. Az önce, hemen, yeni. Başlama atışını türlü nedenlerle sayılmaz kılan ve atışın yenilenmesini bildiren hakem kararı. Yeni, henüz, yeniden, pek yeni.

Yemek : Yemek yeme, karın doyurma işi. Kandırmak. Isırmak. Gücünü kırmak, perişan etmek, mahvetmek. Ağızda çiğneyerek yutmak. Harcamak, tüketmek, bitirmek. Aşındırmak, kemirmek, oymak, delmek. Harcanmak, kullanılmak, sarf edilmek. Birine alacağını vermemek, ödememek. Batmak, çizmek, kaşındırmak, dalamak. Yenmek için pişirilip hazırlanmış yiyecek, aş, taam, ekmek. Günün belli saatlerinde yenilen besin. Yasal yoldan cezalandırılmak. Konuklara yiyecek verilerek yapılmış olan ağırlama. Hoşa gitmeyen kötü bir duruma uğramak, tutulmak. Başkasının parasını harcamak. Hakkı olmayan ve kendisine yasak edilmiş bulunan bir şeyi kabul etmek. Sürekli üzmek, tedirgin etmek.

Yenil : Hafif.

Tarla : Tarıma elverişli olan, sınırlı ve belirli toprak parçası. Deniz hayvanlarının çok olduğu yer.

Ayran : Süt veya yoğurt yayıkta çalkalanarak yağı alındıktan sonra kalan sulu bölüm. Yoğurdun sulandırılıp çalkalanmasıyla yapılmış olan içecek.

Bütün : Eksiksiz, tam. Bozuk olmayan (para). Birlik, tamlık. Parçalanmamış. Çok sayıdaki varlık ve nesnelerin hepsi.

Sebze : Genellikle pişirilerek yenen bitkiler veya bunların taneleri, göveri, göverti, sebzevat, zerzevat.

 

Hıyar : Kabakgillerden, uzun, iri meyveli, sürüngen, bir yıllık otsu bir bitki (Cucumis sativus). Bu bitkinin iri, yeşil ürünü, salatalık. Kaba saba, görgüsüz, budala. Bir şeyi seçmekte veya yapıp yapmamakta özgürlük.

Genel : Bir şeye veya bir kimseye özgü olmayıp onun bütün benzerlerini içine alan, umumi. Bir genelleme sonucunda elde edilen. Herkesin yararlanabileceği (yer, nesne). Yetkisi ve sorumluluğu çok olan. Ayrıntıları göz önüne alınmayarak bütünü bakımından ele alınan.

Salat : Namaz. Hz. Muhammed'in adı anıldığında saygı göstermek için okunan dua.

Gene : Yine.

Çaya : Bebek, çocuk.

Yeni : Kullanılmamış veya az kullanılmış olan, eski karşıtı. Tanınmayan, bilinmeyen. O güne kadar söylenmemiş, görülmemiş, gösterilmemiş, düşünülmemiş olan. Biraz önce, çok zaman geçmeden. Daha öncekilerden farklı olan. Eskisinin yerine gelen. En son edinilen. İşe henüz başlamış. Oluş veya çıkışından beri çok zaman geçmemiş olan.

Yapı : Barınmak veya başka amaçlarla kullanılmak için yapılmış her türlü mimarlık eseri, bina. Yapma, oluşturma, ortaya konulma, meydana getirme. Bütünün bir araya getirilişinde uyulan dizge, strüktür. Ögeleriyle somut bağımlılığı olan bütün. Parçaları ve ögeleri arasında yasaya uygunluk, durağan bağlar ve karşılıklı ilişkiler bulunan dizge veya bütün, strüktür. Yapılmakta olan konut, yol, köprü vb. inşaat, konstrüksiyon. Canlı bir varlığın ruh veya beden özelliklerinin tümü, bünye, strüktür. Bir hücrede, bir dokuda, karmaşık oluşumlu bir organizmada elemanların düzeni.

Yeme : Yemek işi. Yiyecek.

Diğer dillerde Cachevadisi virüsü enfeksiyonu anlamı nedir?

İngilizce'de Cachevadisi virüsü enfeksiyonu ne demek ? : cache valley virus infection